Merhaba hocam ; Ben madde bağımlısıydım ve 2019 da bıraktım sonra eşimle 2019 da tanıştık ilk bir yıl süperdi sonra yine düştüm o pisliğe ama herkesten sakladım eşime hep işe gidiyom dedim ama madde kullanmaya gittim para dısarda buluyordum hırszlık filan değil ondan bundan istiyodum eve bırakıyodum parayı birazda kendime ayırıyodum ama hep yalan söylüyordum öğrenmesini istemiyordum gidip gelmemezlik yapıyordum onu kapıda bekletiyodum hiç kötü davranmadım ona ama evlilikte yapılamaması gereken en kötü şeyi yaşattım 1 yıl boyunca 2 gün gelmiyordum sabah çıkıp gece gelıyodum telefonu kapatıyodum yani çok kötü şeyler yaşattıö hocam ona ve beni çok seven kadın ben düzeldikten sonra değişti yani şuan çalışıyorum mobilyalarımı aldım bir çocuğumuz var sağlıklı evime bakıyorum işten eve evden işe bir hayatım var onlar olmadan dısarı çıkmıyorum bişey kullanmıyorum ama şuan eşim bana hep hakaret ediyor herşeye sinirleniyor beni aşalıyor küfürlü konuşuyor böyle yapma dediğimde senin eser'in dıyor o yaptıklarımı söylüyor bana ama seviyorum diyor anlamıyorum ben düşünüyorum evet haklı adice şeyler yaptım ama beni affet dedim ve affetti ve şuan onlar için çabalıyorum bu kez o sapıttı evet beni bırakabılırdı ayrılabılırdı hatta yüzümü bile görmek istemeye bilirdi ama pişmanım ve ona diyorum ki beni aff ettiysen geçmişimi getirme nolur beraber ilerleyelim bu yolda yardımcı ol bana sadece saygını koru diyorum ama hep alttan almak zorundayım hep yalvarmak zorundayım o itiyor ben gidiyorum kendimi çok mahcup ve değersiz hissediyorum ona karşı sizce eşim haklı mı sizce beraber bu yolda mutlu olmaya mı çalışalım yoksa ayrılmak mı en iyisi yani onun için ben istemiyorum tabi ki ama ona karşı ne yapmalıyım ki bunlar çıksın hayatımızdan sizce hayatındaki en kötü şey ben miyim lütfen yardımcı olun iyi akşamlar
Uzmanın Cevabı: Merhaba sayın danışan hoşgeldiniz; yaşadığınız bu karmaşık ilişki döngüsü için üzgünüm; bağımlılık geçmişiniz ve düzelme çabanız takdire değer, ancak eşinizin tepkileriyle baş etmek sizi değersiz hissettiriyor gibi görünüyor. Kısa süreli dinamik psikoterapi (KSDP) perspektifinden bakarsak, eşinizin hakaretleri ve geçmişinizi yüzünüze vurması, altta yatan bastırılmış öfke, güven kırılması ve yaralanmışlık duygularının (örneğin, terk edilme veya aldatılma hissi) bir yansıması olabilir – bu, KSDP'de sıkça görülen bir savunma mekanizmasıdır. Sizin suçluluk duygunuz ise, sürekli alttan almanızı tetikliyor ve bu döngüyü sürdürüyor. Eşiniz kısmen haklı olabilir (geçmiş eylemlerinizin etkisi var), ama bu, sağlıklı bir ilişkiyi hakaretle sürdürmeyi haklı kılmaz; affetmek, geçmişi silmek değil, birlikte iyileşmek demektir.
