1. Uzmanlar
  2. Nazife YAĞBASANLAR
Uzman Klinik Psikolog Nazife YAĞBASANLAR Profil Fotoğrafı

Nazife YAĞBASANLAR

Uzman Klinik Psikolog

(*)(*)(*)(*)(*)
14 Yorum
Cinsel Gelişim ve Sorunlar
Kaygı (Anksiyete) Bozuklukları
Cinsel İşlev Bozuklukları
Çevresel-Toplumsal Sorunlar
Çocuk ve Ergenlik Dönemi Sorunları
Depresyon ve Mutsuzluk
Ebeveyn Tutumları
Ergenlik Dönemi Sorunları
Evlilik Öncesi Danışmanlık
Obsesif Kompulsif Bozukluk
Özgül Öğrenme Bozuklukları

Hakkında

İstanbul Maltepe Üniversitesi Psikolojik danışmanlık ve rehberlik İngilizce lisans sürecini onur derecesi ile okul beşincisi olarak bitirmiştir . Ardından 2020 senesinde Yüksek lisans sürecime başladı ve Klinik Psikoloji alanında onur derecesi ile uzmanlığımı almıştır. Lisans ve Yüksek Lisans sürecinde çalışmayı , araştırmayı seven alanında yenilikleri takip eden bir uzman olmaya önem vermektedir. Prof.Dr Ebru Şalcıoğlu önderliğinde yürütülen Bilişsel ve Davranışçı Terapi Klinik Uygulayıcısı sertifikası almaya hak kazanmış ve bilişsel ve davranışçı terapi ekolünü kapsayan Süpervizyon sürecinden geçmiştir . Yüz yüze seanslar için mail adresinden iletişime geçebilirsiniz. Sistem üzerinden de sorularınızı sorup randevu oluşturabilirsiniz. ❗️Çift terapilerinde ücretlendirme farklıdır. Mail↪️ *****
Yapay zeka ile, kişiselleştirilmiş destek:
Menta AI
Yapay zeka ile,
kişiselleştirilmiş destek: Menta AI

Şimdi indir, konuşmaya başla

App Store'dan İndirGoogle Play'den İndir

Danışmanlık/Terapi Süreci Hakkında

  • Terapi , danışanın kendisini daha iyi tanıması , kendi benliği hakkında farkındalığını arttırıp kendi potansiyelini fark etmesini , duygu ve düşüncelerini seanslarda açık bir iletişim kurarak ifade edebilme fırsatı bulduğu profesyonel bir tutum ve çalışmalarla yürütülen hedef ve amaçları olan psikoterapi sürecini kapsamaktadır. Bu süreçte sizi dinlemeye , profesyonel bilgi ve deneyimlerimi paylaşmaya , koşulsuz destek ve ön yargısız olmaya özen gösteriyorum. Birlikte çıktığımız bu yolda yalnız olmadığınızı bilmenizi isterim.


Mesleki Hesabım➡️ klnk.psikolognazifeyagbasanlar


ÇALIŞMA ALANLARIM;


Cinsellik ve Cinsel İşlev Bozuklukları

Anksiyete(Kaygı) bozuklukları

Depresif bozukluklar

Travma ve ilişkili bozukluklar

Bipolar Bozukluk

Yeme bozuklukları

Boşanma

Alkol Bağımlılığı

İlişki Problemleri

Öfke problemleri

Obsesif kompulsif bozukluk ( takıntı- saplantı/zorlantı bozukluğu)

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

Ebeveyn Danışmanlığı

İletişim problemleri


SEANS SIKLIĞI;

İlk görüşme seansım değerlendirme olmasından ötürü 1 saat sürmektedir. Sonrasında yaşanan durumların netleştirilmesi, var olan zorlukların sıklığı, şiddeti ve etkilenme derecesine göre seans planlamasını yapmaktayım . Sonraki seanslar genelde istisnai durumlar olmadığı takdirde haftada 1 kez 50 dakika sürecek şekilde planlanmaktadır. 3 yıldır yüz yüze seansların yanı sıra online terapi desteği vermeye devam ediyorum.

