1. Uzmanlar
  2. Özge ÖZ BATIR
Psikolog Özge ÖZ BATIR Profil Fotoğrafı

Özge ÖZ BATIR

Psikolog

3 danışan
8 seans
6 soru
Kaygı (Anksiyete) Bozuklukları
Kişilerarası İletişim Problemleri
İlişki / Evlilik Problemleri
Çatışma Çözme Becerileri
Depresif Bozukluklar
Hastalık Kaygısı
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite
Panik Atak
Ölüm/Kriz ve Yas Süreci
Öfke Kontrolü

Hakkında

2025 yılında İstanbul Gedik Üniversitesi Psikoloji Lisans Programı'ndan, 2018 yılında ise Marmara Üniversitesi Hemşirelik Lisans Programı'ndan mezun oldum. Sağlık alanındaki 7 yılı aşkın kamu hastanesi deneyimim ile psikoloji eğitimimi bir araya getirerek çocuk, ergen ve yetişkinlere yönelik bilimsel temelli ve etik ilkelere bağlı psikolojik danışmanlık hizmeti sunmayı amaçlıyorum. Mesleki gelişimimi sürekli güncel tutarak Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), Şema Terapi, Çocuk ve Ergen BDT, Oyun Terapisi, Kum Terapisi, Filial Terapi, Attentioner Programı, MOXO Dikkat Testi ve çeşitli psikolojik değerlendirme testleri alanlarında uygulayıcı eğitimleri aldım. Çalışmalarımda her bireyin yaşam öyküsünü bütüncül bir bakış açısıyla ele alıyor; güvene dayalı, danışan odaklı ve bilimsel yaklaşımla ilerlemeye özen gösteriyorum. Amacım bireylerin psikolojik dayanıklılıklarını güçlendirmelerine, farkındalık kazanmalarına ve yaşam kalitelerini artırmalarına destek olmaktır.

Danışmanlık Süreci Hakkında

İlk görüşme seansında danışanın öncelikle geçmiş öyküsünü dinleyip, sonra sorunlarını dinleyeceğim. Daha sonra ayrıntılı sorular sorarak sizi anlamaya çalışacağım ve birlikte bir sonraki seans için yol hedefleriz. Tüm seanslar gizlilik ilkesine uygun olarak gerçekleştirilir. Seanslar haftada bir kez olmak üzere (danışanın ihtiyacına göre artabilir)50 dakika olarak planlanmış olup, seansın seyrine göre süre uzayabilmektedir. Seans boyunca sorununuzu bulmanızda ve bu sorun(lar)a çözüm yolu bulmanızda yardımcı olmaya çalışacağım.

Çalışma Grupları

Ergen (12-18) Çocuk (6-12) Yetişkin (18-65)

Danışmanlık Yaklaşımları

Bilişsel Davranışçı Ekol (BDT) Çocuk Merkezli Oyun Ekolü Şema Ekolü Bilişsel Davranışçı Aile Ekolü Kabul ve Kararlılık Ekolü (ACT) Yaşantısal Aile Ekolü Yapısal Aile Ekolü

Eğitimler

İstanbul Gedik Üniversitesi - Lisans - Psikoloji

Sertifikalar

Şema Terapi - İstanbul Arel Üniversitesi - 30.7.2024

Çocuk Ergen Bilişsel Davranışçı Terapi - İstanbul Psikoterapi Akademisi - 23.12.2023

Çocuk Değerlendirme Testleri - İstanbul Psikoterapi Akademisi - 17.12.2023

Moxo Adhd Test - Moxo Türkiye - 31.10.2024

Çocuk Merkezli Oyun Terapisi - Gülsüm Tangız Eğitim Akademisi - 24.11.2024

Bilişsel Davranışçı Terapi - Datem - 28.2.2025

Bilişsel Davranışçı Terapi - İstanbul Gedik Üniversitesi - 21.4.2022

Online Terapi Eğitimi - İstanbul Gedik Üniversitesi - 21.4.2022

Kum Terapisi Eğitimi - Biruni Üniversitesi - 18.11.2024

Sınav Kaygısında Kullanılan Bdt Teknikleri Eğitimi - B&s Psikoloji Psikolojik Danışmanlık Merkezi - 3.11.2024

