Benim onlara layık olmadığımı başka kız bulamsı gerektiğini durmadan söyleyen bir üvey anne sevgilim bu konuda çok şey söyliyor ona ama o dediklerinden geri kalmıyor ama söylesede bi bakmışsın ertesi gün üvey annesiyle çok yakın anlam veremiyorum annesi benim hakkımda ondan karı olmaz gibisi laflar ediyor durmadan ona başka kız bulma çabasında saygımda şimdiye kadar hiç kusur etmedim sadece bu olaylardan sonra görüşmeme kararı aldım üvey annesi ile görüşmeme rağmen annesi arkamdan laflar ediyormuş sevgilim söylüyor artık bunaldım kafayı yicem hiç bir şey yapmadım belkide çok iyi davrandığım için oldu bunlar sevgilim ne kadar da ben onu seviyorum dese bile başında bir üvey anne dırdırı ne yapmam lazım ilişkimiz yıpranmadan nasıl yürür lütfen yardım edin
Uzmanın Cevabı: Merhaba öncelikle, erkek arkadaşınızın üvey annesinin söylemleri sizi neden bu denli etkiliyor? Bu söylemleri yorumlama şeklinizin değişmesi aynı zamanda etkilenme derecenizi de değiştiricektir. Sizin etkilenme dereceniz ise ilişkinizin etkilenme derecesini değiştirecektir. Bu konu ile alakalı farkındalık kazanmanızı öneririm. Sağlıklı günler diliyorum.
merhaba 2.5 senedir suren bir iliskim var ve saglikli bir iliski oldugunu dusunmuyorm .iliskiden cikmak yada saglikli hala getirmek icin icin yardima ihtiyacim var. Yardimci olursaniz sevinirim
Uzmanın Cevabı: Merhabalar elbette,uygun gün ve saatlerde randevu olusturabilirsiniz,sevgiler 🌸
Erkek arkadaşımla birbirimizi çok seviyoruz ama iki tarafta çok sinirli olduğu için tartışmalarımız felaket şekilde geri dönüşü zor şekilde oluyor. Cinsel ilişkimiz çok heyecanlıydı ister istemez ona da vurdu. Ne yapacağımı bilmiyorum.
Uzmanın Cevabı: Merhabalar, yaşadığınız problemler hakkında farkındalık oluşturup sağlıklı bir çözüme kavuşabilmeniz için çift terapisi desteği almalısınız. Tartışmalarınızın sonu genelde ağır bitiyorsa bu ilişkinize ciddi anlamda zarar verir. Dolayısıyla bu gerginliğin cinsel hayatınıza da yansıması kaçınılmaz olur. Dilerseniz, takvimimden uygun olduğunuz gün ve saat aralığına randevu oluşturabilirsiniz. Sevgiler...
Merhaba, önceki ilişkimde yaşadığım problemlerden dolayı mükemmel giden bir ilişkimi bitirdim. Bağlanma problemi yaşadığımı düşünüyorum. Hiçbir insanı hayatımın merkezine alamıyorum, almak istemiyorum çünkü tekrar aynı üzüntüleri yaşamaktan koruyorum kendimi. Terapiyle çözülebilecek bir konu mudur yoksa bundan sonra böyle mi yaşayacağım?
Uzmanın Cevabı: Merhabalar, bağlanma biçimimiz ilişkileri yaşama biçimimizi gösterir. Bir uzmandan destek alarak bağlanma biçiminizi öğrenebilir ve bunun üzerinde çalışmalar yapabilirsiniz. Güvenli bağlanma gerçekleşmemiş yetişkinler, terapi desteği alarak elbette daha sağlıklı ilişkiler kurmaktadırlar. Endişenizi anlıyorum ancak hiçbir şey hayat boyu sürmez... Dilerseniz, takvimimden uygun olduğunuz gün ve saat aralığına randevu oluşturabilirsiniz. Sevgiler...
