Hocam size sormak istediğim önemli bir soru var bir yakınımız için. Yakınımızda ciddi borderline belirtileri ve davranışları olduğunu düşünüyoruz. Ama tedavi edilmesi bir tık zor doktora götürmesi vs biz de emin olmak adına da size sormak istiyorum, ona göre o kişiye karşı davranışlarımızı tedavisini vs yardım etmek ayarlamak için de. Çünkü kafamıza göre teşhis koymak istemeyiz davranış sergilemek istemeyiz biraz da sizin onayınızı almak istedim. 1. Si yineleyici intihar davranışları 2. Göz korkutmaları aşırı şiddette 3. Yoğun terk edilme kaygısı 4. Aşırı şiddette cinsel davranışlar ve yoğun cinsel dürtü 5. Ciddi düzeyde kendine zarar verme davranışları ve kendine zarar verme dürtüsü 6. Terkedilmemek için çılgıncasına çaba sarf etme 7. Eleştiriye karşı aşırı hassasiyet 8. Sürekli onay ihtiyacı (karar alırken sürekli başkasına sormak danışmak kendi kararlarını ön planda tutmamak) Tüm bunları göz önünde bulundurarak bu kişiye borderline diyebilir miyiz? Ya da ciddi borderline belirtilerine girmez mi bu davranışlar?
Uzmanın Cevabı: Merhabalar, danışan ile birebir görüşme yapılmadan sürecine dair yorum yapmak doğru olmaz. Bir kişi tanı kriterlerinden çok daha fazlasıdır. Spesifik bir teşhis almak içinse psikolog yerine bir psikiyatriste gitmekte fayda vardır.
Hocam size sormak istediğim önemli bir soru var bir yakınımız için. Yakınımızda ciddi borderline belirtileri ve davranışları olduğunu düşünüyoruz. Ama tedavi edilmesi bir tık zor doktora götürmesi vs biz de emin olmak adına da size sormak istiyorum, ona göre o kişiye karşı davranışlarımızı tedavisini vs yardım etmek ayarlamak için de. Çünkü kafamıza göre teşhis koymak istemeyiz davranış sergilemek istemeyiz biraz da sizin onayınızı almak istedim. 1. Si yineleyici intihar davranışları 2. Göz korkutmaları aşırı şiddette 3. Yoğun terk edilme kaygısı 4. Aşırı şiddette cinsel davranışlar ve yoğun cinsel dürtü 5. Ciddi düzeyde kendine zarar verme davranışları ve kendine zarar verme dürtüsü 6. Terkedilmemek için çılgıncasına çaba sarf etme 7. Eleştiriye karşı aşırı hassasiyet 8. Sürekli onay ihtiyacı (karar alırken sürekli başkasına sormak danışmak kendi kararlarını ön planda tutmamak) Tüm bunları göz önünde bulundurarak bu kişiye borderline diyebilir miyiz? Ya da ciddi borderline belirtilerine girmez mi bu davranışlar? Size de danışmak istedim biliyorum buradan teşhis diyemezsiniz öyle ama danışmak için düşüncelerimiz vs otursun diye de ona göre önlem alırız diye de.
Uzmanın Cevabı: Yinelenen intihar girişimleri çok ciddi bir durum. Hiç vakit kaybetmeden bir psikiyatriste götürmelisiniz, psikolog bu aşamada terapötik süreç ile destek olabilir.
Hocam size sormak istediğim önemli bir soru var bir yakınımız için. Yakınımızda ciddi borderline belirtileri ve davranışları olduğunu düşünüyoruz. Ama tedavi edilmesi bir tık zor doktora götürmesi vs biz de emin olmak adına da size sormak istiyorum, ona göre o kişiye karşı davranışlarımızı tedavisini vs yardım etmek ayarlamak için de. Çünkü kafamıza göre teşhis koymak istemeyiz davranış sergilemek istemeyiz biraz da sizin onayınızı almak istedim. 1. Si yineleyici intihar davranışları 2. Göz korkutmaları aşırı şiddette 3. Yoğun terk edilme kaygısı 4. Aşırı şiddette cinsel davranışlar ve yoğun cinsel dürtü 5. Ciddi düzeyde kendine zarar verme davranışları ve kendine zarar verme dürtüsü 6. Terkedilmemek için çılgıncasına çaba sarf etme 7. Eleştiriye karşı aşırı hassasiyet 8. Sürekli onay ihtiyacı (karar alırken sürekli başkasına sormak danışmak kendi kararlarını ön planda tutmamak) Tüm bunları göz önünde bulundurarak bu kişiye borderline diyebilir miyiz? Ya da ciddi borderline belirtilerine girmez mi bu davranışlar? Size de danışmak istedim biliyorum buradan teşhis diyemezsiniz öyle ama danışmak için düşüncelerimiz vs otursun diye de ona göre önlem alırız diye de.
