İçeriğe geç
  1. Soru Sor

4356 sonuç gösteriliyor.

Flört dönemi

Esmakoran

Bir kaç haftadır flört aşamasında olduğum biri var. Yüzyüze görüşüyoruz ve baya sevgili gibiyiz hiçbir eksik yok . İkimizde çok heyecanlıyız çok mutluyuz çok keyif alıyoruz birlikte vakit geçirmekten. Telefon üzerinden de flörtöz şekilde konuşuyoruz. Ama daha birbirimize "aşkım" gibi kelimeler kullanmadık hiç. Ve sevgiliyiz biz demedik daha. Partnerim akışına bırakalım her şey şu an iyi gidiyor diyor. Fakat ben akıştan korkuyorum keyif alıyorum ama madem birşeyler hissediyoruz neden sevgiliyiz diyemiyor diye düşünüyorum ne yapmam gerek karşı tarafı bunaltmak da istemiyorum. Geçmiş de ben aldatıldım bir ilişkimde ve ister istemez güven ve kaybetme problemim var o da son ilişki de çok fedakarlık yapmış ve kazık yemiş gibi bir şey o da bağlanmaktan korkuyordu .

Uzmanın Cevabı: Merhaba Esma. Hissetiğin duygu çok anlaşılır. Güven duygusu zamanla kurulur, kelimelerden çok davranışlara bak. Eğer seni gerçekten önemseyen, yanında olan birini görüyorsan “sevgiliyiz” kelimesi er ya da geç kendiliğinden gelir. Onu sıkıştırmadan, ama duygunu saklamadan paylaş. Mesela şöyle bir cümle olabilir: “Ben seninle çok mutluyum, birlikte vakit geçirmek bana çok iyi geliyor. Bazen kendimi ‘biz neyiz’ diye düşünürken buluyorum ama aceleyle değil, birbirimizi daha iyi tanıyarak ilerlemek isterim. Bunu seninle paylaşmak istedim.” Güven ve kaybetme sorunların içinse profesyonel destek almanı öneririm. Sevgiler ..

Detayları Gör

İlişkiyi akışa bırakmak

Esmakoran

Bir kaç haftadır flört aşamasında olduğum biri var. Yüzyüze görüşüyoruz ve baya sevgili gibiyiz hiçbir eksik yok . İkimizde çok heyecanlıyız çok mutluyuz çok keyif alıyoruz birlikte vakit geçirmekten. Telefon üzerinden de flörtöz şekilde konuşuyoruz. Ama daha birbirimize "aşkım" gibi kelimeler kullanmadık hiç. Ve sevgiliyiz biz demedik daha. Partnerim akışına bırakalım her şey şu an iyi gidiyor diyor. Fakat ben akıştan korkuyorum keyif alıyorum ama madem birşeyler hissediyoruz neden sevgiliyiz diyemiyor diye düşünüyorum ne yapmam gerek karşı tarafı bunaltmak da istemiyorum.

Uzmanın Cevabı: Merhaba, şuan zamana ve akışa bırakmak daha sağlıklı olacaktır..ilişkinin flört aşamasında çok hızlı bazı sıfatları kullanmak cok tavsiye ettiğimiz bir durum değildir. Zamanla, birbirinizi taniyarak ve içinizden gelerek ağzımızdan dökülen kelimeler çok daha sağlıklı olacaktır ilişkinin geleceği için. Sevgiler

Detayları Gör

Cinsiyetimle İlgili Sorun

A... Ö...

Merhaba hocam, Biyolojik olarak erkek olarak doğdum ama kendimi erkek gibi hissetmiyorum. Bu durumu küçük yaştan beri içimde taşıyorum, 14 yaşında fark ettim ama kabul etmek çok zordu. Uzun süre kendimi kandırdım, “Belki kafamda kuruyorum” dedim, kendimle savaş verdim. 16 yaşında ise artık bunun bende farklı bir şey olduğunu anladım ama yine kabul etmekte zorlandım. 18 yaşında ise artık içimdeki bu uyumsuzluğu kabul ettim. Saçımı katlı kestirmek, tırnaklarımı uzatmak gibi feminen özellikler edindikçe içimde bir mutluluk hissediyorum, sanki gerçek ben buymuşum gibi. Ama bu durumu kimseyle paylaşamıyorum, özellikle aileme söylemekten korkuyorum çünkü büyük bir kaos çıkaracağını düşünüyorum. İçimdeki bu sıkışmışlık, yalnızlık ve korku beni çok yoruyor. Kendimi ifade etmek, rahatlamak için bir yol arıyorum ama ne yapacağımı bilemiyorum. Bana yol göstermenizi ve destek olmanızı çok isterim.