Merhaba, 3,5 yıllık bir ilişkim var şu aralar gayet de iyi ve normaliz ama bizim buluşmalarımız hep problemli şekilde oluyordu. Hep benim çabam, hep benim uğraşım, hep benim isteğim üzerine zorla oluyordu bazen bu duruma tepki gösteriyordum kavga ediyorduk, tartışıyorduk asla özür vs. dilemiyordu ama bu tarz tartışmalardan sonra 1-2 kez kendisi de buluşma teklif ediyordu ama tabii sonra yine buluşma teklif etmeyi kesiyordu, benim tekliflerimi de ya direkt reddediyor ya da bir bahane bulup reddediyordu. En son işleri çok yoğundu, bir ay kadar bir yoğunluk yaşadı ve bu yoğunluğunda hiç üstüne gelmedim bir kez bile buluşalım demedim, bana hep işlerinin çok yoğun olduğunu yorgunluktan ölüp bittiğini vs anlatıyordu hatta o kadar bitik haldeydi ki fiziksel yorgunluğu kadar zihinsel yorgunluğu da bir hayli fazlaydı ruh gibi olmuştu resmen benimle doğru düzgün konuşmuyor (mesaj), hiç neşesi keyfi yok hiç enerjisi yoktu ama aramızda bir sorun da yoktu sadece kendi içinde yaşadığı bir durumdu benimle bir alakası yoktu (öyle diyordu). Velhasıl kelam ben bu yorgun ve yorucu günlerinde de hiç üstüne gitmedim son derece anlayışlı oldum ne buluşalım dedim ne de herhangi bir şekilde tavır trip yaptım. Bu yoğun iş günlerinde benimle bir kez bile görüşmezken arkadaşıyla birkaç kez görüştüğü oldu yine ses çıkarmadım yine bir şey demedim, sabret dedim kendi kendime yoğunluğu bitince sana da söyler ne de olsa sen arkadaşı kadar yakın oturmuyorsun ona (evlerimizin mesafesi 25-30 km) ama sonra yoğunluğu da bitti erkek arkadaşım ben onu bildim bileli hep yorgun, hiç enerjik olduğunu bilmem ama yine de bu yoğunluğu bitince heh tamam dedim artık buluşalım der ama yoğunluğu biteli de bir ay oldu ve bir kez olsun demedi... Ve yine arkadaşıyla, arkadaşlarıyla arada bir görüşüyor. Muhtemelen buluşma konusunda benimle de inatlaşıyor olabilir çünkü burnu düşse eğilip de yerden almayacak bir ruh haline büründü uzun zamandır ama ben de ona artık buluşalım vs asla demek istemiyorum çünkü artık zoruma gidiyor böyle yapması... Yine diyorum aramız teorik olarak iyi, bir sorun yok normaliz ama böyle bir normal olur mu onu da bilmiyorum... Ayrıca benim her zaman ama her zaman ama her zaman en en en en en en ufak bir hatamı bile o kadar büyütüyor o kadar devasa bi hale getiriyor ki kendi içinde tabii bana da yansıtıyor hatalarımı normale dönsek bile biliyorum ki asla affetmiyor hep içinde tutuyor ve içinde tuttuğu şeyi de büyütüp büyütüp büyütüp haftalar aylar sonra bir şekilde önüme sunuyor... Bunlardan dolayı bana olan ilgisinin de epey azaldığını düşünüyorum yani şöyle bana ilgisinin azaldığı %100 gerçek, sebebinin bu olduğunu düşünüyorum. Her hatamda -ki inanın çoğuna hata bile demez normal insanlar öyle söyleyeyim- defalarca kez özür dileyip hep kendimi affettirmeye çalışıyorum, hep uğraşıyorum hep didiniyorum ama dediğim gibi beni affetse de muhakkak affettiği şeyleri bir gün önüme sunuyor. Ben haklı olduğum bir konuda bile muhakkak özür dilerken buluyorum kendimi, haklılığımı bile savunamıyorum... O kadar dolu ki içim belki konudan konuya atlıyorum ama ilgi konusuna geleceğim tekrardan, dediğim gibi bana ilgisi epey azaldı hatta geçenlerde tatlı ve güzel bir şekilde "benimle ilgilensene" tarzı bir şey söyledim bunu inanılmaz ciddi bi mesele haline getirdi yani kavga etmedik ama "kadınların şu ilgi merakını da asla anlayamıyorum çok saçma geliyor hem ben sana ne kadar çok ilgi gösterirsem sen hep daha fazlasını daha fazlasını isteyeceksin, bu ilgi seni çok doyumsuz yapacak o yüzden ben sana %60lık bir ilgi gösteriyorum sadece" tarzı cümleler kurdu. Bunu da unutamıyorum... Bir insan "sevgilisine" ilgi yüzdesi koyar mı... İlgi sınırı koyar mı... İlgi gösterirsem kesin daha fazlasını ister diye endişe eder mi?.. Oysaki ben ömrümü ona ilgili olmaya adayabilirim çünkü sevgi böyle bir şey bence sevginin sınırı limiti nasıl olabilir ki sevginin ilginin kotası nasıl olabilir ki? Ben ne yapacağımı gerçekten bilmiyorum... Beni sevdiğini biliyorum birkaç kez ayrılmaya çalıştı ama yine kendisi ayrılamadı benden, yine kendisi vazgeçemedi ama böyle bir ilişki de bana hiç doğru gelmiyor. Sayesinde artık benim de onunla buluşasım gelmiyor. Artık ya bir gün buluşalım derse endişesi yaşamaya başladım, çünkü o kadar gitmek istemiyorum ki yanına... Ama onu seviyorum ve ondan kopamıyorum, onsuz bir hayat da düşünemiyorum. Ne yapacağım gerçekten hiç bilmiyorum...
Uzmanın Cevabı: Merhabalar,normal ve normal dışını ayıran çok ince bir çizgi olmamakla beraber duygusal ilişkilerde bu ayrımı yapmak biraz daha zor olabilmektedir.Çünkü her ilişkinin dinamiği farklıdır.Her ilişki kendi bünyesinde değerlendirilmedilir.Fakat ortak bazı paydalar vardır ki bunlar duygusal ilişkinin olmazsa olmazlardır.Bu noktada bizim bağlanma stillerimiz devreye girmektedir.Yani ailemizde öğrendiğimiz şemalar bizim ilişki şekillerimizi belirler.