Önerim: Ayrılık en iyisi mi diye sormuşsunuz – bu, sadece sizin kararınız, ama önce çift terapisi (KSDP odaklı) deneyin; bu, duygusal tıkanıklıkları hızlıca açığa çıkarıp iletişimi yeniden yapılandırabilir. Bireysel olarak da terapi alın, suçluluğunuzu işleyin. Evde küçük adım: Sakin bir anda eşinize "Bu hakaretler beni uzaklaştırıyor, lütfen birlikte terapiye gidelim" deyin. Kendinize sorun: "Bu değersizlik hissi, geçmişimden mi yoksa şu anki döngüden mi besleniyor?" Siz hayatındaki en kötü şey değilsiniz; değişim potansiyeliniz var. Profesyonel destek şart, yalnız değilsiniz.
Ayrıntılı bilgi ve psikoterapi desteği için sizi bekliyorum saygılarımla...
12 yıllık evliyim. Eşimi isteyerek evlendim. Fakat yıllar geçmesine rağmen bir türlü istenen sıcaklığı yakalamam mümkün olmadı. Eşim güzel, insani yönü çok iyi ve fikirsel olarak benzer bana. Fakat karı koca ilişkimizi bir türlü tutturamadık. Bazen kendi kendime bir kadından isteyeceğin her şey eşimde var ama ben neden bir türlü o sıcaklığı yakalamıyorum diye soruyorum ve cevap bulamıyorum. Sorunun benden kaynaklandığını düşünüyorum. Ayrılmak falan da istemiyorum. Çünkü bana, aileme, arkadaşlarıma karşı oldukça iyi davranıyor. Bana bu konuda yardımcı olabilir misiniz. ? Mesela bir türlü ona odaklanamıyorum, güzel bayanlar dikkatimi çekiyor. Yanlış anlamayın o bayanları arzulamıyorum gidip konuşamam bile ama böyle bir sorunum var. Neler önerirsiniz. Teşekkür ederim
Uzmanın Cevabı: Merhaba, her evliliğin/ilişkinin dinamiği farklıdır, kendine özgüdür. Bu dinamiği ise eşlerin birbirlerinden beklentileri, talepleri, duygu ve düşünceleri oluşturur. Sizin açınızdan baktığımızda evliliğinizi ve eşinizi mantığınız, düşünceleriniz çerçevesinde değerlendirdiğinizi anlamak mümkün. Bu noktada ilk sorumuz; evliliğinizden aldığınız mantıksal tatmini duygusal olarak alabiliyor musunuz? Sonrasında ise bu duygusal doyumu sağlayabilmeniz için neler gerekli? Beklentileriniz neler, gerçekçi mi? Eşiniz beklentilerinizi sizin istediğiniz gibi mi yoksa kendince mi karşılıyor? Bu soruların cevaplarını aramak çözüm yolundaki ilk adımlar olabilir. Ancak bulduğunuz cevaplara göre çözüm süreci sizi "eşinizle birlikte" çaba sarf etmeniz gereken bir noktaya getirirse Çift Terapisi almanızda fayda görüyorum. Sevgiler...
Bir kaç haftadır flört aşamasında olduğum biri var. Yüzyüze görüşüyoruz ve baya sevgili gibiyiz hiçbir eksik yok . İkimizde çok heyecanlıyız çok mutluyuz çok keyif alıyoruz birlikte vakit geçirmekten. Telefon üzerinden de flörtöz şekilde konuşuyoruz. Ama daha birbirimize "aşkım" gibi kelimeler kullanmadık hiç. Ve sevgiliyiz biz demedik daha. Partnerim akışına bırakalım her şey şu an iyi gidiyor diyor. Fakat ben akıştan korkuyorum keyif alıyorum ama madem birşeyler hissediyoruz neden sevgiliyiz diyemiyor diye düşünüyorum ne yapmam gerek karşı tarafı bunaltmak da istemiyorum. Geçmiş de ben aldatıldım bir ilişkimde ve ister istemez güven ve kaybetme problemim var o da son ilişki de çok fedakarlık yapmış ve kazık yemiş gibi bir şey o da bağlanmaktan korkuyordu .