Uzmanın Cevabı: Merhaba, Uzun süredir kendinizi yalnız ve sıkışmış hissettiğinizi paylaşıyorsunuz. Bu süreçte yaşadığınız duyguların anlaşılması ve güvenli bir ortamda ifade edilmesi çok önemli. Bir terapide, sizi yargılamadan dinleyecek, duygularınızı anlamanıza ve bu yolda ilerlemenize destek olacak bir alan bulabilirsiniz. İsterseniz, bu konuları birlikte ele alabileceğimiz bir seans planlayabiliriz. Bu konuda destek almak, kendinizi fark etmek ve ifade etme çalışmaları size iyi gelecektir.

Detayları Gör

Ailem beni sevmiyor

Melissy

Öncelikle merhaba hocamm, Henüz 12 yaşındayım, 2013 yılında doğdum ve yaşadıklarım bana biraz ağır geliyor, sizin profilinize baktım, çok kafa dengi ve anlayışlı birine benziyordunuz^^ Bende size danışmak istedim. Benim hayatımda en çok zorlandığım şey, ailemden özellikle babamdan gördüğüm davranışlar oldu. Kendimi bildim bileli babamın beni aşağılamaları, küçümsemeleriyle karşılaştım. “Senden bir bok olmaz” gibi sözler duymak, insanın özgüvenini yerle bir ediyor. En kötü olanı ise bu sözlerin aile içinde, herkesin önünde söylenmesi. Annemin sessiz kalması, kardeşimin de bu duruma aldırmaz gibi davranması beni daha da yalnız hissettiriyor. Kardeşimle aram çok karışık. Bir yandan ikimiz aynı ortamdayız, aynı arkadaş grubundayız ama sanki düşman gibiyiz. Bana sürekli laf sokuyor, yeteneklerimi küçümsüyor. Mesela dans etmeyi çok severdim ama onun aşağılamaları yüzünden dans etmeye utandım. Sesimle ilgili herkesin iyi olduğunu söylese de, kardeşim beni şarkı söylemekten vazgeçirmeye çalışıyor, kendini övüyor. Bu rekabet ortamı beni çok yıpratıyor. Evde kendimi ifade etmeye çalıştığımda sesim duyulmuyor, sözümü kesiliyor ve aşağılanıyorum. Kardeşim bile bazen araya girip beni susturuyor, ama arkadaşlarım benim yanımda duruyor ve destek oluyorlar. Onların desteği beni ayakta tutuyor. Babam çok ayrı. Zaten ikimiz arasında ayrımcılık yapıyor, kendimi bildim bileli bunun farkındayım. Eline geçen her fırsatta beni aşağılıyor, senden bir bok olmaz. Vb şeyler söylüyor. Geçen arabadaydık kardeşimde ona kafa tutmasına rağmen en fazla kardeşimin sesinin çıkmasına rağmen kardeşime dedi ki; annelerin bedduası tutmaz ama babaların tutar, bende bu aptala elime geçen her fırsatta beddua ediyorum. Biz ölüp gideceğiz ama bu salak kardeşin bir gün sana benim iki yakam niye bir araya gelmiyor derse, ona babam sana cok beddua etti dersin. Dedi. Ve bunların hepsini annem kardeşim ben ve baba denilemeyecek aşağılık hepimiz birlikteyken söyledi. Yüzüme söyledi yani direkt, annem sesini çıkarmadı. Kardeşim tatmin olmuştur zaten.