Sizin ilişkiye yaklaşımınızı anlamak adına sizi daha yakından tanımak ve hatta eğer isterse erkek arkadaşınızın da dahil olduğu çift seanslarında sizin ilişki dinamiğinize daha yakından bakarak sorunlarınızın kaynaklarına beraber inerek çözüm yollarını bulabiliriz.Çünkü temelde ilişkiye bakış açınızda ve ilişkiyi anlamlanırma sürecinde de farklılıklar olduğunu görüyorum ilerleyen zamanlarda bunun karşınıza daha büyük problemler çıkarması mümkün olabilmektedir.Seans oluşturmak için iletişime geçebiliriz.
Merhaba, belki yanlış ama inanın bu kadar üzgün ve çaresiz hissetmesem yazmazdım, belki cevap bile vermeyebilirsiniz ama yardıma ihtiyacım var. Yaklaşık 9 aydır beraber olduğum, çok emek verdiğim uzaktan bir ilişkim vardı, başta zor ya da sürdürülebilir olmadığını düşünsem de onunla görüşmelerimden sonra hissettiğim sevgi her defasında fazlalaştı, çok seviyorum öyle çok seviyorum ki asla kabullenemem dediğim bir şeyi kabullenebilirim sandım. Arada iletişim sorunları yaşardık ama hiçbiri bu kadar ağır değildi. Sevgilim normalde hiç yapmadığı bir davranış sergileyip bir gece telefonumu karıştırmış, çok eski mesajlarımın telefonumda duruyor oluşuna sinirlenip bana aşırı tepkiler verdi. Kendisine beni haksız yere suçladığını hepsinin çok eski şeyler olduğunu ve onunla olduğum zamanlarda asla böyle bir şey olmadığını söylediğim halde üzerime gelince karşı tepki olarak "beni eski şeylerle suçluyorsan seninkilere de bakalım ve seni suçlayalım" dedim, telefonu açtığında hiçbir mesajı yoktu her uygulamada benimle olan mesajları duruyordu sadece, ben böyle yapınca ses tonunu düşürdü. Bu davranışı karşısında ve benden başka hiçbir mesaj olmayışını da düşününce içime bir kuşku düştü ve ilk defa bir şeyler sakladığını düşündüm, normalde hiç yapmadığı davranışı yaptıysa bir sebebi olduğunu düşündüm ve sabaha karşı telefonunu karıştırdım, eski kız arkadaşıyla mesajları duruyor ve numarası "sakın arama" şeklinde kayıtlıydı, bu beni çok etkilemedi ve fotoğraf albümüne girdim hiçbir sorun yok gibi gözükse de gizli bir klasörde farklı farklı insanlardan onlarca aşırı uygunsuz fotoğraf ve video buldum, üstelik bir tanesi kurumda çalışan ve evli olan bir kadına ait sexting konuşmaları ve görsellerdi, en yakın tarihli olan görsel ben sorunlarımızı onun yanına halletmeye gitmeden yalnızca 2 gün önceydi, benim ilişkimizdeki sorunlara üzüldüğünü düşündüğüm günlerde kendini başka insanlarla tatmin ediyormuş, hayatımda hiç görmediğim kadar farklı açık görsel gördüm, dünyam başıma yıkıldı daha sonra krize girdim, elim ayağım titredi, nefesim kesildi, telefonu uykudayken onun suratına fırlatıp hemen balkona çıktım ayaklarım tutmuyordu. Olayı kendisi idrak edince yanıma gelip bana yardımcı olmaya çalıştı ama kendime dokundurmadım iğrendim ondan, biraz nefesimi düzenleyip ayağa kalktım aynı zamanda ağlıyordum eşyalarımı toplayıp gitme kararı aldım. Öyle büyük bir acı hissettim ki, o kadar çok şey düşündüm ki, onun suratına suratına vurdum her şeyi, diyecek hiçbir şeyi olmadığını çok pişman olduğunu söyleyip ağlamaya başladı, ben konuşurken sadece özür diledi, öyle kötü bir halde geldi ki bir de onun bu hale gelişine ağladım evden çıkmama izin vermeden bana sarılmaya çalıştı, bana sarılmasına izin verdim ağladım omzunda ama ona sarılmadım. Zaten dizlerim çözüldü ve yürüyemedim yatağa oturdum, gitmemem için, kalmam için, ne gerekiyorsa yapmak için yalvardı, ikimizde sadece ağladık. Bu neredeyse iki gün sürdü ben hâlâ gitmeli miyim kalmalı mıyım diye düşünüyordum defalarca öptüm onu, "aşabiliriz unutabiliriz lütfen gitme ben hiç bu kadar sevilmedim" dedi bana ağlarken. Kıyamadım aşabiliriz diye düşündüm, bu sefer daha bağlı daha yoğun bir sevgiyle karşıladı beni, birkaç gün geçti ben daha iyiydim ama aklım kurcalanıyordu. Yanından iyi bir şekilde ayrılmadan önce ona "biliyorum çok zor bir şey yaşadık, aşacağımızı konuştuk ama bazı zamanlar benim belki bir