İçeriğe geç
  1. Soru Sor

4356 sonuç gösteriliyor.

uyku

abc

ya uyuyamazsam diye yatağa giriyorum ve uyuma sürem uzayabiliyor bu bende stres oluşturmakta. üniversite sınavına hazırlandığım senede bunu yaşamak beni zorluyor ne yapabilirim

Uzmanın Cevabı: Merhaba, yaşadığınız uyku probleminin pek çok sebebi olabilir. Üniversite sınavına hazırlandığınız bu dönemde sınav kaygınızın yüksek olması durumunda uyku problemleri görülebilir. Bu konuda uzman desteği almanızı öneririm. Sevgiler.

Detayları Gör

uyku

abc

ya uyuyamazsam diye yatıyorum ve bu stres yüzünden uyumam uzun sürüyor ne yapmaylıyım

Uzmanın Cevabı: Merhabalar, “uyuyamazsam ne olur?” sorusunu kendinize sorup yanıtları aldıktan sonra, uyuyamazsanız başınıza gelecek durumların önemli olup olmamasına göre stresiniz azalma eğilimi gösterebilir. Uyku sorunları genellikle başka psikolojik sıkıntılardan kaynaklanır, bu sebeple bir uzmandan destek almakta yarar vardır. Sevgiler...

Detayları Gör

Uykusuzluk

Y... B...

Uykusuz kaliyorum gerçi bir kisinin yüzünden oldu hayatima girdi gireli hic bir seyden tad alamiyorum gece gunduz aklimda

Uzmanın Cevabı: Sevgili danışan, önem verdiğimiz konularla alakalı kafamızda soru işaretleri olduğunda ve geleceğin belirsizliği dengelerimizi bozabilir. Uyku düzeni de bunlardan bir tanesidir. O kişi ile bu sorununuzu doğru iletişim yollarını kullanarak çözmeniz gerekir ya da soru işaretlerinin sizin için değerini azaltarak hayatınıza devam etmeniz. Eğer başaramıyorsanız randevu almanızı tavsiye ederim.

Detayları Gör

İlişki

Serap

Hayatında yalnız kalmak isteyen bir sevgilim var zamanının çoğunu bana harcamasından rahatsız olmuş beni eskisi kadar sevmediğini soğuduğunu söyledi eskiden onu kırdığım şeyleri tekrar söyledi daha önce yine ayrılıp barisma oldu 1 gün sürdü o istedi yine şimdi de son kez ayrıldı ilk gün oda ağlamaklı oldu ama burdan dönemeyiz dedi pişman olacağına emin olmadan ve bence tam düşünmeden gitti sonra konuşmak istediğimde soğuk davrandı kötü davrandı yapmaz dediğim şeyler yaptı ve bir kaç haftaya başkasıyla konuştuğunu öğrendim aradım bana sevgilim yok olmuycak dedi soğuk, kötü davrandı onu istemediğimi zaten bildiği halde seni istemiyorum dedi ezberlemiş gibi seni umursamıyorum düşünmüyorum bitti falan dedi hani birini istemiyordun zamanın yoktu dedim zaman ayırmıyorum zaten dedi normalde instagram ***** pek bir anda kullanmaya başladı kızlar ekledi (tabiri caizse güzel instagram ***** ki asla onlara ilgisi olan biri değildi kız peşinde biri değil) hayatıma devam ediyorum konulu stoyler paylaşımlar sanki hiç olmamışım gibi davranıyor 2 yıldır beraberdik sizce bu insan gerçekten unuttu bitirdi mi yoksa oda acı çekiyor da kendini mi kandırıyor

Uzmanın Cevabı: Merhaba, ne yazık ki sizi unutup unutmadığını ya da acı çekip çekmediğini bir yazı neticesinde bilemem. Ancak size önerim erkek arkadaşınıza bunu doğrudan sormanız olabilecekken zaten sorduğunuzu belirtmişsiniz. Ayrıca cevapları beklerken de yıpranmış olabilirsiniz. Belki de yapılması gereken en doğru şey cevapları zamana bırakarak kendi hayatınıza doğru yönelmeniz olacaktır. Sevgiler Uzman Psikolog İlkay Dingeç

Detayları Gör

psikoterapist olmak

öğrenci

iyi günler emrah bey ben psikoloji öğrencisiyim ve psikoterapist olmak istiyorum bunun için psikoterapi sertifikası almam yeterli midir ?