Uzmanın Cevabı: Merhaba, Yazdıklarını dikkatle okudum. Hissettiklerinin her biri çok anlaşılır  Evin içerisinde kardeşinin rekabetçi tutumları, babanın eleştirel tavrı ve annenin sessizliğiyle sanki sesin duyulmuyor, anlaşılmıyorsun ve görülmüyorsun gibi hissettiğinden bahsetmişsin. Öncelikle bunları yaşadığın ve bu durumla tek başına mücadele etmek zorunda kaldığın için üzgünüm. Kimse böyle erken bir yaşta eleştirel tutumlarla karşılaşmayı  ve böyle zorlayıcı duygularla baş etmeyi hak etmez. Tüm bunlar senin için gerçekten çok yorucu olmalı.  Özellikle bahsettiğin babandan gelen aşağılayıcı sözler, küçümseyici tutumlar kendilik algını doğrudan etkileyebilir. Bu tür ifadeler hepe de diğer insanların yanında, kişinin kendine olan güvenini zedeler ve “ben yeterli miyim, değerli miyim?” gibi temel soruları sık sık sorgulamasına neden olabilir. Ayrıca kardeşinin rekabetçi tavırlarıyla sanki girmek istemediğin bir yarışa çekiliyosun ve ihtiyacını hissettiğin aile içi desteği kardeşinden de alamıyosun. Bu da seni daha da yalnız hissettiriyor olmalı. Bu noktada önemli olan şu, ne kadar bu yaşlar böyle eleştirel tutumları içselleştirmeye çok açık olduğumuz zamanlar olsa da kendine sana söylenenlerin senin gerçekliğin olmadığını, bu tür davranışların karşı tarafın baş edemediği duyguların dışa vurumu olabileceğini ve bunun seni değersiz yapmayacağını hatırlatmanı isterim. Bu sözlerden çok daha fazlasısın ve sadece kendin olduğun için değerlisin. Bununla birlikte, etrafında destek mekanızmaları olması çok değerli. Arkadaş çevrende destek görebilmen önemli bir koruyucu faktör. Destekleyici ilişkiler, yaşadığın duygusal yükün bir kısmını taşımanda yardımcı olabilir. Ayrıca dans etmekten ve şarkı söylemekten keyif aldığını belirtmişsin. Bu tür kendini ifade etme yolları, senin için hem keyifli hem de duygusal olarak rahatlatıcı olabilir. Eleştirilmek ya da küçümsenmek, bu alanlardan uzaklaşmana neden olmuş gibi görünüyor. Ama bu yeteneklerinin senin kimliğinin bir parçası olduğunu unutma lütfen. Başkalarının tavırları, bu ilgilerden vazgeçmeni gerektirmez.  Bu süreçte sana yardımcı olabilecek birkaç şey olabilir: • Günlük tutmak ya da duygularını yazılı olarak ifade etmek, iç dünyanı düzenlemene yardımcı olabilir. • Kendine düzenli olarak “Bugün neler hissettim?”, “Benim için zor olan neydi?” gibi sorular sormayı deneyebilirsin. • Okulda bir PDR öğretmeni ya da güvendiğin bir yetişkinle konuşmak, bu duyguların yükünü paylaşmana yardımcı olabilir. • Mümkünse ve istersen bir terapist ile görüşmek, yaşadıklarının etkilerini anlamlandırmak ve kendini daha güvende hissetmek açısından çok faydalı olabilir. Bu gorüşmelerde senin de izin verdiğin kadarında terapist ailenle de ebeveyn görüşmeleri yapabilir ve aile içi tutumlarının senin üzerindeki etkilerini onlara anlatmaya ve bu tutumların nasıl değişebileceğini ve nasıl ortak, sağlıklı iletişim biçimleri kurulabileceğini belirleyebilirsiniz. Son olarak, yaşadıkların karşısında hissettiklerin çok anlaşılır. Bu duygularınla baş etmeye çalışıyor olman, senin ne kadar farkında ve dayanıklı biri olduğunu gösteriyor. Ama unutma, bu yükü yalnız taşımak zorunda değilsin. Görüşmek istersen tekrar yazabilirsin. Ben buradayım. :)