kavganın ardında bile bunlar aklıma gelebilir o zamanlarda anlayışla karşılayabilir misin? yanımda olabilir misin? dedim. ne yapması gerekiyorsa yapacağını söyledi. Bunların üzerinden 2 ay geçti ve içimdeki kuşku hiç dinmedi ona hiç yansıtmadım. Ailevi ve iş anlamında çok sıkıntıya girdiğim zamanlardan birinde onun varlığını daha çok hissetmek istedim. Benim de ona ihtiyacım olduğunu söyledim, her seferinde özlemini sevgini yansıtamadığından ama çok sevdiğinden bahsediyordu bana. Bir gece benimle sexting yapmak istedi ve benim aklıma o görüntüler, aynı kurumda çalıştığı evli kadınla yazışmaları, ben yanına gitmeden 2 gün önce aldığı nude fotoğraf aklıma geldi ve konuyu değiştirdim. Diğer gün telefonuna ulaşamadım saatlerce bana seminerde olduğunu ve arayacağını söyledi. Saatler geçti ve kuşkum durmadı. Defalarca attığım "nerede kaldın? saatler oldu daha bitmedi, ne yönetiyorsunuz bu kadar?" mesajının ardından bana yersiz ve gereksiz trip attığımı, mükemmel bir seminerin ardından gününü mahvettiğimi söyledi. Sürekli içimi kemiren bir kuşku olduğunu ve canımın acını söylediğimde tekrar gereksiz bulup uzun bir süre benimle görüşmek istemediğini söyledi. Bunu istemedim. Her şey üzerime geldiğini yaşadığımız olayları tamamen unutabileceğimin garantisini veremediğimi hatta bu korkumu onun ellerini tutarken dile getirdiğimi ve bu zamanlarda anlayışlı olmasını istediğimi söyledim.
"sen bunları aşamayacaksın ben istediğim kadar yardımcı olayım, unutmaya calısalım sen bunları unutamayacaksın, ben çok yoruldum" şekilinde bir mesaj aldım ve onu yorduğum için özür diledim, onu çok sevdiğimi ve birkaç hissimi daha dile getirdim. Kendimi suçladım çok yordum, çok saçmaladım diye onu dinlendirmek istedim. Benden bu aşamadığımız şeyleri tamamen unutmamı ve bir daha hiç karşısına çıkarmamamı istedi. Saatlerce düşündüm ve şöyle bir mesaj hazırladım
"affetmek geçmişi değiştirmedi, unutmak anlamına gelmedi, yaşanılanları silmedi, o an yaşadığım acıyı ortadan kaldırmadı, gördüklerimden dolayı üstlendiğin sorumluluğu yok etmedi, benim bu olayla barışık olduğum ve barışık kalabileceğim anlamına gelmedi ama her zaman tutunduğum sevginin peşinde kaldım. saçmaladığımı kabullendim ve nedenini anlattım sana, kolay bir şey değil, bir anda aşabileceğim bir şey değil, böyle zamanlarda bana vereceğin birkaç cümle ve nerede olduğunu bildiğim bir fotoğrafla bile bana yardımcı olabilirsin. bu sorunlu davranışımın sorumlusu olan senden bunun için defalarca özür diledim. "
Bana üzgün olduğunu hiçbir şeyi iyileştiremediğini beni her şeyden çok sevip sevmeye devam edeceğini ama artık olmadığını söyledi. Daha sonra aradım konuşmak için telefon konuşmamızdan sonra konu havada kaldı sürekli benden unutmamı bekledi ben de kolay olmadığını söyledim. Telefonu kapatırken daha ılımlıydık.
Bir gün sonra günün nasıl geçtiğinden bahsederken bu konu hakkında "hani benden kuşku duyduğun seminer var ya" şeklinde iğneleyici bir yaklaşımda bulununca, bu güveni yeniden inşa etmek ve beni sevgisiyle hatta belki birkaç ufak hareketle bu kuşkudan kurtarabileceğini söyledim tekrar ama sert bir tepki vererek "ne bekliyorsun görüntülü mü arayayım her yerde, sadece senin duyguların yok, sen bana güvenmiyorsun, kapat allah aşkına" deyip telefonu kapatı, tekrar aradım ve meşgule aldı.
İnanın ne yapacağımı bilmiyorum, küçük yaşlarımda babam annemi aldattı bu yüzden bütün ilişkilerimde aldatılmaktan korkardım, yine küçük yaşlarımda tacize uğradım bir akrabam tarafından bunu çok zor atlattım erkekler hep şeytan gibi gelirdi, korkardım hep. Üniversiteye ilk başladığım yıl sevgilim olmuştu ama onu da öpmedim bile. Daha sonra çok ilgiyle ve teklifle karşılaştım ama hep arkadaş olmak istedim sevgilim olsun istemedim. İlk defa his olarak, tensel olarak kendimi açtığım, çok sevdiğim, çok çabaladığım birisi hakkında bu kadar arafta ve yardıma muhtaç kaldım.
Bana bir şeyler söyleyebilir misiniz?