Terapiden en çok kazanımı olan kişiler sürece aktif katılan , yüzleşmekten korktuğu halde yardım almaktan kaçmayan , kendine inancı olan kişilerdir.

Terapinin amacı sizi tamamen iyi hissettirmek ve mutlu etmek değil korktuğunuz , kaçtığınız sizi kaygılandıran durumlara yavaş yavaş maruz bırakarak sizi etkileyen durumlara ve kişilere dair bakış açınızı sağlıklı bir hale getirmek ve olumsuz olaylar ile baş etme becerinizi arttırmaktır.


SİTE HAKKINDA;


  • Sistem size randevu aldığınız gün-saati 3 kez revize etme hakkı veriyor. Benden randevu aldıktan sonra sistem beni "Uzmanınız" olarak atıyor ve direkt olarak iletişime geçebiliyorsunuz. Seansa katılım sağlamamanız ve önceden bunun bilgisini benimle paylaşmamanız durumunda seans ücreti size geri iade edilmez. Seansı ertelemek isterseniz veya iptal etmek istiyorsanız site üzerinden 24 saat öncesinde iletişime geçiyor olmamız gerekmektedir . Anlayışınız için teşekkürler.

Çalışma Grupları

Yetişkin (18-65) Ergen (12-18) Çift & Partner LGBT+ Çocuk (6-12) Yetişkin (65+) Okul Öncesi Çocuk (0-6)

Terapi Yaklaşımları

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi (SFBT) Çözüm Odaklı Aile Terapisi Bilişsel Davranışçı Aile Terapisi Bilişsel Terapi (CPT) Sistemik Aile Terapisi Danışan(Birey) Merkezli Terapi Kabul ve Kararlılık(ACT) Pozitif Psikoloji Davranışçı Terapi

Eğitimler

İstanbul Aydın Üniversitesi - Yüksek Lisans - Klinik Psikoloji

Maltepe Üniversiresi - Lisans - Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik

Sertifikalar

Mmpı - Kim Psikoloji - 14.8.2019

Peabody - Kim Psikoloji - 14.8.2019

Metropolitan Olgunluk Testi - Kim Psikoloji - 11.8.2020

Bilişsel Ve Davranışçı Terapilerin Klinik Uygulamaları Eğitimi - Datem - 18.7.2021

Çocuk Değerlendirme Testleri - Kim Psikoloji - 5.4.2019

Agte - Kim Psikoloji - 14.11.2019

Bender Gestalt - Kim Psikoloji - 8.10.2020

Yeme Bozuklukları - Kim Psikoloji - 19.12.2023

Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi - İstanbul Üniversitesi - 14.1.2021