Aile Danışmanlığı Eğitimi - İstanbul Gedik Üniversitesi - 21.4.2022

Emdr Uygulama Terapisi Eğitimi - İstanbul Gedik Üniversitesi - 21.4.2022

Çocuklarda Öfke Yönetiminde Kullanılan Oyun Terapisi Teknikleri Eğitimi - B&s Psikoloji Psikolojik Danışmanlık Merkezi - 14.4.2026

Disleksi Eğitici Eğitimi - Ev Okulu Derneği - 22.2.2025

İleri Düzey Aile Danışmanlığı Eğitimi Uygulayıcı Sertifikası - Biruni Üniversitesi - 7.5.2025

Travma Ve Krize Müdahale Eğitimi - Biruni Üniversitesi - 7.5.2025

Stres Yönetimi Eğitimi - B&s Psikoloji Psikolojik Danışmanlık Merkezi - 7.5.2024

Klinik Görüşme Teknikleri - İstanbul Psikoterapi Akademisi - 31.12.2023

Çift Terapisinde Kullanılan Teknikler - B&s Psikoloji Psikolojik Danışmanlık Merkezi - 7.5.2026

Act( Kabul Ve Kararlılık Terapisi) Seans Süreci- Teknikleri - B&s Psikoloji Psikolojik Danışmanlık Merkezi - 7.5.2026

Kayıp Yas'da Bilişsel Davranışçı Stratejiler - B&s Psikoloji Psikolojik Danışmanlık Merkezi - 7.5.2026

Çocuklarda Tuvalet Eğitimi - B&s Psikoloji Psikolojik Danışmanlık Merkezi - 7.5.2026

Attentioner Dehb Uygulayıcı Eğitimi - Gülsüm Tangız Eğitim Akademisi - 23.11.2024

Çocuk Ergen Bilişsel Davranışçı Terapi - Marmara Psikoloji - 5.6.2025

Oyun Terapisi - Biruni Üniversitesi - 18.11.2024

Son Blog Yazıları

Neden Şema Terapi?