Detayları Gör

Kaygı

Gizem

Merhaba hocam, benim hayatta bir tek annem var hiçbir akrabamızla görüşmüyoruz birde 5 yıllık sevgilim var 23 yaşındayım. Anneme ilişkimden bahsedemiyorum çünkü annem babamdan çok çektiği için yıllarca erkeklere biraz düşman, beni korumak için böyle şeylere karşı çıkıyor sevgilim olmasını bile istemiyor. Ama benim 5 yıllık ilişkim ve 2 yıl sonra üniversiteden mezun olacağım, anneme söylediğimde evlenecek olduğumda annemi yalnız bırakacağımı düşündükçe ağlamadan duramıyorum 1 yıldır bu düşünce beni mahvetti kilo verdim çok kaygılanıyorum neredeyse 2 günde bir geceleri ne yapacağımı düşünüp ağlıyorum annemi çok seviyorum evlenip annemi yalnız bırakmak bana çok acımasızca geliyor. Lütfen yardım edin bu düşüncelerden kurtulabilir miyim

Uzmanın Cevabı: Merhaba sayın danışan hoşgeldiniz; Yaşadığın bu duygusal çatışma oldukça karmaşık ve yoğun bir süreç. Öncelikle, hissettiklerinin çok doğal olduğunu ve bu tür duyguların birçok insanda farklı şekillerde ortaya çıkabileceğini söylemek isterim. Annene olan derin sevgin, ona duyduğun sorumluluk hissin ve aynı zamanda kendi hayatını kurma arzun arasında sıkışmış gibi hissediyorsun. Öncelikle, yaşadığın kaygı, suçluluk ve üzüntü gibi duyguların çok gerçek ve anlamlı olduğunu kabul et. Bu duygular, annene olan bağlılığının ve sevginin bir yansıması. Kendine bu duyguları hissettiğin için kızmak yerine, bunları anlamaya çalış. Ağladığın gecelerde kendine şu soruları sorabilirsin: "Bu duygular bana ne anlatmaya çalışıyor?" "Annemin yalnız kalacağından korkuyorum, ama bu korkumun altında yatan asıl düşünce nedir?" Bu sorular, duygularını anlamlandırmana ve onları birer yük olmaktan çıkarmaya yardımcı olabilir. _Ayrica ;Annenin yalnız kalacağı düşüncesi, seni suçluluk duygusuna sürüklüyor. Bu duygu, genellikle ebeveyn-çocuk ilişkilerinde sıkça görülen bir durumdur, özellikle de senin durumunda olduğu gibi tek ebeveynli bir ailede. Ancak, şunu unutma: Annenin mutluluğu ve yalnızlığı tamamen senin sorumluluğun değil. Annen kendi hayatında anlam bulabilir ve senin kendi aileni kurman, onun hayatını tamamen yalnızlaştırmak zorunda değil. _Bu kadar yoğun duygularla başa çıkmak zor olabilir ve bir süre sonra tükenmişlik hissi yaratabilir. Bir psikolog veya psikoterapist, bu duygusal çatışmayı daha derinlemesine anlamana ve başa çıkma stratejileri geliştirmene yardımcı olabilir. Özellikle bütüncül psikoterapi yaklaşımı ve veya şema terapi gibi yöntemler, suçluluk hissi ve kaygı gibi duygularla çalışmak için oldukça etkilidir. Şu an hissettiklerin, harekete geçmekten korktuğun için daha da yoğunlaşmış olabilir. Küçük bir adımla başlamak, seni bu döngüden çıkarabilir _Annenle sağlıklı bir bağ kurarak ve kendi hayatını inşa ederek, hem onun hem de kendi mutluluğunu destekleyebilirsin. Bu süreçte kendine sabırlı ol ve küçük adımlarla ilerle. Eğer bu duygular seni çok bunaltıyorsa, bir uzmandan destek almayı mutlaka düşün. Senin bu kadar derin hissetmen, ne kadar güzel bir kalbin olduğunu gösteriyor. Kendine iyi bak ve bu süreçte yalnız olmadığını unutma. Eğer başka bir konuda konuşmak istersen veya daha fazla destek ihtiyacın olursa, buradayim. Saygılarımla...