Uzmanın Cevabı: Merhaba, danışmanlık süreci boyunca da psikiyatrik tanı koyma yetkisine sahip değiliz. Ancak psikiyatri uzmanı gerekli görürse bide yönlendirebilir. İyi günler
Bütün gününü sadece zaman geçirerek ama kendini hayata hazırlamak için hiçbir uğraş vermeyen ve sorulduğunda ise "ben zaten yapamam" diyen insan nedir(depresyon mu , değersizlik hissi mi yoksa başka bir durum mudur ?
Uzmanın Cevabı: Merhaba, Anlattığınız durum genelde tek bir nedene bağlı olmaz. Çoğu zaman Depresyon, Düşük öz-değer ve Öğrenilmiş çaresizlik gibi süreçlerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkar. Kişi gerçekten “yapamayacağına” inandığı için denemekten kaçınır ve zamanla bu döngü güçlenir. Kısaca söylemek gerekirse, bu bir tembellik değil; daha çok içsel bir zorlanma ve olumsuz inançlarla ilgilidir. İsterseniz bu durumu daha net anlamak ve nasıl aşılabileceğini görmek için seans almanız çok faydalı olabilir. Bu süreçte destek almak işleri düşündüğünüzden daha hızlı değiştirebilir.
Bir anne olarak 19 yaşındaki kızımın kollarında zaman zaman yaralar ve çizikler fark ediyorum Sorduğumda genelde enfeksiyon kaptım ya da evdeki kedimiz çizdi gibi açıklamalar yapıyor ancak bu konuda çok konuşmak istemiyor ve konuyu hızlıca kapatmaya çalışıyor Zaten içine kapanık bir yapısı var benimle duygularını ya da yaşadıklarını kolay kolay paylaşan biri değil Yaralar çok büyük ya da ciddi görünen yaralar değil ama yine de içim rahat etmiyor Çiziklerin bazılarının birbirine benzer olması ve belirli aralıklarla tekrar ediyor gibi görünmesi beni düşündürüyor Yanlış yorumlamak istemiyorum günlük hayatta oluşabilecek pek çok sebep olabilir ama bu durumu tamamen önemsiz mi görmeliyim yoksa ciddiye almam gereken bir şey mi emin olamıyorum Acaba kızım kendisine zarar veriyor olabilir mi Eğer böyle bir ihtimal varsa bu tür bir davranış neden ortaya çıkar Bir ebeveyn olarak bunu onunla nasıl konuşabilirim Onu suçlamadan baskı hissettirmeden ve daha da içine kapanmasına neden olmadan bu konuyu açmanın sağlıklı bir yolu var mı
Uzmanın Cevabı: Merhabalar, Öncelikle şunu netleştirmek önemlidir: Kollar üzerinde belirli aralıklarla tekrar eden, birbirine benzeyen çizik ya da yaralar ve bu konuda kaçınma, konuyu kapatma eğilimi, her zaman olmasa da kendine zarar verme davranışı açısından dikkatle değerlendirilmesi gereken işaretler arasında yer alır. Bu, kesinlikle böyle olduğu anlamına gelmez; ancak tamamen önemsiz görülmesi de doğru olmaz. Eğer kendine zarar verme ihtimali varsa, bu durum genellikle bireysel psikoterapi ile ele alınması gereken bir konudur. İçine kapanık, duygularını paylaşmakta zorlanan gençler için terapi, yargılanmadan anlaşılabilecekleri güvenli bir alan sunar. İçinizin rahat etmemesi önemli bir sinyaldir. Anne sezgisi çoğu zaman hafife alınmamalıdır. Bu durumu ne panikle dramatize etmek ne de tamamen görmezden gelmek sağlıklıdır. Sakin, şefkatli ve sürekliliği olan bir ilgi en doğru dengedir. Eğer isterseniz, bir psikologla siz ebeveyn olarak kısa bir danışmanlık görüşmesi yapmanız da, bu süreci nasıl yöneteceğinize dair size net bir yol haritası sunabilir. Bu, kızınız terapiye hazır olmasa bile atılabilecek çok değerli bir ilk adımdır.