Neden Şema Terapi?Kavramsal Bir BakışŞema Terapi, Jeffrey E. Young ve çalışma arkadaşları tarafından bilişsel davranışçı terapinin geliştirilmiş ve bütüncül bir formu olarak ortaya konmuş bir psikoterapi yaklaşımıdır. Bu model, insan psikolojisini yalnızca düşünce ve davranış düzeyinde ele almaz; bireyin duygusal dünyasını, erken dönem yaşantılarını, bağlanma ilişkilerini ve kişilik gelişimini de merkeze alır.Şema Terapi’nin temel varsayımı, bireyin çocukluk ve ergenlik döneminde karşılanmamış temel duygusal ihtiyaçlarının, yaşamın ilerleyen dönemlerinde “erken dönem uyumsuz şemalar” olarak yeniden etkinleştiğidir. Bu şemalar, kişinin kendisi, diğer insanlar ve dünya hakkında geliştirdiği derin, köklü inanç kalıplarıdır.Bu yaklaşım; bilişsel davranışçı terapi, bağlanma kuramı, nesne ilişkileri kuramı, Gestalt terapi, psikanalitik kuram ve deneyimsel tekniklerin güçlü yönlerini bir araya getirerek bütüncül bir tedavi modeli sunar. Böylece yalnızca semptomların azaltılması değil, bu semptomların altında yatan yapısal nedenlerin de ele alınması mümkün olur.Özellikle kronik depresyon, kişilik bozuklukları, travma sonrası örüntüler ve tekrarlayan ilişki problemleri yaşayan bireylerde Şema Terapi, yüzeydeki belirtilerden ziyade bu belirtileri sürdüren derin psikolojik yapıları hedef alır.Bilişsel Davranışçı Terapiden Şema TerapiyeBilişsel Davranışçı Terapi (BDT), modern psikoterapinin en güçlü ve en çok araştırılmış yaklaşımlarından biridir. Depresyon, anksiyete bozuklukları, obsesif kompulsif bozukluk, yeme bozuklukları, cinsel işlev bozuklukları, somatik belirti bozuklukları ve madde kullanım bozuklukları gibi birçok alanda etkinliği bilimsel olarak kanıtlanmıştır.BDT’nin temel odağı, bireyin işlevsiz düşüncelerini fark etmesi, bunları yeniden yapılandırması ve davranışlarını değiştirmesidir. Bu yaklaşım birçok danışan için oldukça etkili ve kısa sürede sonuç verici olabilir.Ancak bazı durumlarda, semptomlar azalsa bile uzun vadede benzer sorunların tekrar ortaya çıktığı gözlemlenebilir. Bunun temel nedenlerinden biri, semptomları besleyen daha derin şema yapılarının değişmeden kalmasıdır.Şema Terapi, BDT’nin bu sınırlılığını tamamlayıcı bir yaklaşım olarak geliştirilmiştir. Amaç yalnızca semptomları azaltmak değil, bu semptomların kökeninde yer alan duygusal yaraları, çocukluk deneyimlerini ve temel inanç sistemlerini dönüştürmektir.Bu nedenle Şema Terapi, “neden tekrar ediyor?” sorusuna odaklanır ve bireyin yaşam döngüsünü daha derin bir düzeyde anlamlandırmasını sağlar.Örnek: AgorafobiAgorafobisi olan bir danışan, BDT sürecinde kaçınma davranışlarını azaltabilir, dışarı çıkma becerisini yeniden kazanabilir ve panik belirtilerinde belirgin bir düşüş yaşayabilir. Bu, terapinin önemli ve değerli bir kazanımıdır.Ancak danışanın zihninde “Dünya tehlikelidir”, “Kontrolü kaybedersem başıma kötü şeyler gelir” veya “Tek başıma güvende değilim” gibi köklü şemalar varlığını sürdürüyorsa, stresli yaşam olayları bu belirtileri yeniden tetikleyebilir.Şema Terapi bu noktada devreye girerek yalnızca kaçınma davranışını değil, bu davranışı doğuran temel güvenlik algısını da ele alır. Terapötik süreçte danışan, güvenli bağlanma deneyimi geliştirir ve içsel olarak daha dayanıklı bir yapı kazanır.Örnek: Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB)OKB tedavisinde BDT, özellikle maruz bırakma ve tepki önleme teknikleriyle oldukça etkilidir. Obsesyonlar ve kompulsiyonlar azaldığında danışanın günlük yaşam kalitesi belirgin şekilde artar.Ancak bazı danışanlarda, özellikle uzun yıllar süren OKB öykülerinde, altta yatan kişilik örüntüleri devam edebilir. Mükemmeliyetçilik, aşırı sorumluluk alma, hata yapmaktan yoğun korkma, kusurluluk şeması veya yüksek standartlar gibi yapılar bu bireylerde sık görülür.