Uzmanın Cevabı: Merhaba Esma. Hissetiğin duygu çok anlaşılır. Güven duygusu zamanla kurulur, kelimelerden çok davranışlara bak. Eğer seni gerçekten önemseyen, yanında olan birini görüyorsan “sevgiliyiz” kelimesi er ya da geç kendiliğinden gelir. Onu sıkıştırmadan, ama duygunu saklamadan paylaş. Mesela şöyle bir cümle olabilir:
“Ben seninle çok mutluyum, birlikte vakit geçirmek bana çok iyi geliyor. Bazen kendimi ‘biz neyiz’ diye düşünürken buluyorum ama aceleyle değil, birbirimizi daha iyi tanıyarak ilerlemek isterim. Bunu seninle paylaşmak istedim.” Güven ve kaybetme sorunların içinse profesyonel destek almanı öneririm. Sevgiler ..
Bir kaç haftadır flört aşamasında olduğum biri var. Yüzyüze görüşüyoruz ve baya sevgili gibiyiz hiçbir eksik yok . İkimizde çok heyecanlıyız çok mutluyuz çok keyif alıyoruz birlikte vakit geçirmekten. Telefon üzerinden de flörtöz şekilde konuşuyoruz. Ama daha birbirimize "aşkım" gibi kelimeler kullanmadık hiç. Ve sevgiliyiz biz demedik daha. Partnerim akışına bırakalım her şey şu an iyi gidiyor diyor. Fakat ben akıştan korkuyorum keyif alıyorum ama madem birşeyler hissediyoruz neden sevgiliyiz diyemiyor diye düşünüyorum ne yapmam gerek karşı tarafı bunaltmak da istemiyorum.
Uzmanın Cevabı: Merhaba, şuan zamana ve akışa bırakmak daha sağlıklı olacaktır..ilişkinin flört aşamasında çok hızlı bazı sıfatları kullanmak cok tavsiye ettiğimiz bir durum değildir. Zamanla, birbirinizi taniyarak ve içinizden gelerek ağzımızdan dökülen kelimeler çok daha sağlıklı olacaktır ilişkinin geleceği için. Sevgiler
Merhaba hocam,
Biyolojik olarak erkek olarak doğdum ama kendimi erkek gibi hissetmiyorum. Bu durumu küçük yaştan beri içimde taşıyorum, 14 yaşında fark ettim ama kabul etmek çok zordu. Uzun süre kendimi kandırdım, “Belki kafamda kuruyorum” dedim, kendimle savaş verdim. 16 yaşında ise artık bunun bende farklı bir şey olduğunu anladım ama yine kabul etmekte zorlandım.
18 yaşında ise artık içimdeki bu uyumsuzluğu kabul ettim. Saçımı katlı kestirmek, tırnaklarımı uzatmak gibi feminen özellikler edindikçe içimde bir mutluluk hissediyorum, sanki gerçek ben buymuşum gibi.
Ama bu durumu kimseyle paylaşamıyorum, özellikle aileme söylemekten korkuyorum çünkü büyük bir kaos çıkaracağını düşünüyorum. İçimdeki bu sıkışmışlık, yalnızlık ve korku beni çok yoruyor. Kendimi ifade etmek, rahatlamak için bir yol arıyorum ama ne yapacağımı bilemiyorum.
Bana yol göstermenizi ve destek olmanızı çok isterim.
Uzmanın Cevabı: Merhaba,
Uzun süredir kendinizi yalnız ve sıkışmış hissettiğinizi paylaşıyorsunuz. Bu süreçte yaşadığınız duyguların anlaşılması ve güvenli bir ortamda ifade edilmesi çok önemli. Bir terapide, sizi yargılamadan dinleyecek, duygularınızı anlamanıza ve bu yolda ilerlemenize destek olacak bir alan bulabilirsiniz. İsterseniz, bu konuları birlikte ele alabileceğimiz bir seans planlayabiliriz. Bu konuda destek almak, kendinizi fark etmek ve ifade etme çalışmaları size iyi gelecektir.