Uzmanın Cevabı: Merhaba, psikoterapist olma yolculuğunda çalışmayı düşündüğünüz ekolde sertifikalı psikoterapi eğitimlerinin yanı sıra Süpervizyonun da önemli bir yeri bulunmaktadır. Konuyla ilgili kriterler vs. gibi ayrıntılı bilgiye internette birçok forum sitesi üzerinden ulaşabilirsiniz.. Başarılar diliyorum 🙏

Detayları Gör

psikoterapist olmak

öğrenci

iyi günler gülşah hanım, ben psikoloji öğrencisiyim ve mesleğimi psikoterapist olarak yapmak istiyorum bunun için yüksek lisans mı gereklidir yoksa psikoterapist sertfikası alsam terapist olabilir miyim

Uzmanın Cevabı: Merhaba. Bu konuyla ilgili en ayrıntılı bilgiyi Türk Psikologlar Derneğinin sitesindeki soru/cevap kısmından bulabilirsiniz. Kolaylıklar dilerim.

Detayları Gör
Uzmanınla dilediğin yerden görüş:
Psikolog Merkezi: Online Seans

Şimdi indir, konuşmaya başla

App Store'dan İndirGoogle Play'den İndir

Merhabalar, Aybüke Hanım. Aslı

Z... E...

Merhabalar, Aybüke Hanım. Aslında neyim var bilmiyorum. Bir şeyim var ama ne olduğundan bir haberim diyelim. Şu son birkaç yılım zor bir dönemdi. Bu son bir yılda da her şey üst üste geldi. Ve psikolojim çok yıprandı. Aslında düşünmeyince hiçbir şeyim yok ama düşündüğümde hayat gerçekten zor. Sorunlarımla baş edemememin sonucu hep sorunlarımdan kaçmamla sonuçlanıyor … Kaçış yolum ise uyku… Ama bazen uykuda bir çözüm olmuyor. Çünkü kabuslardan uyuyarak kaçamıyorum. Sizce düşünmemek, sorunlarımdan kaçmak, uyumak beni daha kötü mü etkiliyor?

Uzmanın Cevabı: Merhaba öncelikle, yazdıklarınızdan anlıyorum ki uykuyu kendinize bir savunma mekanizması olarak geliştirmişsiniz, ona sıkı sıkıya bağlanmış olabilirsiniz. Sorunlardan kaçmayı tabiri caizse halının altına süpürmeyi size bir uzman olarak önermem, o anki durum ne ise, nasıl bir düşünce yaratıyorsa ve beraberinde nasıl bir duyguyu getiriyorsa hepsi yaşanmalı, sindirilmeli ve o şekilde bir sonraki adıma geçilmelidir. Aksi halde sorunlar büyüdükçe daha işin içinden çıkılmaz bir hal alır ve iş daha zorlaşır. Benim size tavsiyem bir uzman eşliğinde psikoterapi sürecine başlayarak dediğim aşamaları sağlıkla tamamlamanız, çünkü zor dönemlerden geçerken bunları sağlıklı bir şekilde tek başımıza yapamayabiliriz, daha farklı yönlerden zararlara yol açabiliriz. Benimle ilerlemek isterseniz benim uygun gün ve saatime de randevu oluşturabilirsiniz. Sağlıklı günler diliyorum.

Detayları Gör

Hafıza problemi

T. Özlem

Hafıza kaybı yaşıyorum, hic kimseyi bazen hatırlamıyorum şifreleri i sürekli değiştirmek zorunda kalıyorum

Uzmanın Cevabı: Ne kadar süre önce başladı? Herhangi bir kaza geçirdiniz mi? Kaç yaşındasınız? Alkol kullanıyor musunuz?

Detayları Gör

Kişi bağımlılığı

Dyt.sisi

19 yaşındayım. 4 yıldır bir erkek arkadaşım var o 20 yaşında. Ve kendisine bağımlı oldugumu düşünüyorum. Seviyorum Ve sevildiğimi de biliyorum. Fakat bağımlı kişiliğim sebebiyle ilişkimizi sağlıksız bir hale getiriyorum. Kıskançlık krizleri. Kısıtlamalar. Ve çok fazla beklenti icerisindeyim. Ayrılmak istemiyorum ama bağımlılığımdan kurtulup daha sağlıklı bir ilişki yasamak istiyorum bu konuda ne yapabilirim.