Cinsel Terapi - Kim Psikoloji - 14.1.2022

Son Blog Yazıları

GÜVENSİZ BAĞLANMANIN ROMANTİK İLİŞKİLERE YANSIMASI- NARSİSİZM- BAĞIMLI KİŞİLİK BAĞLANTISI

Bağlanma , anne ve bebek arasında olan bebeğin 0-3 yaş arasında temelini oluşturduğu dönemdir . Bağlanma güvenli , güvensiz , kaçıngan şeklinde gerçekleşebilir. Benim üstünde durmak istediğim güvensiz bağlanma olacak çünkü güvensiz bağlanma olduğunda bireyler yetişkinlik dönemlerinde ilişkilerinin temelini güvensiz , bağımlı , sağlıksız bir şekilde gerçekleştirebilmektedir.Güvensiz bağlanma, bebeğin ağladığında , acıktığında , anneye ihtiyacı olduğunda annenin bebeğinin yanında olamaması durumunda bebeğin kaygılanması , anne tarafından terk edildiğini düşünmesi , ihtiyacı olduğunda annenin onun yanında olmayacağına dair düşünce sistemi geliştirmesine sebep olabilir. Özellikle 0-3 yaş arasında nesne sürekliliği dediğimiz kavram gelişmediği için annenin bebeğini yalnız bırakmaması , onunla göz teması kurması , fiziksel olarak ona sarılması sevgisini göstermesi bebeğin ihtiyacı olan duygulardır.Güvensiz bağlanma olduğunda ergenlik ve yetişkinlik dönemine gelindiği zaman birey ilişkilerini bağlanma problemi olması sebebiyle kaygılı, terk edilme korkusunu yoğun yaşadığı için partnerine karşı bağımlılık boyutuna varan bir bağ kurması , patolojik ( sağlıksız, zarar verici , aşırı ) kıskançlığın var olabilme durumu , kontrol etme isteğinin artması , güven problemlerinin olması bağlanma güvenli olmadığı zaman karşılaşılabilecek durumlardır.Güvensiz bağlanan biri ilişkilerini de güvensiz bir şekilde şekillendirir çoğu zaman bunu bilinçsiz farkında olmadan yapabilir. İlişkileri geçmişte çözülmemiş , üstü kapatılmış, yüzleşmekten kaçındığı , bilinç altına attığı hatırlamak istemediği anne ve kendi arasında olan süreçleri kapsamaktadır fakat burada bunu fark etmek ve destek almaktan kaçmamak gerekmektedir.Güvensiz bağlanan bir kadın veya erkek partnerine ‘sensiz yaşayamam ‘ , ‘sen yok isen ben bir hiçim ‘ , ‘sen olmayınca kendimi boşlukta hissediyorum ‘ , ‘ o yok ise ben yetersiz bir insanım ‘ , ya hep ya hiç düşünce tarzı kişiye hakim olmaktadır. Güvensiz bağlanan kişi kendini yetersiz, sevilmeye laik olmayan, kimse tarafından sevilecek bir yönü olmadığını düşünen biri olabilir.Güvensiz bir şekilde bağlanma problemi olan kişi ya ilişkisindeki partnerine çok bağımlı olabilir veya çok kaçıngan , mesafeli de durabilir. Bağımlı kişilik geliştiği zaman partnerine karşı hayır diyemez, sınır koymakta güçlük çeker , partneri ne diyorsa yapmaktan ve sorgusuz kabul etmekten çekinmez yeterki o yanında olsun düşüncesi söz konusudur . Bağımlı kişilik Kendinden , kendi özel alanında vermeye çok hazır bir şekilde beklemektedir. Partnerlerini seçer iken genelde başarılı , insanlara karşı üstten bakıp diğerlerini kendi becerilerinin altında gören , ben merkezci , mükemmeliyetçi , öz sever kişilerden seçebilmektedirler . Bu kişilik yapıları narsisistik kişilik yapılarıdır. Narsisistik bireyler ile bağımlı kişilik yapıları birlikte ilişki içerisinde görülebilir. Narsisistik kişi bağımlı kişinin kendinden