Öncelikle merhaba hocamm, Henüz 12 yaşındayım, 2013 yılında doğdum ve yaşadıklarım bana biraz ağır geliyor, sizin profilinize baktım, çok kafa dengi ve anlayışlı birine benziyordunuz^^ Bende size danışmak istedim. Benim hayatımda en çok zorlandığım şey, ailemden özellikle babamdan gördüğüm davranışlar oldu. Kendimi bildim bileli babamın beni aşağılamaları, küçümsemeleriyle karşılaştım. “Senden bir bok olmaz” gibi sözler duymak, insanın özgüvenini yerle bir ediyor. En kötü olanı ise bu sözlerin aile içinde, herkesin önünde söylenmesi. Annemin sessiz kalması, kardeşimin de bu duruma aldırmaz gibi davranması beni daha da yalnız hissettiriyor.
Kardeşimle aram çok karışık. Bir yandan ikimiz aynı ortamdayız, aynı arkadaş grubundayız ama sanki düşman gibiyiz. Bana sürekli laf sokuyor, yeteneklerimi küçümsüyor. Mesela dans etmeyi çok severdim ama onun aşağılamaları yüzünden dans etmeye utandım. Sesimle ilgili herkesin iyi olduğunu söylese de, kardeşim beni şarkı söylemekten vazgeçirmeye çalışıyor, kendini övüyor. Bu rekabet ortamı beni çok yıpratıyor.
Evde kendimi ifade etmeye çalıştığımda sesim duyulmuyor, sözümü kesiliyor ve aşağılanıyorum. Kardeşim bile bazen araya girip beni susturuyor, ama arkadaşlarım benim yanımda duruyor ve destek oluyorlar. Onların desteği beni ayakta tutuyor. Babam çok ayrı. Zaten ikimiz arasında ayrımcılık yapıyor, kendimi bildim bileli bunun farkındayım. Eline geçen her fırsatta beni aşağılıyor, senden bir bok olmaz. Vb şeyler söylüyor. Geçen arabadaydık kardeşimde ona kafa tutmasına rağmen en fazla kardeşimin sesinin çıkmasına rağmen kardeşime dedi ki; annelerin bedduası tutmaz ama babaların tutar, bende bu aptala elime geçen her fırsatta beddua ediyorum. Biz ölüp gideceğiz ama bu salak kardeşin bir gün sana benim iki yakam niye bir araya gelmiyor derse, ona babam sana cok beddua etti dersin. Dedi. Ve bunların hepsini annem kardeşim ben ve baba denilemeyecek aşağılık hepimiz birlikteyken söyledi. Yüzüme söyledi yani direkt, annem sesini çıkarmadı. Kardeşim tatmin olmuştur zaten.
Uzmanın Cevabı: Merhaba,
Yazdıklarını dikkatle okudum. Hissettiklerinin her biri çok anlaşılır
Evin içerisinde kardeşinin rekabetçi tutumları, babanın eleştirel tavrı ve annenin sessizliğiyle sanki sesin duyulmuyor, anlaşılmıyorsun ve görülmüyorsun gibi hissettiğinden bahsetmişsin. Öncelikle bunları yaşadığın ve bu durumla tek başına mücadele etmek zorunda kaldığın için üzgünüm. Kimse böyle erken bir yaşta eleştirel tutumlarla karşılaşmayı ve böyle zorlayıcı duygularla baş etmeyi hak etmez. Tüm bunlar senin için gerçekten çok yorucu olmalı.
Özellikle bahsettiğin babandan gelen aşağılayıcı sözler, küçümseyici tutumlar kendilik algını doğrudan etkileyebilir. Bu tür ifadeler hepe de diğer insanların yanında, kişinin kendine olan güvenini zedeler ve “ben yeterli miyim, değerli miyim?” gibi temel soruları sık sık sorgulamasına neden olabilir. Ayrıca kardeşinin rekabetçi tavırlarıyla sanki girmek istemediğin bir yarışa çekiliyosun ve ihtiyacını hissettiğin aile içi desteği kardeşinden de alamıyosun. Bu da seni daha da yalnız hissettiriyor olmalı.