Uzmanın Cevabı: Merhaba, bu konuda psikolojik destek alarak duygularınızı ve duygularınızın sizin üzerinizdeki etkisini daha iyi anlayabilirsiniz.

Detayları Gör

Ne yapacağımı bilmiyorum, araftayım.

Kitapkokulukadn

Hiperaktif bir çocuktum, sandığın üzerine çıkıp boy gösterisi yapıyordum anneme. Ayağım kayınca yere düştüm. O esnada babam geldi işten. Kükreyip anneme saldırdı. Sahip çıkamıyor musun çocuğa oralarda ne geziyor deyip üzerine saldırdı. Korkudan annemin eteğine saklandım. Ve ben o gün babamdan nefret ettim sürekli korktum. Sabırsızlıkla gelmesini beklediğim anlarımı yok etti. 8 yaşındaydım Adana'ya tatile gittik. Sabah kahvaltısı yapacaktık, deli gibi acıkmıştım. Daha ilk lokmam da başladı konuşmaya babam. İkizim için diyordu ki; Onun için her şeyimi veririm, istesin arabamı, evimi, hatta kullandığım telefonu bile veririm dedi. O esnada amcam sordu, benim hiçbir şeyde hakkım neden yok diye. Cevap olarak;"Hayır hiçbir şeye hakkı yok" dedi babam. Dayanamayıp dedim ki;"Ben senin için hiçbir zaman olmadım ki, şimdi mi olacağım" dedim. Keşke hiç olmasaydın dedi babam. Hala sesi kulaklarımdan gitmiyor. Üstelik kalabalık çoktu, yemek yiyemeden sofradan kalkıp, yan odaya geçip saatlerce ağladığımı biliyorum. 9 yaşındayım, yine Adanadayız. Dışarıda oynamaktan çok acıkmıştım. Koşa koşa eve gelip yemeğe oturdum. Daha ilk lokmam da babam başladı konuşmaya "şişman olacaksın yemek yeme, teyzen (çocukken geçirdiği trafik kazasında ilaçların etkisiyle aşırı kilo almış teyzem obez olarak kaldı) gibi mi olacaksın deyip herkesin içinde azarladı. Yiyemeden kalkıp gittim. Saatlerce bunun için ağladım. Neden bana böyle davrandığını sorgulayıp durdum. 12 yaşındayım, ikizime göre olgun, yapı olarak da iri biriydim. Her gün okuldan gelip bulaşıkları yıkardım, temizlik yapardım. Dışarı da ikizim oyun oynarken ben evde yemek yapıyordum. Yaşıtlarım hatta ikizim yumurta bile kıramazken ben yaprak sarması yapıyordum. İşimi bitirir balkona geçer, ikizimi izleyerek elimi yüzüme koyar, saatlerce bunun için ağlardım. O da kız çocuktu ben de. Tek fark ona göre iri yapıya sahip olmamdı. Çok erken büyüdüm, çocukluğumu yaşamadan. Liseye başladım, halamgil bize geldi, o hafta. Mutlu oluyorum onlarla, akşam oldu odamı gösterdim ablalara. Çilem abla sorular sordu, kitap okuduğunu sevdiğini biliyorum dedi çantasından 2 tane kitap çıkardı, hediye etti bana. Şaşırmış bir o kadar da mutlu olmuştum. Ve sonra dedi ki bana:sen çok şey yaşadın dedi, anlamadım dedim, dayım yengem birgün olsun yanında olmadılar abilerin desen kendi hallerinde umursamıyorlar. Birsen ben seni tanıyorum, sen acıyla büyüdün, kendin mücadele ettin. Ve sonra hata yapıp gülen yüzünle kapattın. Bunu görmemek için kör olmak gerekir dedi. Neye uğradığımı şaşırdım o an. Gülerek, alakası yok, nerede çıkarıyorsun bunları ben çok mutluyum abla dedim. Yapma işte bunu lütfen dedi ve odayı terketti. Sabaha kadar bunun için ağladım, işime bir şeyler oturdu. O an ölmeyi çok istedim, gözlerimi açamayacak duruma geldim. Lise son sınıftayım dershaneye yazıldım. Tabi bu esnada okullar arası öykü, şiir yarışmalara katıldım. İlk 3'e girmiştim. Buna aileme hiçbir zaman belirtmedim. Sürekli birşeyler yazdığımda git ders çalış bunlarla oyalanacağına diyen bir annem vardı. Eroinle dans kitabını okuyorum diye elimden alıp yırtan, 3 üniversite mezunu olan abim yapmıştı. Okulun dergisinde yazım çıktı, asla söylemedim aileme, bilmesinler istedim. Lise bitti iyi bir bölüm kazanamamıştım. Abime çok destek oldular bana da olurlar sandım. Her gün daha çok yıkıldım. Ben dershane beklerken, babam abimi yazdırdı. Ben dershane beklerken babam arabasını değiştirdi. Ben dershane beklerken babam abimi evlendirdi. Susma payı olarak belediyenin ücretsiz kurslarına gönderdi beni babam. Ekstra bir katkısı olmadı bana. Daha kötüye