Detayları Gör

Ayrılmak istiyorum ama

Mrc

Merhaba hocam, benim 4 yıllık bir ilişkim var. İlişkimiz var ancak ilişki içindeyken yaşanan tartışmalar, anlaşmazlıklar sebebiyle gitmeyi çok düşündüm. Ama her düşündüğümde kalbim sıkıştı. Korkuyorum... Yalnız kalmaktan mı, alışkanlıklardan mı onu tam ben de bilmiyorum. Bazen onsuz bir hayatı hayal ediyorum, bazen de o hayalin içine bile giremiyorum. Bu durumda olduğum için kendime kızıyorum. Neden bu kadar zor? Böyle devam edemem ama nereden başlayacağımı da bilmiyorum... Sizin öneriniz nedir acaba?

Uzmanın Cevabı: Merhaba, bu duygular içinde kalmak gerçekten çok yorucu olabilir... Ne yapacağını bilememek de çok normal. Bu tür durumlar, daha derinlemesine bakılması gereken konular olabilir. İsterseniz birlikte bir seans yapalım ve bu süreci sizin için biraz daha anlaşılır ve hafif hale getirelim.

Detayları Gör

Kaygı

Smç

Çok yoğun kaygılarım var geleceği düşünmeden edemiyorum karamsarım geçmişteki kötü şeylere takılı kalıyorum bunu nasıl aşabilirim

Uzmanın Cevabı: Merhaba, kaygı genellikle belirsizlikten kaynaklanır ve yaşamımızda belli bir ölçüde kaygılanmamız çok normaldir. Yaşadığınız yoğun kaygı günlük yaşamınızı nasıl etkiliyor? İşlevselliğinizi bozuyor mu? Gelecek kelimesi sizin için ne ifade ediyor? Belirsizlik mi? Yalnız kalma korkusu mu? Geçmişte yaşadıklarınız size ne anlam ifade ediyor? Nasıl hissettiriyor? Bugününüzü nasıl etkiliyor? Öncelikle bu sorulara yanıt bulmalıyız. Bilişsel terapi kaygı ve depresyon durumlarında önemli rol oynayan düşüncelerimizi, inançlarımızı ve davranışlarımızı nasıl değiştirebileceğimiz konusunda etkili bir tedavi yöntemidir. Bu probleminizi beraber aşmamızı isterseniz randevu oluşturabilirsiniz. Sevgiler,

Detayları Gör
Uzmanınla dilediğin yerden görüş:
Psikolog Merkezi: Online Seans

Şimdi indir, konuşmaya başla

App Store'dan İndirGoogle Play'den İndir

Diş Sıkması

R... Y...

Merhabalar. Yaklaşık 3 yıldır günlük herhangi bir iş yaparken, bir şeyler izlerken kısacası her anımda dişlerimi sıktığımı fark ettim. Artık çene kaslarım zayıfladı ve yemek yerken zorlanmaya başladım. Bu durum için ne yapabilirim? Önerileriniz nelerdir? Şimdiden teşekkürler. İyi çalışmalar.

Uzmanın Cevabı: Merhabalar, öncelikle bilmenizi isterim ki, yalnız değilsiniz ve bu durum çözümsüz değil. Diş sıkma çoğu zaman farkında olmadan yapılan hem fiziksel hem de psikolojik kökenleri olabilen bir davranıştır. Özellikle stres, kaygı, bastırılmış duygular ya da zihinsel meşguliyet bu tür kas gerginliklerine yol açabilir. Günlük yaşantının temposu içinde farkında olmadan bu alışkanlığı sürdürebilmek çok yaygındır. Bilişsel davranışçı terapi yaklaşımı, stres yönetimi, farkındalık geliştirme çalışmaları için online terapi randevusu oluşturabilirsiniz.

Detayları Gör

Bunun bana bir zararı olmuşmu?

P... B...