Uzmanın Cevabı: Merhaba. Öncelikle yazdıklarınızdaki içgörüden ve kendinizi bu kadar iyi ifade edebilmenizden dolayı sizi tebrik ederim. Gerçekten olayları algılayışınız ve yapıcı bir şekilde kendinizden de ödün vermeden gerçekçi bir şekilde ve ben diliyle ifade etmeniz çok hoşuma gitti. İç görü dediğim şey bir şeyin garip, anormal olduğunu farkedip sebebine dair değerlendirme yapabilmektir bir bakıma , farkındalıktır kendinize dair. Çocukken yaşadığınız aldatılmaya şahit oluşunuz , tacize uğramak gibi durumların sizde bıraktığı yarayı eşeleyecek birini seçmiş bilinçdışınız , ruhunuz. Bir cümle çok dikkatimi çekti sizin de üzerine düşünmenizi isterim: gitmeye kalktığınızda kurduğu cümle" ben hiç bu kadar sevilmedim , gitme" bu cümlesi sizde merhamet uyandırmış. Sizi çok sevdiğini söylemek yerine çok sevildiğini vurgulaması belki diğer birçok insanı sinirlendirir. Onu koruma ve affetme , sevildiğini gösterme gibi sorumluluklar sizce bir partner sorumluluğu mudur ? Size neyi çağrıştırdı?
Sanki bu olayla bazı kısır döngülerin kırılma vakti gelmiş ve daha büyük bir farkındalık aşamasına geçmiş gibisiniz. Kimse ayrilik acısını bir anda alıp götüremez sizden. Ama bu acının kaynağı nedir ve neden bu kadar uzun süre yer etti sizde, bu kadar kabullenici olmanızın ve daha birçok duygunuzu konuşabilirsiniz bir seansta. Kimden alacaksanız alın , mutlaka bir yardım alın derim bu süreçte.
Merhaba, belki yanlış ama inanın bu kadar üzgün ve çaresiz hissetmesem yazmazdım, belki cevap bile vermeyebilirsiniz ama yardıma ihtiyacım var. Yaklaşık 9 aydır beraber olduğum, çok emek verdiğim uzaktan bir ilişkim vardı, başta zor ya da sürdürülebilir olmadığını düşünsem de onunla görüşmelerimden sonra hissettiğim sevgi her defasında fazlalaştı, çok seviyorum öyle çok seviyorum ki asla kabullenemem dediğim bir şeyi kabullenebilirim sandım. Arada iletişim sorunları yaşardık ama hiçbiri bu kadar ağır değildi. Sevgilim normalde hiç yapmadığı bir davranış sergileyip bir gece telefonumu karıştırmış, çok eski mesajlarımın telefonumda duruyor oluşuna sinirlenip bana aşırı tepkiler verdi. Kendisine beni haksız yere suçladığını hepsinin çok eski şeyler olduğunu ve onunla olduğum zamanlarda asla böyle bir şey olmadığını söylediğim halde üzerime gelince karşı tepki olarak "beni eski şeylerle suçluyorsan seninkilere de bakalım ve seni suçlayalım" dedim, telefonu açtığında hiçbir mesajı yoktu her uygulamada benimle olan mesajları duruyordu sadece, ben böyle yapınca ses tonunu düşürdü. Bu davranışı karşısında ve benden başka hiçbir mesaj olmayışını da düşününce içime bir kuşku düştü ve ilk defa bir şeyler sakladığını düşündüm, normalde hiç yapmadığı davranışı yaptıysa bir sebebi olduğunu düşündüm ve sabaha karşı telefonunu karıştırdım, eski kız arkadaşıyla mesajları duruyor ve numarası "sakın arama" şeklinde kayıtlıydı, bu beni çok etkilemedi ve fotoğraf albümüne girdim hiçbir sorun yok gibi gözükse de gizli bir klasörde farklı farklı insanlardan onlarca aşırı uygunsuz fotoğraf ve video buldum, üstelik bir tanesi kurumda çalışan ve evli olan bir kadına ait sexting konuşmaları ve görsellerdi, en yakın tarihli olan görsel ben sorunlarımızı onun yanına halletmeye gitmeden yalnızca 2 gün önceydi, benim ilişkimizdeki sorunlara üzüldüğünü düşündüğüm günlerde kendini başka insanlarla tatmin ediyormuş, hayatımda hiç görmediğim kadar farklı açık görsel gördüm, dünyam başıma yıkıldı daha sonra krize girdim, elim ayağım titredi, nefesim kesildi, telefonu uykudayken onun suratına fırlatıp hemen balkona çıktım ayaklarım tutmuyordu. Olayı kendisi idrak edince yanıma gelip bana yardımcı olmaya çalıştı ama kendime dokundurmadım iğrendim ondan, biraz nefesimi düzenleyip ayağa kalktım aynı zamanda ağlıyordum eşyalarımı toplayıp gitme kararı aldım. Öyle büyük bir acı hissettim ki, o kadar çok şey düşündüm ki, onun suratına suratına vurdum her şeyi, diyecek hiçbir şeyi olmadığını çok pişman olduğunu söyleyip ağlamaya başladı, ben konuşurken sadece özür diledi, öyle kötü bir halde geldi ki bir de onun bu hale gelişine