Bu noktada önemli olan şu, ne kadar bu yaşlar böyle eleştirel tutumları içselleştirmeye çok açık olduğumuz zamanlar olsa da kendine sana söylenenlerin senin gerçekliğin olmadığını, bu tür davranışların karşı tarafın baş edemediği duyguların dışa vurumu olabileceğini ve bunun seni değersiz yapmayacağını hatırlatmanı isterim. Bu sözlerden çok daha fazlasısın ve sadece kendin olduğun için değerlisin.
Bununla birlikte, etrafında destek mekanızmaları olması çok değerli. Arkadaş çevrende destek görebilmen önemli bir koruyucu faktör. Destekleyici ilişkiler, yaşadığın duygusal yükün bir kısmını taşımanda yardımcı olabilir. Ayrıca dans etmekten ve şarkı söylemekten keyif aldığını belirtmişsin. Bu tür kendini ifade etme yolları, senin için hem keyifli hem de duygusal olarak rahatlatıcı olabilir. Eleştirilmek ya da küçümsenmek, bu alanlardan uzaklaşmana neden olmuş gibi görünüyor. Ama bu yeteneklerinin senin kimliğinin bir parçası olduğunu unutma lütfen. Başkalarının tavırları, bu ilgilerden vazgeçmeni gerektirmez.
Bu süreçte sana yardımcı olabilecek birkaç şey olabilir:
• Günlük tutmak ya da duygularını yazılı olarak ifade etmek, iç dünyanı düzenlemene yardımcı olabilir.
• Kendine düzenli olarak “Bugün neler hissettim?”, “Benim için zor olan neydi?” gibi sorular sormayı deneyebilirsin.
• Okulda bir PDR öğretmeni ya da güvendiğin bir yetişkinle konuşmak, bu duyguların yükünü paylaşmana yardımcı olabilir.
• Mümkünse ve istersen bir terapist ile görüşmek, yaşadıklarının etkilerini anlamlandırmak ve kendini daha güvende hissetmek açısından çok faydalı olabilir. Bu gorüşmelerde senin de izin verdiğin kadarında terapist ailenle de ebeveyn görüşmeleri yapabilir ve aile içi tutumlarının senin üzerindeki etkilerini onlara anlatmaya ve bu tutumların nasıl değişebileceğini ve nasıl ortak, sağlıklı iletişim biçimleri kurulabileceğini belirleyebilirsiniz.
Son olarak, yaşadıkların karşısında hissettiklerin çok anlaşılır. Bu duygularınla baş etmeye çalışıyor olman, senin ne kadar farkında ve dayanıklı biri olduğunu gösteriyor. Ama unutma, bu yükü yalnız taşımak zorunda değilsin.
Görüşmek istersen tekrar yazabilirsin. Ben buradayım. :)
Merhaba hocam, benim hayatta bir tek annem var hiçbir akrabamızla görüşmüyoruz birde 5 yıllık sevgilim var 23 yaşındayım. Anneme ilişkimden bahsedemiyorum çünkü annem babamdan çok çektiği için yıllarca erkeklere biraz düşman, beni korumak için böyle şeylere karşı çıkıyor sevgilim olmasını bile istemiyor. Ama benim 5 yıllık ilişkim ve 2 yıl sonra üniversiteden mezun olacağım, anneme söylediğimde evlenecek olduğumda annemi yalnız bırakacağımı düşündükçe ağlamadan duramıyorum 1 yıldır bu düşünce beni mahvetti kilo verdim çok kaygılanıyorum neredeyse 2 günde bir geceleri ne yapacağımı düşünüp ağlıyorum annemi çok seviyorum evlenip annemi yalnız bırakmak bana çok acımasızca geliyor. Lütfen yardım edin bu düşüncelerden kurtulabilir miyim
Uzmanın Cevabı: Merhaba sayın danışan hoşgeldiniz;
Yaşadığın bu duygusal çatışma oldukça karmaşık ve yoğun bir süreç. Öncelikle, hissettiklerinin çok doğal olduğunu ve bu tür duyguların birçok insanda farklı şekillerde ortaya çıkabileceğini söylemek isterim. Annene olan derin sevgin, ona duyduğun sorumluluk hissin ve aynı zamanda kendi hayatını kurma arzun arasında sıkışmış gibi hissediyorsun.