Merhaba hocam. Ben 19 yaşında düzenli mastürbasyon yapan normal heteroseksüel bir erkeğim. Bundan yaklaşık 3.5-4 yıl falan önce bir defa hep aynı şekilde mast yapmaktan sıkıldığım için mast yaparken farklılık olsun diye anüsüme orta parmağımın ucunu sokmuştum. Ve sonra ayrı ayrı zamanlarda da mast yaparken bunu birkaç defa yapmıştım. Bu olayın üzerinden bir süre geçtikten sonra acaba bunun erkekliğime veya bana başka bir zararı oldu mu? Acaba erkekliğimi mi kaybettim? Diye korkmuştum ve bunu yaptığıma çok pişman olmuştum ve ondan sonra bir daha böyle bir şey yapmamıştım. Sorum şu ki, acaba böyle bir şey yapmamın gerçekten erkekliğime veya bana başka bir zararı olmuş mu? Erkekliğimi kaybetmiş miyim? O zamandan beri bu olaya takıntılı kaldım ve her ne kadar unutmaya çalışsam da unutamıyorum. Bunu yaptığıma çok pişmanım ve bu olay beni her düşündüğümde rahatsız ediyor ve canımı sıkıyor. Bu olay yüzünden anı yaşayamıyorum ve hep kendimi mutsuz hissediyorum. Hep bunun pişmanlığını yaşıyorum ve unutamıyorum. Kafamda hep acaba bu olayı yaptığım zamana geri dönüp bu olayı değiştire bilir miyim? gibi karışık sorular dönüyor ve bu beni rahatsız ediyor. Gerçekten böyle bişey mümkün mü? Ya da bu olaydan nasıl kurtulurum? Ve ya kafamdan nasıl silerim? Kafamda karışık sorular var ne yapacağımı bilmiyorum lütfen bu konuda bana yardımcı olur ve sorularımı detaylı ve doğru bir şekilde cevaplarsanız sevinirim. Önceden teşekkürler.

Uzmanın Cevabı: Merhaba, Bu konuda soru sormak ve yardım istemek oldukça cesur bir adım. Pek çok insan, ergenlik ve genç erişkinlik dönemlerinde bedenlerini tanırken benzer deneyimler yaşayabiliyor. Bu, doğaldır ve kişinin değerini ya da kimliğini tanımlamaz. 1. Fiziksel olarak “erkekliğe” zarar gelir mi? Hayır, böyle bir davranışın biyolojik ya da fiziksel anlamda “erkekliğe” bir zararı olmaz. Anüs çevresinin keşfi ya da parmakla uyarılması, vücutta herhangi bir hasar oluşturmaz; üreme sistemini ya da hormonal dengeyi etkilemez. Dolayısıyla bu deneyim nedeniyle “erkekliğin kaybedilmesi” gibi bir durum söz konusu değildir. 2. Bu davranış cinsel yönelimi değiştirir mi? Hayır. Cinsel yönelim, duygusal ve romantik çekimle ilgilidir. Mastürbasyon sırasında farklı yollarla uyarılmak istemek, kişinin yönelimini değiştirmez. Heteroseksüel bireyler de zaman zaman farklı duyusal deneyimler yaşayabilir. Bu, yönelimi belirlemez ve değiştirmez. 3. Bu konu neden takıntı hâline gelmiş olabilir? Yaşanan deneyimden sonra zihnin “Bu yanlış mıydı? Erkekliğime zarar verdim mi?” gibi yargılayıcı sorular üretmeye başlaması, suçluluk ve utanç duygularını tetiklemiş olabilir. Zamanla bu duygular yerini takıntılı düşüncelere bırakmış gibi görünüyor. Bu durum, obsesif düşüncelerle (OKB benzeri) başa çıkmakta zorlanan bireylerde sıklıkla görülür. Ancak bunun tanısının konması için bir uzmana başvurmak gerekir. 4. Bu düşüncelerden nasıl kurtulunabilir? • Öncelikle kendine şefkatle yaklaşmak gerekir. O yaşta bedeni tanımak, keşfetmek doğaldır. • Kendini yargılamaktan vazgeçmek önemlidir. Yapılan bu eylem, kişiyi kötü, anormal ya da eksik yapmaz. • Düşünceleri bastırmak yerine fark etmek gerekir. “Bu düşünce yine geldi” diyerek onunla savaşmadan, dikkati başka bir yere yönlendirmek zamanla işe yarayabilir. • Profesyonel destek çok faydalı olabilir. Eğer bu düşünceler uzun süredir rahatsız ediyorsa ve günlük yaşamı etkiliyorsa bir psikologla çalışmak büyük rahatlama sağlayabilir. • Geçmişi değiştirmek mümkün değil, ancak bakış açısı değiştirilebilir. O anki davranış bir merakın ya da keşfetme isteğinin sonucudur. Kişi gelişmeye ve öğrenmeye devam eder. Sonuç olarak: Yaşanan deneyim ne anormaldir ne de kişiliği ya da cinselliği tanımlayan bir olaydır. Ancak bu düşüncenin zihinde yer etmesi ve sürekli rahatsızlık vermesi, artık bir duygusal yük hâline gelmiş olabilir. Bu yükten kurtulmak mümkündür; bunun yolu da kendini suçlamayı bırakmak, durumu anlamlandırmak ve gerekiyorsa psikolojik destek almaktır.