ağladım evden çıkmama izin vermeden bana sarılmaya çalıştı, bana sarılmasına izin verdim ağladım omzunda ama ona sarılmadım. Zaten dizlerim çözüldü ve yürüyemedim yatağa oturdum, gitmemem için, kalmam için, ne gerekiyorsa yapmak için yalvardı, ikimizde sadece ağladık. Bu neredeyse iki gün sürdü ben hâlâ gitmeli miyim kalmalı mıyım diye düşünüyordum defalarca öptüm onu, "aşabiliriz unutabiliriz lütfen gitme ben hiç bu kadar sevilmedim" dedi bana ağlarken. Kıyamadım aşabiliriz diye düşündüm, bu sefer daha bağlı daha yoğun bir sevgiyle karşıladı beni, birkaç gün geçti ben daha iyiydim ama aklım kurcalanıyordu. Yanından iyi bir şekilde ayrılmadan önce ona "biliyorum çok zor bir şey yaşadık, aşacağımızı konuştuk ama bazı zamanlar benim belki bir kavganın ardında bile bunlar aklıma gelebilir o zamanlarda anlayışla karşılayabilir misin? yanımda olabilir misin? dedim. ne yapması gerekiyorsa yapacağını söyledi. Bunların üzerinden 2 ay geçti ve içimdeki kuşku hiç dinmedi ona hiç yansıtmadım. Ailevi ve iş anlamında çok sıkıntıya girdiğim zamanlardan birinde onun varlığını daha çok hissetmek istedim. Benim de ona ihtiyacım olduğunu söyledim, her seferinde özlemini sevgini yansıtamadığından ama çok sevdiğinden bahsediyordu bana. Bir gece benimle sexting yapmak istedi ve benim aklıma o görüntüler, aynı kurumda çalıştığı evli kadınla yazışmaları, ben yanına gitmeden 2 gün önce aldığı nude fotoğraf aklıma geldi ve konuyu değiştirdim. Diğer gün telefonuna ulaşamadım saatlerce bana seminerde olduğunu ve arayacağını söyledi. Saatler geçti ve kuşkum durmadı. Defalarca attığım "nerede kaldın? saatler oldu daha bitmedi, ne yönetiyorsunuz bu kadar?" mesajının ardından bana yersiz ve gereksiz trip attığımı, mükemmel bir seminerin ardından gününü mahvettiğimi söyledi. Sürekli içimi kemiren bir kuşku olduğunu ve canımın acını söylediğimde tekrar gereksiz bulup uzun bir süre benimle görüşmek istemediğini söyledi. Bunu istemedim. Her şey üzerime geldiğini yaşadığımız olayları tamamen unutabileceğimin garantisini veremediğimi hatta bu korkumu onun ellerini tutarken dile getirdiğimi ve bu zamanlarda anlayışlı olmasını istediğimi söyledim.
"sen bunları aşamayacaksın ben istediğim kadar yardımcı olayım, unutmaya calısalım sen bunları unutamayacaksın, ben çok yoruldum" şekilinde bir mesaj aldım ve onu yorduğum için özür diledim, onu çok sevdiğimi ve birkaç hissimi daha dile getirdim. Kendimi suçladım çok yordum, çok saçmaladım diye onu dinlendirmek istedim. Benden bu aşamadığımız şeyleri tamamen unutmamı ve bir daha hiç karşısına çıkarmamamı istedi. Saatlerce düşündüm ve şöyle bir mesaj hazırladım
"affetmek geçmişi değiştirmedi, unutmak anlamına gelmedi, yaşanılanları silmedi, o an yaşadığım acıyı ortadan kaldırmadı, gördüklerimden dolayı üstlendiğin sorumluluğu yok etmedi, benim bu olayla barışık olduğum ve barışık kalabileceğim anlamına gelmedi ama her zaman tutunduğum sevginin peşinde kaldım. saçmaladığımı kabullendim ve nedenini anlattım sana, kolay bir şey değil, bir anda aşabileceğim bir şey değil, böyle zamanlarda bana vereceğin birkaç cümle ve nerede olduğunu bildiğim bir fotoğrafla bile bana yardımcı olabilirsin. bu sorunlu davranışımın sorumlusu olan senden bunun için defalarca özür diledim. "
Bana üzgün olduğunu hiçbir şeyi iyileştiremediğini beni her şeyden çok sevip sevmeye devam edeceğini ama artık olmadığını söyledi. Daha sonra aradım konuşmak için telefon konuşmamızdan sonra konu havada kaldı sürekli benden unutmamı bekledi ben de kolay olmadığını söyledim. Telefonu kapatırken daha ılımlıydık.
Bir gün sonra günün nasıl geçtiğinden bahsederken bu konu hakkında "hani benden kuşku duyduğun seminer var ya" şeklinde iğneleyici bir yaklaşımda bulununca, bu güveni yeniden inşa etmek ve beni sevgisiyle hatta belki birkaç ufak hareketle bu kuşkudan kurtarabileceğini söyledim tekrar ama sert bir tepki vererek "ne bekliyorsun görüntülü mü arayayım her yerde, sadece senin duyguların yok, sen bana güvenmiyorsun, kapat allah aşkına" deyip telefonu kapatı, tekrar aradım ve meşgule aldı.