gittim her defasında. İyi bir bölüm tutturduğum için yerleşmesi bir yere, eve hapis oldum. Ailemin yapamadığı ne varsa sürekli arkadaşlarım, öğretmenlerim yaptılar, haklarını ödeyemem. Şu an tek gayem okuyup iyi yerlere gelmek ve asla "keşke"lere izin vermek istemiyorum. Babama babalar günün de yazdığım yazıyı paylaşmak istiyorum; Affet kızım! Bu gün babalar günü ama ben bunu haketmiyorum. Çünkü oğullarım seni döverken seyrettim sesimi dahi çıkarmadım. Ortada suçun yoktu bile. Ben hep seni küçüklüğünden beri dışladım, hor gördüm, hiç olmasaydın, hiç doğmasaydın dedim yüzüne gülen gözlerine bakarken. Herkes seviyor seni bir ben sevmedim. Hakaret ettim, küfür ettim, dövdüm bir gün olsun sesini çıkarmadın. Annen sana beddualar ederken dinledim duymadım sandınız hep. Sen yıkıldın acıyan yerlerine ben hep üstüne bastım. Her şeye rağmen ayakta durmasını bildin! Herkese bir şekilde yardım ediyorum ama birgün olsun sana yardım etmedim. Sen hep kendi başına acıyla kıvranarak büyüdün. Bunu hissediyordum buna rağmen hiçbirşey yapmadım. Birgün olsun saçlarını okşayıp 'kızım!' demedim. Sımsıkı sarılmadım öpmedim. Bütün herşey de kısıtladım, sık boğaz ettim, burnundan getirdim yine birşey demedin. 21 yaşındasın bir telefonun bile yok dışarıya hasret ettim. Dershaneye göndermedim okumayı çok istediğin halde benim arabam benim evlerim hep ön plandaydı. Sana hakettiğin ne varsa yaşatmadım senden alıyordum bütün hıncımı. 26 yaşındasın, sen hâlâ deli gibi üniversite okumanı bilmeme rağmen, okutmadım. Çünkü senin hayallerin önemli değil. Dışarı çıkınca sürekli aradım, sorguladım. Dürüst oldunuz ne kadar şüpheyle yaklaştıysam doğrusunu söyledin. Ama o gün öfkeme yenik düştüm, üstelik suçun bile yokken bela okudum, anneni, kızlarımı dövdüm. Hem de bir hiç uğruna, sabaha kadar ağlattım sizi. Affet kızım bugün benim günüm değil! "Anne" deyince burnumun direği sızlıyor. Belediyenin verdiği ücretsiz ingilizce kursuna gidiyordum. Sınıfa girdik, öğretmen geldi, tanışma faslına geçildi. İnsanlar buz gibi birbirlerine bakıyorlardı. Sıra bana geldi. Tebessüm ederek tanıttım kendimi, öğretmen de güler yüzlü olmama sevinmişti. O an espri yaptım, herkes güldü. Ortam bir nebze de olsa değişti. Derse başladık, arkamda oturan kadın yanında 3-4 yaşlarında kızını öpüp, kokluyordu. Her iltifat ettikçe kızını öpüyordu. O an defalarca ölmeyi diledim. İçimde kanadı. Biraz önce tebessümümle herkesi mutlu eden ben, gözyaşlarıma hakim olamadan sınıftan ayrıldım. Herkes şok oldu, tabi ben de. Gözlerimi açamayacak kadar ağlamıştım. Hiç kimseye de bir şey diyemedim. O anı hiçbir zaman unutamıyorum. "Abi" deyince kötü oluyorum her defasında. Akla hep sarar sarmalar, büyük olur, arkanı kollar diye hayal ederiz ya hiçbirini yaşatmadılar. Adı 2 abim var, hiç bir zaman bunu demedim, dedirtmediler bana. Çocukken takı takmayı çok severdim, sırf dikkat çekiyor diye zorla abim tarafından çıkarıldı. Günlerden perşembe ve ben 19 yaşındayım. Bir gün spor merkezinden eve dönüyorum, bir abi bana adres sordu. Tarif ettim o an babam geldi. Bağırıp çağırıp beni dövmeye kalkıştı. Adam panikle ayrıldı. Ben korkudan titriyordum ağlayarak eve geldim. Evde de komşu var, korktular. Babam bağırdı çağırdı, üzerime saldırmaya başladı. O esnada kapı çaldı büyük abim işte geldi. Kapıyı kapattı, benden uzak durun ne yapıyorsanız yapın dedi. O an defalarca ölmek istedim, haftalarca bunun için ağladım, yemek yemedim mahvoldum. Aradan birkaç ay geçti balkonda oturuyoruz, bana dedi ki. Arkadaşlarım sizi soruyor bi 2 yıllık üniversite kazanamadılar diyemedim, dedi. Çok zoruma gitti bu laf, hiç unutmam. Küçük abimle çarşıya çıktık alışverişe, arkadaşıyla karşılaştık. Şok oldu beni ve ikizimi görünce. Kız kardeşin mi varmış senin dedi. Evet dedi. Peki ne okuyorlar şimdi dedi. Cevabı;ne üniversitesi bir kitap bile