Detayları Gör

ilaçlarıma devammı etmeliyim

A... Ö...

Merhaba ben Azra bazen kendimi çok zor tutuyorum. Duygularım kontrolden çıkıyormuş gibi oluyor. Eşime karşı aşırı kıskançlıklarım oluyor mesela. İçimden ‘biriyle konuşursa ona yada kendime zarar veririm’ diye geçiyorum ama aslında böyle olmak istemiyorum. Bir de kafam hiç susmuyor. Sürekli bir şeyleri düşünüyorum, negatif şeyler, hep kötü. Bazen o kadar sıkışıyorum ki, sadece bir saatliğine bile olsa rahatlamak istiyorum. Geçmişte Selectra kullanmıştım ama ilaçları kötü kullandığım zamanlar oldu. Şimdi öyle bir şey yapmıyorum ama korkuyorum kendime ya da başkasına zarar vermekten.

Uzmanın Cevabı: Merhaba Azra, Yaşadığınız yoğun duygular, kontrol kaybı hissi ve olumsuz düşünceler, yaşam kalitenizi ciddi biçimde etkiliyor olabilir. Bu gibi durumlarda, genellikle zihin otomatik olarak bazı olumsuz senaryolar üretir. Bu düşünceler duygularınızı da tetikler; öfke, kaygı, suçluluk gibi. Bu da davranışlarınıza yansır. Bu düşünce-duygu-davranış zincirini birlikte fark edip, daha gerçekçi ve işlevsel bakış açıları geliştirmek mümkündür. Size zarar veren bu döngüyü birlikte çalışarak değiştirebiliriz. Daha önce ilaç kullandığınızı belirtmişsiniz. Mevcut belirtiler tekrar ediyorsa, ilaç tedavisine devam edilip edilmeyeceği mutlaka bir psikiyatrist tarafından yeniden değerlendirilmelidir. Bu kararı bir uzmanın rehberliğinde vermeniz en doğru yol olacaktır. İlaçların etkili olabilmesi için düzenli ve takipli kullanımı büyük önem taşır. Kendinize ya da başkalarına zarar verme düşüncelerinin sizi korkuttuğunu anlıyorum. Bu düşünceler istemsizce aklınıza geliyor olabilir ve sizi çaresiz hissettirebilir. Bu noktada, düşüncelerin gerçekliği ve işlevselliği üzerine birlikte çalışmak, hem duygusal yükünüzü hafifletmeye hem de davranışlarınızı kontrol altına almaya yardımcı olabilir. Ancak bu tür düşünceler yoğunlaştığında, mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurmanız çok önemlidir. Süreci birlikte ele alarak, düşüncelerinizin size neler söylediğini anlamaya, onları sorgulamaya ve daha sağlıklı tepkiler geliştirmeye odaklanabiliriz. Hazır hissettiğinizde bu konuda size eşlik etmekten memnuniyet duyarım.

Detayları Gör

Aklındaki soruyu ücretsiz sor

Soru kabul eden uzmanları görüntüle, sorunu sor.

Psikoloğa Online ve Ücretsiz Soru Sor

Bu sayfadaki sorular, danışanların Psikolog Merkezi'ndeki uzmanlara sorduğu ve yayımlanmasına hem danışanın hem uzmanın izin verdiği sorulardır. Siz de randevu almadan, ücret ödemeden bir uzmana yazabilirsiniz; ücretsiz psikolog desteği almanın en kolay ilk adımı çoğu kişi için budur.