Şema Terapi, bu noktada yalnızca ritüelleri azaltmayı değil, kişinin kendisiyle kurduğu ilişkiyi de dönüştürmeyi hedefler. Danışan, “hata yaparsam değersiz olurum” gibi temel inançları fark eder ve bunları daha gerçekçi ve şefkatli inançlarla değiştirmeyi öğrenir.Bu dönüşüm, yalnızca semptomların değil, yaşam tarzının da kalıcı olarak değişmesini sağlar.Şema Terapinin Temel AmacıŞema Terapinin temel amacı, bireyin çocukluk ve ergenlik döneminde karşılanmamış temel duygusal ihtiyaçlarını fark etmesini ve bu ihtiyaçları sağlıklı yollarla karşılamasını sağlamaktır.Bu ihtiyaçlar evrenseldir ve her birey için kritik öneme sahiptir. Şema Terapi, bu ihtiyaçların karşılanmamasının psikolojik sorunların temelini oluşturduğunu kabul eder.Bu süreçte birey;•⁠ ⁠Sevgi, kabul ve güvenli bağlanma ihtiyacını,•⁠ ⁠Özgürlük, özerklik ve bağımsızlık ihtiyacını,•⁠ ⁠Kendini ifade etme ve duygularını paylaşma ihtiyacını,•⁠ ⁠Oyun, spontanlık ve keyif alma ihtiyacını,•⁠ ⁠Gerçekçi sınırlar ve özdenetim geliştirme ihtiyacını yeniden yapılandırmayı öğrenir.Şema Terapi, bireyin yalnızca semptomlarını azaltmayı değil, yaşam kalitesini bütüncül olarak artırmayı hedefler. Bu nedenle terapi süreci hem bilişsel hem duygusal hem de deneyimsel düzeyde ilerler.Şemaların KökeniŞemalar genellikle çocukluk döneminde oluşur. Ebeveynlerin aşırı eleştirel, aşırı koruyucu, ihmal edici veya tutarsız olduğu durumlarda çocuk, dünyayı ve kendisini anlamlandırmak için bazı temel inançlar geliştirir.Örneğin:•⁠ ⁠Sürekli eleştirilen bir çocuk “Yetersizim” şemasını geliştirebilir.•⁠ ⁠Duygusal olarak ihmal edilen bir çocuk “Sevilmeye değer değilim” inancına sahip olabilir.•⁠ ⁠Aşırı korunan bir çocuk “Tek başıma yapamam” şemasını geliştirebilir.Bu şemalar çocuklukta uyum sağlayıcı gibi görünse de yetişkinlikte işlevsiz hale gelir.Başa Çıkma ModlarıŞema Terapi yalnızca şemaları değil, bireyin bu şemalarla nasıl başa çıktığını da inceler. Bu başa çıkma biçimleri üç ana kategoriye ayrılır:•⁠ ⁠Kaçınma: Duygusal acıdan uzak durma•⁠ ⁠Teslim olma: Şemanın doğruluğunu kabul etme•⁠ ⁠Aşırı telafi: Şemayı tersine çevirerek aşırı kontrol geliştirmeBu modlar, bireyin kısa vadede rahatlamasını sağlasa da uzun vadede sorunların sürmesine neden olur.Terapötik SüreçŞema Terapi süreci genellikle üç temel aşamadan oluşur:1.⁠ ⁠Değerlendirme ve farkındalık: Şemaların ve modların belirlenmesi2.⁠ ⁠Duygusal çalışma: Çocukluk deneyimlerinin yeniden işlenmesi3.⁠ ⁠Davranışsal değişim: Yeni başa çıkma becerilerinin geliştirilmesiBu süreçte bilişsel tekniklerin yanı sıra imgeleme çalışmaları, sandalye teknikleri ve deneyimsel müdahaleler sıklıkla kullanılır.Şema Terapinin Yaşam Üzerindeki EtkisiŞema Terapi, bireyin yalnızca psikolojik belirtilerini değil, yaşamının genel kalitesini de dönüştürmeyi hedefler. Terapi sürecinin ilerlemesiyle birlikte birey:•⁠ ⁠Daha sağlıklı ilişkiler kurabilir,•⁠ ⁠Duygularını daha açık ifade edebilir,•⁠ ⁠Kendine yönelik eleştiriyi azaltabilir,•⁠ ⁠Daha gerçekçi hedefler belirleyebilir,•⁠ ⁠Yaşamdan daha fazla tatmin alabilir.Bu dönüşüm, yalnızca semptomların ortadan kalkması değil, aynı zamanda daha bütünlüklü bir benlik deneyiminin oluşması anlamına gelir.Kaynakça (APA)Young, J. E., Klosko, J. S., & Weishaar, M. E. (2003). Schema therapy: A practitioner’s guide (ss. 21–24). New York, NY: Guilford Press.Psikolog Özge Öz Batır

