İçeriğe geç
  1. Uzmanlar
  2. Songül MIDILLI
Psikolog Songül MIDILLI Profil Fotoğrafı

Songül MIDILLI

Psikolog

( )( )( )( )( )0 Yorum
4 danışan
5 seans
5 soru
Kaygı (Anksiyete) Bozuklukları
Boşanma Süreci Sorunları
Depresyon ve Mutsuzluk
Ebeveyn Tutumları
Ergenlik Dönemi Sorunları
Evlilik Öncesi Danışmanlık
İlişki / Evlilik Problemleri
Değersizlik / Boşluk Hissi
Depresif Bozukluklar
Ölüm/Kriz ve Yas Süreci
Vajinismus

Çalışma Grupları

Çift & Partner Yetişkin (18-65)

Danışmanlık Yaklaşımları

Bilişsel Davranışçı Ekol (BDT) Eklektik Ekolü Yapısal Aile Ekolü EMDR Yaklaşımı Çocuk Merkezli Oyun Ekolü

Eğitimler

Doğu Akdeniz Üniversitesi - Lisans - Psikoloji

Sertifikalar

Bdt - Prof.dr.hakan Türkçapar - 21.12.2021

Emdr - Emre Konuk - Davranış Bilimleri Enstitüsü - 4.1.2024

Çocuk Merkezli Oyun Terapisi - Psk. Dr. Birgül Bakay - 10.10.2023

Son Blog Yazıları

Kaygılarınızdan Arınmak İster Misiniz?