İnanın ne yapacağımı bilmiyorum, küçük yaşlarımda babam annemi aldattı bu yüzden bütün ilişkilerimde aldatılmaktan korkardım, yine küçük yaşlarımda tacize uğradım bir akrabam tarafından bunu çok zor atlattım erkekler hep şeytan gibi gelirdi, korkardım hep. Üniversiteye ilk başladığım yıl sevgilim olmuştu ama onu da öpmedim bile. Daha sonra çok ilgiyle ve teklifle karşılaştım ama hep arkadaş olmak istedim sevgilim olsun istemedim. İlk defa his olarak, tensel olarak kendimi açtığım, çok sevdiğim, çok çabaladığım birisi hakkında bu kadar arafta ve yardıma muhtaç kaldım.
Bana bir şeyler söyleyebilir misiniz?
Uzmanın Cevabı: Merhaba, anlattığınız kadarıyla gerçekten toksik bir ilişkinin içerisindesiniz. Üstelik daha kısa süredir ilişki yaşadığınız bu kişi size bunları yaşatırken uzun vadede yaşatacağı şeylerin sinyallerini veriyor. Uzun uzun tanımladığınız şeye aslında biz bir isim veriyoruz o da bencillik. Sadece siz onu çok sevdiğiniz için sizin gibi seveni bulamama korkusu ile sizinle beraber olduğunu dile getirmiş. Sizinle empati yapmayan, sizin duygularınızı anlamayan ve dinlemeyen bir kişi ile ilişki yaşamak çok yıpratıcı bir süreçtir. Siz de yeterince yıpranmışsınız. Bir çuvalı sımsıkı tuttuğunuz düşünün ama çuval çok ağır. Bıraksanız rahatlayacaksınız artık çok yoruldunuz ve elleriniz acıyor. Bırakmak istemiyorsunuz sevdiğiniz için. Size zarar veren şeyleri bırakma vaktiniz gelmiş. Daha büyük yaralar almadan bu ilişkiyi bitirmek en doğrusu olabilir. Aslında daha çok dikkatimi çeken şey sizin kendinize karşı öz şefkatinizin ve sevginizin yetersiz olması. Bunun üzerine çalışmak gerektiğini düşünüyorum. Psikoterapiyle üstesinden gelebiliriz.
Ailevi sorunlarım annem ve diğer her şey beni çok yıpratıyor. Hem kızıyorum hem üzülüyorum ne yapacağım?
Uzmanın Cevabı: Merhaba. Sorunuza direkt bir cevap vermem pek mümkün değil ne yazık ki. Buna sebep olarak bazı noktaları gösterebilirim:
* Ben, bir psikoterapisti -kendimi de dolayısıyla- birilerinin sorularına cevap vermek üzere iş gören kişi olarak görmüyorum. Terapist, "sorulara cevap veren" değil "soru soran" kişidir. Onun soru sormasının amacı da, hastanın/ danışanın kendine dair merakını tahrik etmek olabilir ancak. Bu açıdan terapistin rolü, sorduğu soruların hastadaki/ danışandaki cevabını, onunla birlikte aramak olabilir.
* Psikolojik açıdan bakarsak, sorandan bağımsız bir soru olamaz. Soruyu sorana yani size dair hiçbir şey bilmediğimden, cevabım da çok anlamsız olabilir.
* Sorunuza direkt bir cevap vermeye kalkışacak olsam da, sorunuz çok kısa, kapalı ve belirsiz bir soru benim için. Sorunuzu karşılıklı ele alıyor olsaydık, pek çok noktayı netleştirme gereği duyardım: Ailevi sorun ne demek? Annenizin ve diğer her şeyin sizi yıpratması ne demek? "Ne yapacağım?" derken neyi kastediyorsunuz? gibi.
Bunlarla birlikte, sorunuzun bendeki bazı çağrışımlarını sizinle paylaşabilirim:
* Sizi bir ergen (13-17 yaş aralığında) olarak fanteziledim yani bu sorunun bir ergen tarafından sorulduğunu düşündüm.
* Çok az şey vererek çok fazla şey bekliyorsunuz. On altı kelime ve iki noktalama işaretinin karşılığında, belki de hayatınız değiştirmesini beklediğiniz bir cevap arıyorsunuz. Bir bebeğin, belli belirsiz, huzursuzluğunu ifade etmesi gibi. Annesi, o az şey dile getirse -hatta hiç dile getirmese- bile, onu anlar ve ihtiyacını karşılar. Benim de sizi öylece anlayıvermemi bekliyor gibisiniz. Oysa, bebeklikten sonra, kendimizi sözle ifade ederiz.
* Az şey vererek muhatabınızda -bende- bir merak uyandırma, onun sizi kurcalamasını arzu ediyor olabilirsiniz.
* Hem kızıyor hem üzülüyorsunuz. Ben buradaki üzüntünün, üzüntüden ziyade suçluluk ve onun yol açtığı korku olabileceğini düşündüm. Annenizle ilişkinizde bir çatışma yaşıyor gibisiniz: Ona olan egresyonunuz/ öfkeniz ve bunun karşılığında cezalandırılma korkusu.