okumuyor dedi. Ve bunu diyen abim 3 üniversite mezunu. Hayaller hayatlar arasında bu kadar uçurum olacağını düşünmemiştim en azından. Çocukluğumdan beridir hep bir tarafım eksik olarak büyüdü, onu ne yaptıysam tamamlayamadım. Ve bunu büyüyünce daha iyi anladım. Ne kadar dipte olduğumu , bir o kadar da tek başıma mücadele etmeyi öğrendim. Çocukken bile öyleydim, kendi yaramı kendim sarardım. Arkamda duran dağ gibi babam olsun istedim, beni sarıp sarmalayan annem, iyi kötü kontrolümü sağlayan abilerim olsun istedim. Çok iyi arkadaşlara sahip oldum, birgün olsun tek bir kişi bile incitmedi beni. Çünkü artık yaşam kaynağım arkadaşlarım olmuştu, beni güldüren mutlu etmek için çabalayan yalnızca onlar vardı. Canım sıkıldığında beni hem anne hem baba hem dost gibi dinleyen bir öğretmenim vardı. Ona hayallerimden bahsediyordum, mesela diyordum ben harika bir öğretmen olacağım. Hobi olarak da edebiyat okuyacağım. Bunun umudunu yeşertti bana, içime aşıladı. Yeri geldi bana sımsıkı sarılacak anne, başımı koyacak omuz oldu, yeri geldi sırdaş oldu. Ama ben bunları ailemle yapamadım. Herkes için çok şanslı biriydim, ama ailem için değildim. Kilom için, vücudumdaki tüyler için yemediğim hakaret kalmadı. Ben hepsine sustum. Hep diyordum ki;bir ablam olsaydı beni anlar mıydı acaba, abim olmasaydı mesela. Beni dinler miydi, yanlışlarımı söyleyip doğruları gösterir miydi? Ben bunun hayaliyle büyüdüm. Sonra dedim bir umut;abim evlenirse evlendikleri eşleri ablam gibi olur, yapmak istediğim ne varsa onlarla yaparım. İnşallah yenge değil de ablam olur dedim. Yenge her zaman yabancı kelime gibi geldi bana. Abim evlenecek ama nasıl mutluyum hayallerim gerçekleşecek sonunda diyorum. Yere göğe sığamıyorum. Akraba olduğumuz için, ortamı garipsemedim. İstemeye gideceğiz yazın günü çiçekler solmasın diye kucağıma aldım. 2,5 saat yol sürdü. Eve geldik karşıladılar bizi. Tebrik etmek için yanına gittim gelinin. Çok kalabalık akrabalar, komşular doluydu. Bana herkesin için ya getire getire bu çiçeği mi getirdiniz, benim istediğim çiçek bu değildi ama neyse dedi o an dondum. Neye uğradığımı şaşırdım, başımdan kaynar sular döküldü. Kimseye belli etmedim tek kelime söylemedim. Gözlerim alev gibiydi canımın sıkıntısından. Nasıl geçti hatırlamıyorum bile. Kınayı, düğünü hatırlamak bile istemiyorum o derece rezillikti. Beraber kuaföre gittik, sürekli bizi başından atmaya çalıştı. Bulunduğumuz için sürekli rahatsız oldu. Gözlerini dikti durdu. Derken evlendiler davete çağırdılar. Ben de ilk defa yenge dedim toplumda. Oradan genç biri, Antepiayı sordu bana, ben de adını duydum ama görmedim dedim. Hemen cevap verdi "ya bu fukaranın bir yer gördüğü mü var ki soruyorsun" diyen abimin eşi. 2. defa yenge dediğim de ise, komşudayız ilk defa o eve misafir oluyor. Antep'i kötüledi yetmedi, aileme geçti sıra. Yok kültür farklıymış, yok her şeye çok önemsiyormuşuz. Buradaki insanlar çok kaba alışmak büyük mesele. Sesimizi çıkarmadan dinledik durduk. Birgün abimle kavga etmiş ama nasıl hıncını alıyor bizden anlatamam. Ya canım aile uyumu çok önemli, kültür farkı çok önemli. Ah ah beni ne komiserler, kimler kimler istemedi ki. Ben memur olacaktım Mustafayla mı evlenecektim. Ne hediyeler ne çiçekler geliyordu bana. Şimdiki halime bak rezalet. Yine ses çıkarmadık. Üstüne kahve yaptım, meyve tabağı da süsledim önüne getirdim. Önemli olduğunu hissetsin istedim, çünkü empati kuruyordum, yarın birgün ben de gelin olacağım. Böyle hissetmek istemezdim dedim hep. Yemeğe davet ederiz ayak ayak üstüne atar telefonla oynar, sofra hazır olunca ben hazırladım diye defalarca yaptı yine ses çıkarmadık. Aman abim üzülmesin, ama şöyle olmasın dedik. Arkadaşlarım gelir yanımıza oturur, ayak ayak üstüne atar. Canım evlilik her şey değil, gezin tozun hayatınızı yaşayın. Benim kadar rezil olmazsınız, ben