Merhabalar. Yaklaşık 3 yıldır günlük herhangi bir iş yaparken, bir şeyler izlerken kısacası her anımda dişlerimi sıktığımı fark ettim. Artık çene kaslarım zayıfladı ve yemek yerken zorlanmaya başladım. Bu durum için ne yapabilirim? Önerileriniz nelerdir? Şimdiden teşekkürler. İyi çalışmalar.
Uzmanın Cevabı: Merhabalar, öncelikle bilmenizi isterim ki, yalnız değilsiniz ve bu durum çözümsüz değil. Diş sıkma çoğu zaman farkında olmadan yapılan hem fiziksel hem de psikolojik kökenleri olabilen bir davranıştır. Özellikle stres, kaygı, bastırılmış duygular ya da zihinsel meşguliyet bu tür kas gerginliklerine yol açabilir. Günlük yaşantının temposu içinde farkında olmadan bu alışkanlığı sürdürebilmek çok yaygındır. Bilişsel davranışçı terapi yaklaşımı, stres yönetimi, farkındalık geliştirme çalışmaları için online terapi randevusu oluşturabilirsiniz.
Hocam merhaba. Ben çok büyük varoluş sancısı çekiyorum. İnsanların gercekdisi olduğu düşüncesine kapıldım ve ondan sonra bu düşünce tamamen büyüdü ve ben buna inanır oldum asiri korku ve endişe atakları geciriyorum ruhum aciyor dayanamıyorum ne yapmam gerekiyor ilaçta kullanıyorum fakat fayda etmedi gerçekten algimin tamamen bozulduğunu düşünüyorum ben ne yapacağım
Uzmanın Cevabı: Merhaba çok zorlandığınızı anlıyorum. "İnsanların gerçekdışı olduğu" düşüncesi ve beraberindeki yoğun korku ve endişe derealizasyon/depersonalizasyon olabilir. İlaç işe yaramadıysa, doktorunuzla tekrar konuşup tedavi planınızı gözden geçirmeniz çok önemli. Psikoterapi, özellikle BDT veya KKT, bu tür düşüncelerle başa çıkmada ve gerçeklikle bağınızı güçlendirmede size yardımcı olabilir. Nefes egzersizleri, duyusal farkındalık, sosyal destek, düzenli uyku ve beslenme gibi kendi kendine yardım yöntemlerini de deneyebilirsiniz. Unutmayın, bu durumla başa çıkmanız mümkün ve profesyonel destek almak önemlidir. Size uygun saat ve gün için randevu olusturursanız bu konuları daha detaylı bir şekilde konuşup çözüm yolları bulabiliriz
İnsanlarla iletişim kurma konusunda çok sıkıntı çekiyorum. Sohbet etme yeteneğim hiç yok. Bir yerde bir şey ogrensem onu başkasına aktaramiyorum. Bir süre geçince de hemen unutuyorum. Uzun cümle kuramiyorum. Hiç 1 dk boyunca bir şey hakkında konuşamıyorum. Kendimi kötü hissediyorum. Hep insanlar anlatiyo ben dinliyorum. Bazen de benle azıcık samimi olanlar. Sen neden hiç konuşmuyon. Annen baban sana hiç neden içine kapaniksin diye soruyorlar mı, neden cekiniyon diye sorular soruyorlar. Bu beni eziyor hem de çok eziyor
Uzmanın Cevabı: Merhaba, kendini ifade etme ve iletişim kurma konularında yaşadığınız zorlukları anlıyorum. Bu tür durumlar, kişinin özgüvenini ve sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyebilir. Neden böyle hissettiğinizi anlamak, çözüm yolları bulmak ve iletişim becerilerinizi güçlendirmek faydalı olacaktır.