Bütün bu yazdıklarım ilginizi çektiyse, dinamik psikoterapiden istifade edebilirsiniz.
Mutluluklar dilerim.
Merhaba 8 aydır nişanlıyım 26 yaşındayım nişanlımla sevgililik dönemi ve nişanlılık dönemi boyunca sürekli tartışmalar yaşıyoruz sürekli kaygı ve konu yaratıyorum nişanlık hep alttan alan ve çözüm üreten taraf oluyo ailelerde işin içinde olunca durum daha fazla karışıyor nişanlımın ailesi gelip gitmek arayıp sormak gibi durumları sevmiyorlar benim ailemde hep bunlar niye aramıyo niye gelmiyo diye sürekli bi konuşma ve bana yansıtma boyutundalar bende sürekli evde olduğum için sürekli kürüyorum ve nişanlıma yansıtıyorum kavga çıkartıyorum nişanlıma hep bu durum için söz verdim ama tutmadım biz odaklı olalım düşünme takma dedikçe ailemde üzerime geldikçe düşünmemek elde olmadı son iki aydırda nişanlımla aramda soğukluk hissediyorum ve bana olan ilişkiye olan inancını bitirdigini söyledi nişanlımı çok seviyorum bu takıntılıklarımdan kurtulmak birlikte mutlulugumuza bakmak istiyorum onun inancını ve güvenini tekrar Nasıl kazanabilirsin lütfen yardımcı olurmusunuz. Şimdi ise umursamaz ararsam konuşan değersiz hissettiriyor konuşmaları bize getirirsem bilmem veya sessiz kalıyo napıyosun nasıl geçti günün diye konuşursam Herşey iyi ama konu bize gelirse sus pus beni seviyormusun bilmem cevap bu oluyo
Uzmanın Cevabı: Anlatılanlar kadarıyla ilişkinizi sürekli kavga ederek yıpratmışsınız. Ailen ile açık açık konuşup durumu anlayacakları dilde ifade edebilirsin en azından farkında olurlarsa senin üzerine gelmeyi azaltabilirler. İkili ilişkiler de davranışlarımız hep tekrardan ibarettir. Bu döngüleri tekrar tekrar yaşıyorsan altta yatan sebeplere bakmak gerekiyor.
Merhaba 8 aydır nişanlıyım 26 yaşındayım nişanlımla sevgililik dönemi ve nişanlılık dönemi boyunca sürekli tartışmalar yaşıyoruz sürekli kaygı ve konu yaratıyorum nişanlık hep alttan alan ve çözüm üreten taraf oluyo ailelerde işin içinde olunca durum daha fazla karışıyor nişanlımın ailesi gelip gitmek arayıp sormak gibi durumları sevmiyorlar benim ailemde hep bunlar niye aramıyo niye gelmiyo diye sürekli bi konuşma ve bana yansıtma boyutundalar bende sürekli evde olduğum için sürekli kürüyorum ve nişanlıma yansıtıyorum kavga çıkartıyorum nişanlıma hep bu durum için söz verdim ama tutmadım biz odaklı olalım düşünme takma dedikçe ailemde üzerime geldikçe düşünmemek elde olmadı son iki aydırda nişanlımla aramda soğukluk hissediyorum ve bana olan ilişkiye olan inancını bitirdigini söyledi nişanlımı çok seviyorum bu takıntılıklarımdan kurtulmak birlikte mutlulugumuza bakmak istiyorum onun inancını ve güvenini tekrar Nasıl kazanabilirsin lütfen yardımcı olurmusunuz. Şimdi ise umursamaz ararsam konuşan değersiz hissettiriyor konuşmaları bize getirirsem bilmem veya sessiz kalıyo napıyosun nasıl geçti günün diye konuşursam Herşey iyi ama konu bize gelirse sus pus beni seviyormusun bilmem cevap bu oluyo
Uzmanın Cevabı: Merhabalar, öncelikle kendinizin farkında olmanız büyük bir avantaj. Aslında yaptığınızın ve bunun size iyi gelmediğinin farkındasınız. Nişanlılık, sevgililik, evlilik iki kişi arasında gibi gözükse de elbetteki ailelerin uyuşması da bazen problem olabiliyor; fakat bu durumları kafanızda kurmak yerine nişanlınızla ortak çözümde buluşarak halletmek size iyi gelecektir. Çözmek demek yargılamak ya da nişanlınıza tepki göstermek değil bu durumlar için ne yapabileceğinizi konuşabilmek ile başlar. Her ne olursa olsun aileler olsa da sonucunda ikinizin birlikteliği kalacaktır. Bu ortamı huzur içerisine almazsanız nişanlınızdaki gibi siz de uzaklaşmak durumunda kalabilirsiniz. Nişanlınıza verdiğiniz sözleri tutmayışınız onda bir güven kırıklığı yaratmış olabilir. Bu yüzden uzaklaşmış olabilir. Detaylı bir destek almak iyi olacaktır. Danışmanlık için bana ulaşabilirsiniz.