bekarken özgür kızdım. Bana öyle derlerdi, canım sıkıldıkça şehir turu yapardım deyip sürekli küçümserdi. Yine kahve yapar ikram ederdim, bizimle otursun diye de ısrar ederdim. Biz kendisinin komşularıyla karşılaştığımız da bizi tanıştırma tenezülünde bile bulunmazdı. Biz ne yaptıysak birgün olsun teşekkür etmedi. Sürekli açığımı aradı. Evlendiği ilk sıralar telefonumdan bir şey bakacağını söylerdi, meğer mesajlarıma aramama ne yaptıysa her şeyi inceler öyle verirdi. Ben bunu yine tek kişiye bile söylemedim. Biz ne yaptıysak memnun edemedik, sürekli toplumda bizi küçümsedi, hor gördü. Herkes de dinledi, şahit oldu. Kendi ailesi ne yaptıysa ne aldıysa hiç birşey gözümde bırakmadı aldı diyordu. Üstelik babam bir dediğini iki yapmazken. Ve birgün olsun ileri bile git demedik. Haftalar boyunca sabah kahvaltıya gelir yediği yemeği toplamadan, omzuna çantayı alır çocuğu da bize bırakır akşam 6 gibi gelirdi. Ve bunu birgün olsun olay yaratmadık. En son olaya gelince yengem fıstık için teşekkür etti, ardından annem devam etti düşğncelidir bize de gönderir sağ olun. Devamını kendi getirdi. Teyzem de işte akıl yok değene de veriyor değmeyene de veriyor dedi yüzüme baka baka. Ben de bunu duyunca patladım. Çünkü artık sabır da yoruluyormuş bunu anladım o an. Hayatımın baharındayken, her gözlerimi açtığımda uçurumda gibi hissediyorum, ve ne zaman kendimi atacağım diye başlıyorum güne. Aynaya her bakınca tanımayacak hale geldiğimin farkındayım, çürüdüğümü artık yaşamadığımı biliyorum. Gün be gün saçlarımdaki çoğalan beyazlara bakarak ağlayıp durdum. Ne biliyor musun insanı en çok acıtan da. Sürekli birileri mutlu olsun diye çabaladım, saygıda kusur etmedim. Sürekli fedakar olan benmişim, onlar benim için ne yapmışlardı? Babam desen ruh hastası, annem desen varlığından haberdar bile değilim. Ama abilerim yanımda olsun sarsın sarmalasın istedim. Birkaç ay önce kardeşimle evdeydik, akşama kadar değil kapı pencereyi dahi açmadık. Babam saat başı arayıp kontrol etti. Eve geldi, kardeşim anneme bağırdı çağırdı. Ne bu zırt pırt arıyorsunuz, diye. O an çay doldurmaya gitti Babam sese geldi, ne olduğunu sordu. Annem başladı senin yüzünden bana bağırıp çağırıyorlar. Sesimi dahi çıkarmamıştım. Kaç defa aramışım dedi cevap vermedim. Kardeşim girdi araya, defalarca aradın dedi. Biz evde ne yapmış olarabiliriz dedi tartışmaya girdiler. Önce annemi, sonra kardeşimi, sonra da beni dövdü. Yemediğimiz beddua, hakaret, küfür kalmadı. O an öldü benim için babam, hiç olmamıştı ki varlığından haberdar bile değilim. Aylarca yüzüne bakmadım, biliyorum yine tekrarlanacaktı değişen bir şey olmayacaktı. Hayat yine devam edecekti Bunu izleyen abilerim, sebep olan annem olduğu sürece biz her gün öleceğiz. Toprağa girenler mi sadece ölü olduğunu sanıyorsunuz. Kimseye ihtiyaç duymayayım istedim. Bir arayış içinde olmayayım diye nefsime hakim oldum. Şükürler olsun en ufak hata bile yapmadım. En dibi görsem de duâ ettim. Çünkü yalnız değildim, beni duyan bilen gören tek kişi Rabbim. Evet çok pişmanlıklarım var, mesela beni desteklemesini beklediğim ailem için fedakar olmasaydım. Aklımı kullanıp, iyi bir üniversite okusaydım. Her şeye oturup ağlamasaydım, herkesi kendimden fazla düşünmeseydim. Biraz ya biraz kendim için çabalasaydım. Evet geç de olsa aklım başına geldi. Şimdi de gücüm kalmadı, en ufak bir şeye dayanamıyorum patlamak kıyameti koparmak istiyorum. Psikolojik olarak çöktüm, kendimi uçurumda gibi hissediyorum. Ben ne zaman buradan atlayacağım diyerek gözümü açtım. Ve üstelik hayatımın baharındayken düşünüyorum bunları. Eski fotoğraflarıma bakıp saatlerce ağladığımı biliyorum. İçimde yaşama sevinci denilen bir şey kalmadığı için ağlıyorum. Çok isterdim, gözyaşlarımla her şeyi silip unutmayı. Daha iyi bir başlangıç yapıp geçmişi unutmayı, her şeyden çok isterdim çoook.

