Şimdiye kadar reçetesiz satılan lustral ilacını kullanıyordum yaklaşık 3 yıldır şu anda reçeteli satıldığı için alamıyorum ve ilacın yokluğunu çok arıyorum bu konuda yardımcı olabilirseniz randevu alıcam hemen
Uzmanın Cevabı: Merhaba lutral kullanma nedenleri depreayon, kaygı bozuklukları, panik atak v.b gibi tanılarda önerilir size bu konuda yardımcı olabilirim.
Hocam iyi geceler, benim sorum şu: Bir insan neden hep aynı filmi izler, aynı diziyi izler, dışarı çıktığında hep aynı mekana gider? Bir arkadaşım, ki 26 yaşında kendisi, yıllardır Yüzüklerin Efendisi'ni bıkmadan, usanmadan sürekli sürekli izliyor. Tüm repliklerini ezbere biliyor desem abartmış olmam. Aynı şekilde Yahşi Cazibe'yi de. Defalarca kez bitirip baştan başladı ve her ikisini de izlerken hala ilk günkü gibi süper keyif alıyor. Mesela dışarı çıkarken de öyle, belli başlı bir iki sevdiği mekan vardır ve genelde hep oralara gider, bizleri de aynı şekilde hep oralara götürür. Kıyafet konusunda da öyle. Renkler siyah - beyaz ve gridir. Hatta aldığı pantolon, aldığı ayakkabı vs hep aynıdır. Eskidikçe aynılarının yenilerini alır. Mesela aynı ayakkabıdan 4-5 tane eskitmiştir, geçen yine aynı ayakkabıyı almak istedi ama hiçbir yerde yoktu ve o ayakkabının üretimi durmuştu ama hala başka ayakkabı almakta diretiyor, aynısını bulacağını umut ediyor. Ha şu da var, tabii ki bazen bizleri de kırmayıp bizlerin istediği mekanlara da geliyor ya da ne bileyim bizleri kırmayıp bizim istediğimiz tarzda şeyler de izliyoruz ya da çok çok çok çok çok çok nadir de olsa yeni bir diziye başladığı da oluyor. Ama Yüzüklerin Efendisi, Yahşi Cazibe mesela onun vazgeçilmezleri. Biliyorum ki ömrü boyunca izleyecek ve ömrü boyunca keyif alacak. Bilgisayar oyunlarında da aynı. Dediğim gibi kendisi 26 yaşında ama ilkokulda mı ortaokulda mı ne oynadığı 2 oyunu hala oynuyor, sıfırdan başlayıp bitiriyor. Ve hala ilk günkü gibi keyif alıyor bundan. Hep aynı şeyleri izlemesinin, dinlemesinin, hep aynı tarzda kıyafetler almasının, aynı mekana gitmesinin sebebi ne olabilir?
Uzmanın Cevabı: Merhabalar. Bu sorunuzun cevabını bilmiyorum maalesef. Bu durumun onlarca nedeni olabilir. Bunun yanında, benzer olaylar için dikkat ettiğimiz husus "kişinin günlük yaşantısında nasıl olduğu ve sorumluluklarını yerine getirip-getirememesidir." Anlattıklarınızdan anladığım kadarıyla arkadaşınızın bu tercihleri takıntı seviyesinde değil. Dolayısıyla yardın alması gerektiğini düşünmüyorum. Size ve arkadaşınıza kolaylıklar ve mutluluklar dilerim.
Merhaba siz de duymuşsunuzdur soğukkanlı veya soğuk kişilik özelliğini bir yazı okudum işte bu özellikteki insanlar kendilerini çok ifade etmezler veya cok konuşmazlar veya isteklerini ve duygularını soylemezlermis bu özellikteki insanlar o zaman nasıl özguven sahibi olurki isteklerini aklından geçenleri ifade edildiği zaman illa sıcakkanlı özellik mi olmak zorunda o zaman soğuk insanlar özgüvensiz olur siz ne dersiniz bu konu hakkında özguvenli olabilmek samimi içten biri olmaktan mı geçiyor soğuk insanlar fazla muhatap olmuyor iletisim kurmuyor ve özguvenliyim diyor siz ne dersiniz
Uzmanın Cevabı: merhabalar, kişinin kendini ifade etmekte güçlük çekmesi veya söylememesi özgüven eksikliği belirtisi olabileceği gibi kişilik bozukluğu belirtisi de olabilir, fakat şunu da unutmamak gerekir ki özgüven sahibi olmanın tek etkeni kendini ifade etme ve konuşma değildir. Direkt olarak sıcakkanlı insan özgüvenli soğukkanlı özgüvensiz diye bir etiketleme yapmak çok doğru olmayacaktır. Sözün özü şu ki özgüvenin samimi içten olmak veya iletişim kurmakla direkt bir bağlantısı olmayabilir, kişinin düşündükleri ve o anda aklından geçenler, yapacağı şeyi yapmasına engel olanlar asıl ele aldığımız konulardır ve nedeni sonucu konuşulmadan direkt bir çıkarım yapmak çok doğru olmayacaktır.