ödün verici , ona karşı bağımlı yönünden tatmin olur ve bağımlı kişi ile olmak onun aradığı ilgiyi , onayı ve takdiri ona sunan kişi konumundadır.Bağımlı kişi ise narsisistik kişiyi seçmesinin nedeni onun için hayal edilemeyen , ulaşılamayacak beceri ve yeteneklere sahip olduğunu düşündüğü ve yüceleştirdiği narsisistik kişi onun için tatmin edici bir ilişki olmaktadır . Bağlanmanın sağlıksız olduğu romantik ilişkilerde ilişkiler kısır bir döngüye girebilir. Sevilmek, değer görülmek , saygı duyulmak , ait hissetmek , güvenmek gibi temel ihtiyaçları ilişkiden elde etmek giderek zorlaşabilir. Başlarda narsistik bir kişinin ilgisi bağlanma problemi olan partneri cezbedebilir onun için doyurucu da olabilir fakat zamanla bütün temel ihtiyaçların karşılanmadığı toksik bir ilişkinin de meydana gelmesi kaçınılmaz olabilir.Bağımlı kişinin sınır koyamadığı , hayır demekte güçlük çektiği , partnerini kaybetmekten korktuğu ve onu kaybetmemek adına sağlıksız ve mantıksız davranışlarda bulunduğunu görmek karşılaştığımız durumlardır . Burada önemli olan ilişkinin kalitesini bireylerin değerlendirmesi , olumsuz etkilerin farkında olmaları , ilişkinin toksik bir hale geldiğinin bilincinde olmaları terapi almaya ihtiyaç duyduklarını kabul etmeleri önem arz etmektedir.Terapiye bağlanma problemi olduğu için romantik ilişkiye de yansıma ihtimalinin yüksek olmasından dolayı çift şeklinde katılmak tedaviye iyi yanıt verme ihtimalini arttıracak olup iyileşme süresini de uzun süreli bir hale getirmektedir. Problem çiftler arası bir durum ise sadece çiftlerden birinin psikolojik destek alması , farkındalığın artması , sağlıksız durumları anlatması ve davranış ve düşüncesinin arasında bağlantı kurması çiftin birlikte aldığı desteğe kıyasla değişimi daha yavaş ve ilerlemesi de daha yavaş olacaktır.Güvensiz bağlanma olması yaşam boyunca bireyin kimseye güvenmediği , güvenmekte zorluk yaşadığı , korkuları sebebi ile kendisini bir ilişkiye hiç bir zaman hazır hissedemediği , denemeye karşı cesaretinin az olması , risk almaktan kaçınması , kararlarının sorumluluğunu almakta güçlük çekmesi gibi bir çok durum romantik ilişkilerinde varlığını sürdürebilir. Psikolojik destek aldığı zaman kişi bu kısır döngüyü nasıl kıracağının da farkında olup baş etme şeklini değiştirir ve psikolojik olarak güçlenmeye başlar. Terapi sayesinde birey , Psikolojik güçlenme ardından romantik ilişkilerini daha etkili bir biçimde yönetme becerisi kazanır.Bağlanmanın sağlıklı olmaması ilişkilerinizi sürekli bu şekilde olumsuz , yıpratıcı bir şekilde devam etmeniz , kaçınmanız anlamına gelmemektedir bu size kısa vadede stresten uzak tutacaktır fakat uzun vadede kişiliğinizden ödün verici konumda olmanız benlik saygınızı da düşmesine sebep olabilir.Romantik ilişkisinde de bağlanma problemi olan bireylerin 0-3 yaş arasını incelemek gerekiyor. Psikolojik destek almak çok gerekli ve ertelenmemeli . Siz de şu an ilişkinizde buna benzer problemler yaşıyor ve yönetemiyor ,baş etmekte zorluk çekiyor iseniz ruh sağlığı alanında uzman olan ( psikiyatri , psikolog) destek almanızı öneririm.