Dışarıda tuvalet hakkında sorun yaşıyorum. Tuvalete erişimimin olmadığını bildiğim yerlerde surekli tuvaletim geliyor. Birçok doktora gittim bağırsaklarımda bir sıkıntı olmadığını şöylediler. Ondan sonra psikologa gittim o da stresten kaynaklı olduğunu düşünce aklıma geldiği an onu atmam gerektiğini söyledi. Ama tam olarak başaramıyorum. Başka bir şey düşünmeye çalışıyorum ama aklımdan çıkmıyor. Çok nadir de olsa bir şeye odaklanabiliyorum o zaman da tuvalet dusuncesini unutuyorum. Tamamen psikolojik olarak gerçekleşiyor. Aklımdan çıktığı an gidiyor ama girdiği zaman çıkarması çok zor oluyor. Bu düşünceyi aklımdan nasıl uzaklastirabilirim? Ya da tuvalet hissi geldiğinde bunun üzerini başka düşüncelerle nasıl örtebilirim? Baska şeyler düşünmeye çalışsam bile aklımda kalıyor.
Uzmanın Cevabı: Merhabalar, olumsuz düşünce ile başa çıkmak için dikkat dağıtmak kısa vadede etkili olsa da seanslar süresince bu kaygının temelinde yer alan inançların incelenip sebebin bulunması gerekir. Olumsuz düşünceleri akıldan uzaklaştırmaya çalışmak o düşünceyi daha çok zihninize çeker. Şöyle düşünün: ben size bir kalem tarif ediyorum. Siyah renkli, tükenmez bir kalem, markasını söylüyorum ve sizin zihninizde bir kalem profili oluşuyor. Sonra da diyorum ki bu kalemi unutun, zihninizden atın. Bunu yapmak için çaba harcadığınızda zihninizde kalemden başka bir şey oluşmayacaktır. Olumsuz düşünceler de böyledir. Onları zihnimizden atmaya çalıştıkça daha çok hücum edeceklerdir. Çünkü bu olumsuz düşünceyi gerçek gibi kabul edip, onunla uğraşmış oluyoruz. Bu sebeple o düşünceyi kabul edip, bunun sadece olumsuz bir düşünce olduğunu ve gelip geçici olduğunu kabul etmek, gerçekçiliğini sorgulamak gerekir. Bu olumsuz düşünceyi ortaya çıkaran temel inancın çözümü ile sorunun üstesinden gelmek mümkün. Dilerseniz birlikte seans planlayabiliriz, sevgiler.
20 yaşındayim 8 ay önce söz 3 ay önce nişan yaptık nişanlımla.hep tartışıyoruz onun ailesine birnsey desem hemn beni üzüyor beni düşünmeden annesi hep ön planda ailesi onu aramıyor nişanlım ailesinden uzakta çalışıyor çoğu zaman ailesi ne arıyor ne soruyo ben hep onun yanında oldum kimse yoktu ben vardım ama hiç bir zman beni görmüyor biz 2 yıl sevgili kaldık çok şey yaşadık ama hala de ben onun önceliği değilim bı kaç aya düğün olacak ama beş gündür ne arıyor ne soruyor tartıştık normalde hiç duramaz hep o yazar ilk defa bu kadar uzun süre yazmadı bana çok ağrı laflar etti yazmak istiyorum olmuyor işte. Tartıştık ağır şeyler dedim ona onda bana dedi bana dedi ki evli olsak yanında olsaydım şuan ağzını burnunu kırarım hep bana diyo evlenince sen bana bir şey diyemezsin ben seni döverim gibisinden ben çok korkuyorum nişanı da atmıyorm aile var çok sorun olur ne yapicam bilmiyorum bizm aramızda da kültür farkı var orda yapamayacağımı da düşünüyorum ama.mecburm
Uzmanın Cevabı: Merhaba, sırf aileler işin içinde diye mecburiyet hissettmek doğru değildir, sonuçta bir ömrümüz var ve mecbur hissetmek hayatımızı boşa harcadığımızı düşündüren mutsuzluklara sürükler. Her şeyiyle bir artılar eksiler listesi yapın. Bir gelecek görmüyorsanız her şeyi göze alıp usulünce ayrılmak en iyisidir. Daha yaşınız da çok genç. Unutmayın ki zarar görülmeyen bir bekarlık zarar görülen bir evlilikten iyidir.