Hocam merhaba insanların ben şakalarını kaldıramıyorum ayrıca insanların davranışlarını kafaya takıyorum dalga geçip geçmedigini bile anlamıyorum siz bilirsiniz şaka ve dalga arasındaki fark nedir ikiside aynı olmuyor mu
Uzmanın Cevabı: Şaka ve dalga geçmek arasında fark, dalga geçme eyleminde karşıdaki insanın kusuru ile veya zayıf gözüken bir tarafı ile küçümseyici konuşma ya da o yönüyle ilgili davranışta bulunma gözükür. Bunu yanında şaka ya da dalga geçmeye yönelik durumlarda, eğer bunu kaldıramıyorsanız ve bunu sizin kendi benliğinizle alakalı bir küçümsenme olarak yorumluyorsanız düşük özgüvene sahip olabilirsiniz.
Merhabalar . Sevdiğim kadına 1,5 ay önce lenf kanseri teşhisi konuldu. Son zamanlarda üzerine gittim ona nasıl davranmam gerekiyor, ne yapmam lazım inanın çok kafam karışık . Yardımcı olursaniz sevinirim
Uzmanın Cevabı: Merhabalar bu süreçte öncelikle yakininizla duygu ve düşüncelerinizi açıklıkla paylaşmaya özen gösterin.Takma kafana,üzme kendini,daha kötüsü de olabilirdi vs gibi teselli cümlelerinden olabildiğince kacinmalisiniz.Bu süreçte benden ne istersin? Destek icin yanindayim vb.cumleler kurabilirsiniz.Bir de yakininizin hangi evrede olduğuna dikkat edin,haberi aldıktan sonra geçireceği evreler olacaktir.(Şok, inkar,pazarlık ,depresyon vb.yas sürecinin asamalarina bakabilirsiniz.) Olabildiğince duygulari ve düşünceleri açıklıkla ve samimi bir şekilde paylaşmak en iyi desteğiniz olacaktir,sevgiler 🌸
Normalde ölümü hiç yadırgamazdı hatta normal karşılardı belki yarın öleceksin derdi. Şimdi ise bunu çok kafasına takıyor. Nefesini duymasam farketmeyeceğim kadar sessiz ağlıyor. Size sormak istedim ergenlik dönemiyle mi alakalı bu ve nasıl aşılır? Yardımınız için şimdiden teşekkürler :)
Uzmanın Cevabı: Merhabalar, kişi ile ilgili bilgiyi çok az yazmışsınız ama sanırım ergen bir evladınızdan bahsediyorsunuz. Ölüm korkusu hem kişinin kendisi için hem de sevdikleri için yaşayabileceği bir korkudur. Ergenlik dönemindeki bireyin henüz yaşamayı planladığı ama eyleme dökemediği pek çok şey olduğunu düşünmesi ve ölümün artık geri dönüşü olmayan bir son olduğunu kavraması ile birlikte görülebilmektedir. Ancak, kişinin günlük yaşamıni bozacak, psikolojik sağlığını etkileyecek şekilde bir korku varsa sebebi daha derin anlamlarda olabilir. Özellikle birden ortaya çıkan korkuları daha detaylı yaşam süreçleri ile ele alarak incelemek gerekir. Hem sizinle hem de sorunu yaşayan kişi ile görüşmek için randevu oluşturmanızı ve konuyu daha detaylı dinlemeyi isterim. Sağlıcakla...
Merhaba geçmişte yaşadığım bazı aile sorunlarımdan ötürü şuan ki hayattımdaki insanlara olan tutumumu sağlık bulmuyorum ve pskolojik olarak kendimi yıpratıyorum yoruyorum ilgi alanınıza giriyor mu sizden randevu alabilir miyim
Uzmanın Cevabı: Merhabalar, uzmanlıklarım arasında yer alıyor. Randevu oluşturarsanız yardımcı olabilirim. Sevgiler.
İyi günler izel hanım. Benim sorum kendimle ilgili değil aslında arkadaşımın sorunlarına nasıl yardımcı olabileceğimle ilgili. Arkadaşım ailesinden göremediği ilgiliyi dışarda sevgililerle arıyor ve bu durum onu çok yıpratıyor he ne kadar ona sevginin bu olmadığınj çok güzel dostukları olduğunu açıklamaya çalışsam da beni dinlemiyor. Ona nasıl yaklaşmalıyım nasıl yardımcı olabilirim acaba?
Uzmanın Cevabı: Merhabalar arkadaşınız için endişelenmeniz çok normal ve görüyorum ki bir şeyler yapmaya çalışıyorsunuz. Bu noktada arkadaşınızın aile yaşamını, gündelik hayatını, kişisel özelliklerini vs bilmeden herhangi bir yorumda bulunmam ne yazık ki mümkün değil. Eğer arkadaşınız kendisi dilerse seans talebinde bulunabilir. Çünkü terapi kişiye özel bir yolculuktur. Naçizane fikrimce sadece şunu söyleyebilirim arkadaşınıza sürekli bir şeyleri açıklamaya çalıştığınızı yazmışsınız. Arkadaşınıza bir şeyleri açıklamaya çalışmadan, yargılamadan, eleştirmeden sadece onu dinlemeyi deneyimleyebilirsiniz. Bazen insanlar aslında sadece duyulmak isteyebilir. Tekrar söylüyorum arkadaşınız eğer ister ise seans talebinde bulunabilir. Sevgilerimle...