Cinsellik ve cinsel bozukluklar

Freud'a göre insan dünyaya 2 temel iç güdü ile gelmektedir. Birincisi agresif dürtüler ikincisi de cinsel dürtüler. Kişinin yaşama sevincini , motivasyonunu ve yaşam dürtüsünü cinsellik ile iç içe geçmiş halde düşünebilirsiniz.Cinsellik çok konuşulmayan , konuşulmaktan kaçınılan , görmezden gelinmeye çalışan bir kavram olsa da aslında doğum anımız ve dünya da var olma anımız da cinsellikle bir aradadır. Kadın ve erkekler cinsel işlev bozuklukları , orgazm bozuklukları , cinsel istek bozuklukları bilimsel araştırmalara göre yaygınlığı popülasyonda fazla görülmektedir.Doktorlara gitmekten çekindiği veya yaşadığı cinsel sorunların geçici olduğunu düşünen ve tanı almayan bireylerin çokluğu da tartışılacak bir konudur.Çocuklarınızı yetiştirir iken cinsel eğitimin aynı cinsiyette olan çocuğa ( baba - erkek çocuğu , anne-kız çocuğu ) vermesi sağlıklı bir durumdur. Çocuklar özellikle 9-10 yaşlarından itibaren bedeninin , cinsel organının ve karşı cinsin farkında olmaya ve bazı ihtiyaçları ortaya çıkmaya başlamaktadır.Çocuklara ve ergenlere cinsel istek ve dürtüsünü gerektiğinde erteleyebilme becerisini kazanabilmesi adına cinsellik hakkında ebeveynleri ile konuşma , cinsel eğitim , merak ettiği konular hakkında bilimsel kitaplar okuma , mastürbasyon eğitimi hakkında bilgi verilmesi gerekmektedir. Ebeveynler özel bölgen hakkında konuşma , cinsellik evlenmeden yaşanılmaz, evlenene kadar vajina veya penisini kontrol etmek zorundasın gibi baskıcı, empatiden uzak ve kuralcı tutumları çocuklarda ve ergenlerde tam tersi bir etki yaratarak cinsel doyumu ve isteği arttırabilir.Yasak olan her şey insanoğlu için cezbedici bir tarafı da bulunmaktadır. Çocuğun istediği her anında cinselliği yaşaması değil fakat bu beceriyi erteleyebilmesi ve bunu öğrenmesi gerekmektedir.Ebeveynler anlayışlı , anlamaya çalışan , ön yargısız tutumlar sergilerler ise cinsellik yaşanılacaksa sağlıklı bir şekilde yaşaması ( prezervatif kullanımı gibi ) hakkında deneyimlerinden ve bilgilerinden bahsederek cinselliği pervasız bir şekilde değil koruyucu önlemleri alarak çocuklarının bir cinsellik yaşamasını sağlayabilirler.Cinsellik hakkında baskıcı ve yasaklanan tutumlar çocuğa aşırı vurgulanır ise çocuk yetişkin bir birey olduğunda , evlendiğinde cinsel problemler gün yüzüne çıkabilir.kadınlarda penisin vajinaya girmemesi durumu ( vajinismus), erkeklerde penisin sertleşme problemi ( orgazm) gibi bir çok cinsel işlev bozukluğu yaşanabilir.Partner ile uyumlu ve iyi bir cinsellik için yeterli zaman , mekan ve uygun kişiyi seçmek gerekmektedir. Partnerle yeni şeyler denemeye dair açık olmak , katı olmamak , onun isteklerini küçümsememek , vücut anatomisini bilmek ( kadınlarda en çok uyarılan yerin klitoris olduğunun bilinmesi gibi ) , uyarım noktalarını bilmek , fantezilere açık olmak gibi bir çok etken cinselliğin kalitesini etkilen faktörlerdir.Cinsellik haftada kaç kez olursa sağlıklı olur sorusunun tek bir cevabı yoktur bu kişiden kişiye göre değişmektedir fakat bunu belirleyen durum ilişki içerisinde olunan partnerlerin birbirlerinden olan beklentisi yani frekanslarının birbirine uymasıdır. Kadınlar duygusal bağlamda cinsellik yaşadıklarından ötürü duygusal olarak yakın hissettiklerinde partneri ile yaşadıkları cinsellik daha doyum verici ve arzulayıcı olacaktır.Vajinismus , erken boşalma gibi cinsel bozuklukların tedavisi bulunmaktadır. Bilişsel ve davranışçı bir terapist olarak bu ekolün cinsel bozukluklarda etkisi kanıtlanmıştır.Tedavi de cinsel bozukluk neden kaynaklı , hangi durumlarda daha sık problem ortaya çıkıyor . tetikleyici ve sürdürücü faktörler neler bunlar danışan ile tespit edilip terapist ile iş birliği içinde tespit edilmektedir.danışanın kendini açması , dürüst olması , utanmaması tedavinin iyi yanıt verme oranını yükseltecek etkenlerden biridir. Cinsel terapiler genellikle iki partnerin katılımı ile gerçekleşmektedir. Cinsel işlev bozukluğu yaşayan partner bazen tek başına sonra da partnerinin ona dahil olması ile uygulayabileceği uygulamalı ev egzersizleri verilmektedir.Bunları uygulamaya dair istekli olmak problemi çözmek için ne kadar çaba harcadıklarını göstermektedir.Terapide kazanılan ve öğrenilen becerileri terapi bittikten sonra tekrar uygulayabilmek de önemlidir.Cinsellik hakkında kitap önerecek olursam vajinismus , erken boşalma hakkında genel bilgilere sahip olmak ve bu belirtiler siz de var ise tespit edip tedaviyi geciktirmemek adına bunları bilmeniz faydalı olacaktır. 1. önereceğim kitap kadın ve kadın anatomi bilgisini halk dilinde anlaşılır bir şekle dönüştürmüş olan Cem keçe yazarı olan vajinusmus tedavisi adlı kitabını öneriyorum . erkekler için de erkek ve erkek anatomisini daha iyi anlamak , kendini keşfetmek ve yetersizlik hisleri ile baş edebilmek adına erken boşalma ve tedavisi Cebrail kısa yazarı olan bu kitabı da öneriyorum.Erken boşalma problemi yaşayan erkekler değersiz , yetersiz kendini suçlayan , partneri tarafından sevilmeyen ve beğenilmeyen biri olarak kendilerini algılamaya başlayabilirler. Erkekler için penis çok değerli ve kıymetli bir nesne gibidir. Onu amacına uygun bir şekilde kullanamamak onlar için yetersiz hissetmesine ve kendilerine karşı düşmancıl duygular geliştirmelerine sebep olabilir. Burada kadın partnerin desteği , ilgisi , sevgisi ve bu problemin tedavisi olduğuna dair eşini rahatlatması , onu eksik biri olarak hissettirmemesi erkek partnerde travma oluşturmaması adına önemli bir tutumdur. vajinismus problemi yaşayan kadınlar ise partnerlerine güvenemeyebilir , geçmiş yaşantısında zorla cinsel ilişkiye zorlanmış olabilir ( tecavüz ) , eşini sevmiyor olabilir ancak sevse de vücudu penisin girişine izin vermiyor olabilir ( organik bozukluk ) .Çiftlerin birbirine karşı nasıl davranacağı , ne gibi cinsel davranışların ilişkiyi daha doyum sağlayıcı bir hale getireceği terapist ve çiftlerle karar verilen süreçlerdir.Tedavisi olan problemler için lütfen destek almaktan çekinmeyin ve ruh sağlığı alanında çalışan uzmanlara başvurun. Umarım faydalı olmuştur.Teşekkürler.