Öncelikle, yaşadığın kaygı, suçluluk ve üzüntü gibi duyguların çok gerçek ve anlamlı olduğunu kabul et. Bu duygular, annene olan bağlılığının ve sevginin bir yansıması. Kendine bu duyguları hissettiğin için kızmak yerine, bunları anlamaya çalış. Ağladığın gecelerde kendine şu soruları sorabilirsin:
"Bu duygular bana ne anlatmaya çalışıyor?"
"Annemin yalnız kalacağından korkuyorum, ama bu korkumun altında yatan asıl düşünce nedir?" Bu sorular, duygularını anlamlandırmana ve onları birer yük olmaktan çıkarmaya yardımcı olabilir.
_Ayrica ;Annenin yalnız kalacağı düşüncesi, seni suçluluk duygusuna sürüklüyor. Bu duygu, genellikle ebeveyn-çocuk ilişkilerinde sıkça görülen bir durumdur, özellikle de senin durumunda olduğu gibi tek ebeveynli bir ailede. Ancak, şunu unutma: Annenin mutluluğu ve yalnızlığı tamamen senin sorumluluğun değil. Annen kendi hayatında anlam bulabilir ve senin kendi aileni kurman, onun hayatını tamamen yalnızlaştırmak zorunda değil.
_Bu kadar yoğun duygularla başa çıkmak zor olabilir ve bir süre sonra tükenmişlik hissi yaratabilir. Bir psikolog veya psikoterapist, bu duygusal çatışmayı daha derinlemesine anlamana ve başa çıkma stratejileri geliştirmene yardımcı olabilir. Özellikle bütüncül psikoterapi yaklaşımı ve veya şema terapi gibi yöntemler, suçluluk hissi ve kaygı gibi duygularla çalışmak için oldukça etkilidir.
Şu an hissettiklerin, harekete geçmekten korktuğun için daha da yoğunlaşmış olabilir. Küçük bir adımla başlamak, seni bu döngüden çıkarabilir
_Annenle sağlıklı bir bağ kurarak ve kendi hayatını inşa ederek, hem onun hem de kendi mutluluğunu destekleyebilirsin. Bu süreçte kendine sabırlı ol ve küçük adımlarla ilerle. Eğer bu duygular seni çok bunaltıyorsa, bir uzmandan destek almayı mutlaka düşün. Senin bu kadar derin hissetmen, ne kadar güzel bir kalbin olduğunu gösteriyor. Kendine iyi bak ve bu süreçte yalnız olmadığını unutma.
Eğer başka bir konuda konuşmak istersen veya daha fazla destek ihtiyacın olursa, buradayim.
Saygılarımla...
Merhaba hocam, benim 4 yıllık bir ilişkim var. İlişkimiz var ancak ilişki içindeyken yaşanan tartışmalar, anlaşmazlıklar sebebiyle gitmeyi çok düşündüm. Ama her düşündüğümde kalbim sıkıştı. Korkuyorum...
Yalnız kalmaktan mı, alışkanlıklardan mı onu tam ben de bilmiyorum. Bazen onsuz bir hayatı hayal ediyorum, bazen de o hayalin içine bile giremiyorum. Bu durumda olduğum için kendime kızıyorum. Neden bu kadar zor?
Böyle devam edemem ama nereden başlayacağımı da bilmiyorum...
Sizin öneriniz nedir acaba?