Uzmanın Cevabı: Uzun uzun detaylıca paylaştıklarınız sizin hayatınızda çok derin yerlere dokunan köşe taşları. İçinizi bu kadar dökmeniz çok kıymetli. Çocukluktan şu anki yaşınıza kadar bir sürü sözel ve fiziksel şiddete maruz kalmışsınız. Bir sürü travma var o yazılanlarda. Bununla birlikte size iyi gelen bir çok satırda okudum. Duyguları ifade etmek çok önemlidir. Farkındalığı yüksek birisiniz, kaleme kağıda, yazıya, edebiyata sarılmışsınız. İçinizdekileri dökmek önemlidir. Bu kadar derin acının yanında güçlü bir yönünüz var. Bu kadar yaşanmışlığı bir sürü travmayı 2 satıra yedirerek çözümlemek kadar sığ bir şey olamaz. Size online ya da yüz yüze bir terapist ile görüşmenizi içinizdeki çocuğa yolculuklara çıkıp en kuvvetli yerlerini keşfederek cesaretle hayatınızın sonraki günlerini yapılandırmanızı öneririm.

Detayları Gör

Aklındaki soruyu ücretsiz sor

Soru kabul eden uzmanları görüntüle, sorunu sor.

Psikoloğa Online ve Ücretsiz Soru Sor

Bu sayfadaki sorular, danışanların Psikolog Merkezi'ndeki uzmanlara sorduğu ve yayımlanmasına hem danışanın hem uzmanın izin verdiği sorulardır. Siz de randevu almadan, ücret ödemeden bir uzmana yazabilirsiniz; ücretsiz psikolog desteği almanın en kolay ilk adımı çoğu kişi için budur.