Adresi

Feneryolu, Feneryolu Sokağı, 34724 Kadıköy/İstanbul, Türkiye

Uzmanın Adresi

Danışan Yorumları

yaptıktan sonra uzman hakkında yorum bildirebilirsiniz.
(*)(*)(*)(*)(*)
yaren - 49 gün önce

Nazife hanıma teşekkür ederim büyük tedirginlikle çıktığım bu yolda beni cesaretlendirip yalnız bırakmadığı için. Benim için zor bir süreç olmasına rağmen kendisinin yaklaşımı oldukça destekleyici. Kendisini tavsiye ederim. İşini önemseyen, ciddiye alan ve danışanını düşünen bir terapist kendisi.

Memnuniyet
(*)(*)(*)(*)(*)
Ö... U... - 4 ay önce

Sevgili Nazife hanımla çok umutsuz olduğum gerçekten içinden çıkamadığım bir süreçte tanıştım ve ilk seyansımdan itibaren ilgisine ve bilgisine çok güvendim ilk seyansımdan sonra bile hayatımda ruhsal dünyamda çokça şey değişti kendisini çok seviyorum

Memnuniyet
(*)(*)(*)(*)(*)
Danışan - 8 ay önce

Kaygılarım ve takıntılarımın en yüksek olduğu zaman kendisine danışma ihtiyacı duydum ve ilk seanstan gayet memnun ve tatmin olmuş bir şekilde ayrıldım bundan sonraki süreçte kendisiyle devam etmeyi dört gözle bekliyorum

Toplam 14 yorum.

Soru - Cevap

yaptıktan sonra uzmana ücretsiz soru sorabilirsiniz.