Öncelikle, ‘’Kaygı kötü bir şey midir? Tamamen kurtulmamız gereken bir şey midir?’’ sorularının cevaplarını vermek istiyorum. Cevap kesinlikle; hayır. Kaygı duygusu aslında dozunda olduğu sürece çok işlevsel ve hayatta kalmamızı sağlayan bir duygudur. Bu yüzden de gereklidir. Kaygı duygusunu bir bozukluk haline getiren şey isezihnin gerçek bir tehlike olmamasına rağmen kötü bir durum varmış gibi algılayarak stres hormonları olan kortizol ve adrenalin salgılamaya başlamasıdır. Bunun sonucunda aşırı endişe, nefes alamama, titreme gibi durumlar yaşanabilir. Birçoğumuz ‘’nedensiz bir korku var içimde’’hissine kapılmışızdır. İşte kaygı bozukluğu (anksiyete) bu şekilde özetlenebilir. Şimdi gelelim bu aşırı endişe halini nasıl kontrol altına alabileceğimize;1) ERTELEMEYİN= Sebepsiz kaygı hissinin altında sürekli ertelenen bir iş olduğu görülebilmektedir. Eğer kendinizi birden çok parçaya ayrılıyormuş gibi hissediyorsanız ve bu sebeple erteleme davranışı gösteriyorsanız kendinize DAHA KÜÇÜK HEDEFLER koyabilirsiniz. Koyduğunuz hedefleri gerçekleştirdikçe kaygınızın hafiflediğini görecekseniz. Geçmişe ya da geleceğe odaklanıp erteleme yapmak yerine ANDA KALMAYI BAŞARIP harekete geçmek kendinizi çok daha iyi hissettirecektir. 2) KABUL EDİN= Sizi strese sokan, kaygılanmanıza sebep olan her ne ise bu kaygıyı kabul edin. Bununla yüzleşin. Reddetmek ve yokmuş gibi davranmak tozları halının altına süpürmekten farksız olmayacaktır. Haliyle bu durum ‘’SEBEBSİZ BİR KAYGI’’ duyuyorum hissine yol açacaktır. Kaygınız sebebi belki de görmek istemediklerimizdir. 3) TERAPİ DESTEĞİ VE DENGELİ BESLENME= Tükettiğimiz bazı besinler kaygıyı tetikleyici olabilir. Bu besinler;( kahve,çay,kola… ). Bazı besinler ise(muz, balık, yumurta, kabak çekirdeği) serotonin hormonu salgılanmasına yardımcı olur ki serotonin kaygı ile savaşmakta birebirdir. Bunun yanında psikolojik destek almak da çok önemlidir. Bu gibi durumlarda bir terapist eşliğinde gevşemeyi öğrenebilir ve hayatınızda kalıcı hale gelecek bazı bakış açıları geliştirebilirsiniz.Öncelikle, ‘’Kaygı kötü bir şey midir? Tamamen kurtulmamız gereken bir şey midir?’’ sorularının cevaplarını vermek istiyorum. Cevap kesinlikle; hayır. Kaygı duygusu aslında dozunda olduğu sürece çok işlevsel ve hayatta kalmamızı sağlayan bir duygudur. Bu yüzden de gereklidir. Kaygı duygusunu bir bozukluk haline getiren şey isezihnin gerçek bir tehlike olmamasına rağmen kötü bir durum varmış gibi algılayarak stres hormonları olan kortizol ve adrenalin salgılamaya başlamasıdır. Bunun sonucunda aşırı endişe, nefes alamama, titreme gibi durumlar yaşanabilir. Birçoğumuz ‘’nedensiz bir korku var içimde’’hissine kapılmışızdır. İşte kaygı bozukluğu (anksiyete) bu şekilde özetlenebilir. Şimdi gelelim bu aşırı endişe halini nasıl kontrol altına alabileceğimize;1) ERTELEMEYİN= Sebepsiz kaygı hissinin altında sürekli ertelenen bir iş olduğu görülebilmektedir. Eğer kendinizi birden çok parçaya ayrılıyormuş gibi hissediyorsanız ve bu sebeple erteleme davranışı gösteriyorsanız kendinize DAHA KÜÇÜK HEDEFLER koyabilirsiniz. Koyduğunuz hedefleri gerçekleştirdikçe kaygınızın hafiflediğini görecekseniz. Geçmişe ya da geleceğe odaklanıp erteleme yapmak yerine ANDA KALMAYI BAŞARIP harekete geçmek kendinizi çok daha iyi hissettirecektir. 2) KABUL EDİN= Sizi strese sokan, kaygılanmanıza sebep olan her ne ise bu kaygıyı kabul edin. Bununla yüzleşin. Reddetmek ve yokmuş gibi davranmak tozları halının altına süpürmekten farksız olmayacaktır. Haliyle bu durum ‘’SEBEBSİZ BİR KAYGI’’ duyuyorum hissine yol açacaktır. Kaygınız sebebi belki de görmek istemediklerimizdir. 3) TERAPİ DESTEĞİ VE DENGELİ BESLENME= Tükettiğimiz bazı besinler kaygıyı tetikleyici olabilir. Bu besinler;( kahve,çay,kola… ). Bazı besinler ise(muz, balık, yumurta, kabak çekirdeği) serotonin hormonu salgılanmasına yardımcı olur ki serotonin kaygı ile savaşmakta birebirdir. Bunun yanında psikolojik destek almak da çok önemlidir. Bu gibi durumlarda bir terapist eşliğinde gevşemeyi öğrenebilir ve hayatınızda kalıcı hale gelecek bazı bakış açıları geliştirebilirsiniz.Öncelikle, ‘’Kaygı kötü bir şey midir? Tamamen kurtulmamız gereken bir şey midir?’’ sorularının cevaplarını vermek istiyorum. Cevap kesinlikle; hayır. Kaygı duygusu aslında dozunda olduğu sürece çok işlevsel ve hayatta kalmamızı sağlayan bir duygudur. Bu yüzden de gereklidir. Kaygı duygusunu bir bozukluk haline getiren şey isezihnin gerçek bir tehlike olmamasına rağmen kötü bir durum varmış gibi algılayarak stres hormonları olan kortizol ve adrenalin salgılamaya başlamasıdır. Bunun sonucunda aşırı endişe, nefes alamama, titreme gibi durumlar yaşanabilir. Birçoğumuz ‘’nedensiz bir korku var içimde’’hissine kapılmışızdır. İşte kaygı bozukluğu (anksiyete) bu şekilde özetlenebilir. Şimdi gelelim bu aşırı endişe halini nasıl kontrol altına alabileceğimize;1) ERTELEMEYİN= Sebepsiz kaygı hissinin altında sürekli ertelenen bir iş olduğu görülebilmektedir. Eğer kendinizi birden çok parçaya ayrılıyormuş gibi hissediyorsanız ve bu sebeple erteleme davranışı gösteriyorsanız kendinize DAHA KÜÇÜK HEDEFLER koyabilirsiniz. Koyduğunuz hedefleri gerçekleştirdikçe kaygınızın hafiflediğini görecekseniz. Geçmişe ya da geleceğe odaklanıp erteleme yapmak yerine ANDA KALMAYI BAŞARIP harekete geçmek kendinizi çok daha iyi hissettirecektir. 2) KABUL EDİN= Sizi strese sokan, kaygılanmanıza sebep olan her ne ise bu kaygıyı kabul edin. Bununla yüzleşin. Reddetmek ve yokmuş gibi davranmak tozları halının altına süpürmekten farksız olmayacaktır. Haliyle bu durum ‘’SEBEBSİZ BİR KAYGI’’ duyuyorum hissine yol açacaktır. Kaygınız sebebi belki de görmek istemediklerimizdir. 3) TERAPİ DESTEĞİ VE DENGELİ BESLENME= Tükettiğimiz bazı besinler kaygıyı tetikleyici olabilir. Bu besinler;( kahve,çay,kola… ). Bazı besinler ise(muz, balık, yumurta, kabak çekirdeği) serotonin hormonu salgılanmasına yardımcı olur ki serotonin kaygı ile savaşmakta birebirdir. Bunun yanında psikolojik destek almak da çok önemlidir. Bu gibi durumlarda bir terapist eşliğinde gevşemeyi öğrenebilir ve hayatınızda kalıcı hale gelecek bazı bakış açıları geliştirebilirsiniz.1) ERTELEMEYİN= Sebepsiz kaygı hissinin altında sürekli ertelenen bir iş olduğu görülebilmektedir. Eğer kendinizi birden çok parçaya ayrılıyormuş gibi hissediyorsanız ve bu sebeple erteleme davranışı gösteriyorsanız kendinize DAHA KÜÇÜK HEDEFLER koyabilirsiniz. Koyduğunuz hedefleri gerçekleştirdikçe kaygınızın hafiflediğini görecekseniz. Geçmişe ya da geleceğe odaklanıp erteleme yapmak yerine ANDA KALMAYI BAŞARIP harekete geçmek kendinizi çok daha iyi hissettirecektir.

Uzmanınla dilediğin yerden görüş:
Psikolog Merkezi: Online Seans

Şimdi indir, konuşmaya başla

App Store'dan İndirGoogle Play'den İndir

Adresi

28 Haziran, İzmit Kent 1 Sitesi, İzmit/Kocaeli, Türkiye

Uzmanın Adresi

Danışan Yorumları

Uzman hakkındaki yorumlarınızı belirterek başkalarına yardımcı olabilirsiniz.

Henüz yorum bildirilmemiş.