Merhabalar hocam benim merak ettiğim bir konu var. Depakin, lamictal, lithuril bu tarz ilaçlar sağlıklı bir insan tarafından kullanıldığı taktirde yan etkileri ne olur? Yani normalde bipolar olmayan kişi de ilaçlar yüzünden bipolar etkileri görülebilir mi?
Uzmanın Cevabı: Merhaba, ilacın yan etkileri mutlaka olur fakat ilaç kullandığınızda bipolar olmak gibi bir durum olamaz. Doktor kontrolünde olmadığı sürece ilaç kullanmayınız.
Psikolojik olarak kendinizi sorgulayan bir dönemdeyseniz profilimden randevu oluşturabilir anında terapi özelliğinden yararlanabilirsiniz. Sevgiler.
Merhabalar, ben yaklaşık 2018'den beri psikolog tedavisi görüyorum, yaşadığım bir travma sonrasında psikoloğumun da yönlendirmesiyle ilaçla tedavimi destekliyordum fakat karantina döneminde dışarı da çıkamama sebebimle ilaçlarımı 2019da bıraktım. Anskiyete tanısı konuldu ve bununla ilgili destek almaya devam ettim. Anksiyetemin çok ilerlediğini söyleyen psikoloğumla ilaçsız bir şekilde bir tedavi süreci izledik. İlaç kullanmak istememek tamamen benim isteğimdi zaten. Fakat geçmişimle ilgili konuşulduğu için şu anki yaşadığım olayları, ve 2 ayda bir görüştüğümüz için de aldığım terapiyi yetersiz görüyorum. Çünkü bende bir problem olduğunu düşünüyorum. Düşüncelerimin sağlıksız olduğunu, geceleri sessiz bir ortamda uyuyamadığımı, sürekli başıma bir şey geleceğini düşünüp paranoyaya kapıldığımı psikoloğuma anlattığımda anskiyetemin ilerlediğini, gördüğüm karartıların kendimi tehlike içindeymiş gibi hissettiren anksiyetemden sebep olduğu cevabını aldım. Psikoloğumdan çok memnunum fakat bunun için size de sormak istedim. Bu denli şiddetli bir şekilde bende bir problem olduğunu düşünmem, geceleri ruh ve sinir hastalıklarına zorla yatırıldığımla alakalı kabuslar görmem, başıma bir şey gelecek korkusuyla uykusuzluk çekmem, ağır derece özgüvensizlik problemi yaşamam sizce sadece anksiyete mi? Çünkü sürekli sanki başka bir bozukluğum varmış gibi hissediyorum ve bunun korkusunu yaşıyorum. Yakın zamanlarda atak da geçirdim, bunun sebebi ise kafamın içinde bana ait olmayan ve sürekli beni kaygılandıran seslerdi. Bu yüzden size sorum, bunların hepsini yapan ilerlemiş anksiyetem mi, yoksa sizce başka bir kişilik bozukluğum var mı? Teşekkür ediyorum şimdiden
Uzmanın Cevabı: Merhabalar, Belli ki yaklaşık dört yıldır devam eden yoğun bir kaygı yaşamaktasınız. Anladığım üzere, bu konuda daha çok yaşadığınız travma üzerine çalışılmış. İki ayda bir görüşmenin yetersiz gelebileceği konusunda hem fikirim. Hem içinizde biriken şeyleri kısa bir sürede paylaşamıyor olabilirsiniz hem de olayların arasındaki bağlantılar bu aralıktan dolayı bozuluyor olabilir. Görünen o ki kaygılarınızı sizi korkutuyor ve zaman zaman çok ciddi boyutlara ulaşabiliyor. Ayrıca, her ne kadar anksiyete tek bir tanı gibi konuşulsa da aslında bu bir çok durumda karşımıza çıkan bir semptomdur. Örneğin, kaygı bozuklukları altında listelenen yine bir çok psikolojik durum vardır. Bu nedenle bu kaygının altındaki korkulara odaklanarak daha doğru sonuçlara ulaşabiliriz. Aklımıza tabii ki bir çok durum gelebilir, fakat birebir değerlendirme yapıp bunu da testler ile doğruladıktan sonra daha doğru bir sonuca ulaşabileceğimize düşünüyorum. Yaşadığınız olaylardan dolayı belli bir şüpheciliğe sürükleniyor olabilirsiniz, inanıyorum ki bunun boyutlarını ve işlevselliğinizi nasıl etkilediğini araştırmak sizin için faydalı olacaktır. En azından neler yaşadığınızı anlayıp bu yöne doğru yol alınabilir. Devam eden sorularınızı ve randevu taleplerinizi çekinmeden iletebilirsiniz. Saygılarımla...