kendim

Kullanıcıozgu - 7 gün önce
merhabalaar ben iki defa farkli kisiler tarafindan iliskilerimde ihanete ugradim. ilk iliskimde 100 uzerinden 100 deger verdiysem ikincide 70-80 fln gibi yaptim cunku cok deger verdim diye ders almak istemistim ama gene tabi aldatildim artik cok dusunuyorum hata nerede yaptim ne eksikti ya da gene mi cok deger yuzunden kaybettim. Erkekler hep boyle zor kadini seviyolar bende oyleyim ama benim yerime basit kizlari diger erkeklerin ilgisine muhtac olan kizlari sectiler hep. düşünmekten derslerime odaklanamiyorum. Hiçbir erkeğe ihtiyacim olmadiğini biliyorum ama sorun şuki ben eskiden herkese hayir diyebilme potansiyeline sahipken simdi bir erkek farketmez karakteri sanki hayatimdan çıkmaması için sınır koymayim. neyi sevip sevmedigiimi söylemeyim bazen kizmayim gibi şeyler düşünyorum. aslinda hala bana farklı amaçlarla yaklaşan insanlara hayir diyebiliyorrum ama sanki sonra üzlüyorum azcik demeseydim sevilir miydim diye fakat onlar bunu düşünmüyolar bana yaklaşyolar. Çabalarımın zamanına değilde sanki sonucuna bakiyorum gibi. Ya da acaba ben gene ayniyim sadece çok yoruldugum için sakin yaklaşyorum da bunu erkeklerin ilgisi için yaranmakla mı kariştiriyorum yani geçici duygularimmi bunlar şuan sizce . tam tersine daha çok ders alip guvenmemem gerektiği halde böyle yapiyorum. terkedilme korkusu sanirim ve insanlari kirdimmi diyü düşünyorum sonra bu aslında aile sevgisiyle degil ailem babam çok seviyor beni ama dedigim gibi iki defa ilişkilerimde hiçkimse yetemedi değerime. Erkekleri hayat merkezime koymayi hiç sevmem ama bazen öyle hissediyorum. kimseye ihtiyacim olmadigini anlamak istiyorum. Sirf basit kizlar her erkege ilgi veren kızlar seviliyor diye acaba öyle olsam sevilir miyim diye düşünüyorum. Benim gibi kendi ayağı üzerinde duran bir kadını taşiyan erkek olur mu zamaninda şuan aşk işlerini kapatmak istiyorum. Sadece iki aldatan şahısda aile travmalari olan özgüvensiz insanlardi. suan benimde özgüvenimi berbat ettiler. Hiçkimse için yapmacıkda olmak istemiyorum sevilmek için.

ergenlik ve genel

KullanıcıE... U... - 9 gün önce
merhaba kizim 13 yasinda, ve aramizda bazi sorunlarvar asamiyoruz, ve sizinle bir only terapi yapmasini istiyorum. acaba nasil bir yol izleyebiliriz. bilemedim, acaba once anne baba olarak bizimle mi yoksa direct kizim ile mi baslamaniz gerekli tesekkurler

Kocamın durumu

KullanıcıMervetasdemir - 12 gün önce
Eşim duygularımı fark etmiyor ve anlamıyor. Üzgün, kırgın veya stresli olduğumda bunu görmüyor, tepki vermiyor. Duygusal farkındalığı zayıf gibi görünüyor. Bu durumu nasıl ele alabilirim ve onun empati/farkındalık yeteneğini geliştirmesi için ne yapabiliriz? Mesela Ben o gün acayip üzgundüm yüzumdende anlaşılıyordu ama o bunu asla fark edemedi bide çiçek almıştı sanırım onu da görev gibi gördü de aldı ama ben çiçege hiç sevinemedim niye sevinmedin diye gelip sormadı onun bu hislerimi fark etmiyor olması beni mutlu etmediği için çiçeğin anlamı olmadı ama bu onu anlıyamadı Çok sessiz o konuşsa da sohbet etsin diye bekliyorum çabalıyorum olmuyor ilgiyi kestim yokmuş gibi mesefali oldum biraz ilgi artışı oldu ama sanırım o da yüzeysel bi ilgi oldu kaybetme korkusu yaşadı o yüzden olabilir Yalnız çiçek alma olayı o anlamadan ben hislerimi anlatınca alma gereği duydu yani isteyerek almadı içinden gelerek yaptığı bir davranış değildi sonrada zaten neden üzgün olduğumu ve neden çiçek aldığı nı anlatmadı hatta gönlümü almak için bile uğrasmadı çiçegi verdim niye verdim karım ne hissetti yok verdim görevim tm bitti gibi Mesela Küfür ve şiddet var ama istek dışı yaptıgını söyledi ve beni sevdiğini söyledi ama durumun farkında değil idrak edemiyor

Toplam 154 soru.