Uzmanın Cevabı: Merhaba, bu duygular içinde kalmak gerçekten çok yorucu olabilir... Ne yapacağını bilememek de çok normal. Bu tür durumlar, daha derinlemesine bakılması gereken konular olabilir. İsterseniz birlikte bir seans yapalım ve bu süreci sizin için biraz daha anlaşılır ve hafif hale getirelim.
Çok yoğun kaygılarım var geleceği düşünmeden edemiyorum karamsarım geçmişteki kötü şeylere takılı kalıyorum bunu nasıl aşabilirim
Uzmanın Cevabı: Merhaba, kaygı genellikle belirsizlikten kaynaklanır ve yaşamımızda belli bir ölçüde kaygılanmamız çok normaldir. Yaşadığınız yoğun kaygı günlük yaşamınızı nasıl etkiliyor? İşlevselliğinizi bozuyor mu? Gelecek kelimesi sizin için ne ifade ediyor? Belirsizlik mi? Yalnız kalma korkusu mu? Geçmişte yaşadıklarınız size ne anlam ifade ediyor? Nasıl hissettiriyor? Bugününüzü nasıl etkiliyor? Öncelikle bu sorulara yanıt bulmalıyız. Bilişsel terapi kaygı ve depresyon durumlarında önemli rol oynayan düşüncelerimizi, inançlarımızı ve davranışlarımızı nasıl değiştirebileceğimiz konusunda etkili bir tedavi yöntemidir. Bu probleminizi beraber aşmamızı isterseniz randevu oluşturabilirsiniz. Sevgiler,
Merhabalar. Yaklaşık 3 yıldır günlük herhangi bir iş yaparken, bir şeyler izlerken kısacası her anımda dişlerimi sıktığımı fark ettim. Artık çene kaslarım zayıfladı ve yemek yerken zorlanmaya başladım. Bu durum için ne yapabilirim? Önerileriniz nelerdir? Şimdiden teşekkürler. İyi çalışmalar.
Uzmanın Cevabı: Merhabalar, öncelikle bilmenizi isterim ki, yalnız değilsiniz ve bu durum çözümsüz değil. Diş sıkma çoğu zaman farkında olmadan yapılan hem fiziksel hem de psikolojik kökenleri olabilen bir davranıştır. Özellikle stres, kaygı, bastırılmış duygular ya da zihinsel meşguliyet bu tür kas gerginliklerine yol açabilir. Günlük yaşantının temposu içinde farkında olmadan bu alışkanlığı sürdürebilmek çok yaygındır.
Bilişsel davranışçı terapi yaklaşımı, stres yönetimi, farkındalık geliştirme çalışmaları için online terapi randevusu oluşturabilirsiniz.
Bu sayfadaki sorular, danışanların Psikolog Merkezi'ndeki uzmanlara sorduğu ve yayımlanmasına hem danışanın hem uzmanın izin verdiği sorulardır. Siz de randevu almadan, ücret ödemeden bir uzmana yazabilirsiniz; ücretsiz psikolog desteği almanın en kolay ilk adımı çoğu kişi için budur.
Ücretsiz soru sormak nasıl işler?
Online psikolog arayışında ilk adım uzmanı seçmektir. Sorunuz bir havuza düşmez; profilleri okuyup yaklaşımını uygun bulduğunuz uzmana doğrudan yazarsınız. Uzman cevapladığında bildirim alırsınız ve aynı başlık altında en fazla 5 mesaj boyunca karşılıklı yazışabilirsiniz.
Sorunuz yayımlanır mı?
Sorunuzu yalnızca yazdığınız uzmana özel tutabilir ya da aynı durumu yaşayanlara faydası olsun diye yayımlanmasına izin verebilirsiniz. İzniniz tek başına yeterli değildir: yayımlanması için uzmanın da onay vermesi gerekir. İkisi birden olmadıkça soru ve cevap bu listede görünmez.
Uzman seçiminden cevabın gelmesine kadar akışın tamamını adım adım görmek isterseniz Nasıl Soru Sorabilirim? sayfasını ziyaret edebilirsiniz.