Bilişsel Davranışçı Terapi

Bilişsel Davranışçı Terapi'de Bilişsel Model: Olaylar Değil, Onlara Verdiğimiz Anlam Duygularımızı ve Davranışlarımızı ŞekillendirirGünlük yaşamda çoğu zaman yaşadığımız olayların bizi doğrudan mutlu, üzgün ya da kaygılı yaptığını düşünürüz. Oysa Bilişsel Davranışçı Terapi’nin (BDT) temelini oluşturan bilişsel model, yaşadığımız duyguların yalnızca olaylardan değil, olayları nasıl algıladığımızdan ve nasıl yorumladığımızdan etkilendiğini savunur. Başka bir ifadeyle, aynı olay iki farklı kişi tarafından farklı şekillerde değerlendirilebilir ve bunun sonucunda birbirinden tamamen farklı duygusal tepkiler ortaya çıkabilir.Bilişsel modele göre süreç şu şekilde işler:Durum veya olay → Otomatik düşünceler → Duygusal, davranışsal ve fizyolojik tepkilerYaşadığımız her olayın ardından zihnimiz saniyeler içinde birçok düşünce üretir. Bu düşünceler çoğu zaman fark edilmeden gerçekleşir ve “otomatik düşünceler” olarak adlandırılır. Otomatik düşünceler; hızlı, kendiliğinden ortaya çıkan ve genellikle doğruluğu sorgulanmadan kabul edilen düşüncelerdir. Aslında bizi etkileyen olayın kendisi değil, o olay hakkında geliştirdiğimiz bu düşüncelerdir.Örneğin, bir arkadaşınızın size selam vermeden yanınızdan geçtiğini düşünün. Eğer aklınızdan “Bana kırgın olmalı.” düşüncesi geçerse üzülebilir ya da kaygı gibi duyguları hissedebilirsiniz. Ancak aynı durumu “Muhtemelen beni fark etmedi.” şeklinde varsayımla yorumladığınızda duygusal tepkiniz çok daha farklı olacaktır. Olay değişmemiştir; değişen yalnızca olaya yüklediğiniz anlamdır.Bu nedenle BDT’de amaç yalnızca kişinin yaşadığı sorunları konuşmak değildir. Aynı zamanda o sorunların arkasındaki düşünce biçimlerini fark edebilmesine yardımcı olmaktır. Çünkü düşünceler işlevselleştikçe duygular ve davranışlar da daha anlamlı hale gelmeye başlar.Otomatik düşünceler her zaman gerçeği yansıtmayabilir. Geçmiş yaşantılarımız, öğrenme deneyimlerimiz ve sahip olduğumuz inançlar, olayları yorumlama biçimimizi etkileyebilir. Özellikle stresli dönemlerde zihnimiz olayları daha olumsuz değerlendirmeye eğilim gösterebilir. Bu nedenle otomatik düşüncelerimizi fark etmek ve doğruluğunu değerlendirmek psikolojik iyilik hâli açısından oldukça önemlidir.Peki otomatik düşüncelerimizi nasıl fark edebiliriz?Bunun en etkili yollarından biri, duygu durumumuzda ani bir değişiklik hissettiğimiz anda kendimize şu soruyu sormaktır:“Şu anda aklımdan ne geçiyor?”Bu basit soru, çoğu zaman farkında olmadan zihnimizden geçen düşünceleri görünür hâle getirir. Özellikle aniden kaygılandığımızda, üzüldüğümüzde, öfkelendiğimizde veya suçluluk hissettiğimizde bu soruyu sormak, düşünce-duygu bağlantısını anlamamıza yardımcı olur.Otomatik düşünceleri fark etmemizi sağlayabilecek bazı ipuçları vardır. Kendinizi beklenmedik şekilde huzursuz, kaygılı ya da mutsuz hissettiğinizde, normalde göstermeyeceğiniz davranışlar sergilediğinizde veya çarpıntı, nefes darlığı, kas gerginliği gibi bedensel belirtiler yaşadığınızda zihninizden geçen düşünceleri gözden geçirmek faydalı olabilir.Bilişsel Davranışçı Terapi’de yalnızca otomatik düşünceler değil, bu düşüncelerin temelinde yer alan daha derin inançlar da önemlidir. Bu süreçte bilişsel kavramsallaştırma adı verilen bir yöntem kullanılır. Bilişsel kavramsallaştırma, kişinin yaşadığı güçlükleri bütüncül bir bakış açısıyla anlamayı amaçlayan sistematik bir değerlendirme sürecidir.Bu değerlendirme sırasında kişinin mevcut sorunları, belirtileri, yaşam öyküsü, stres kaynakları, olaylara verdiği anlamlar ve baş etme biçimleri birlikte ele alınır. Aynı zamanda kişinin kendisi, diğer insanlar ve gelecekle ilgili geliştirdiği temel inançlar da değerlendirilir. Çünkü bu inançlar, günlük yaşamda ortaya çıkan otomatik düşüncelerin oluşmasında önemli rol oynar.Örneğin “Yeterince iyi değilim.” temel inancına( katı ve aşırı genellenmiş inanç) sahip bir kişi, küçük bir eleştiriyi bile başarısız olduğunun kanıtı olarak yorumlayabilir. Buna karşılık daha sağlıklı inançlara sahip biri aynı durumu gelişim fırsatı olarak değerlendirebilir. Bu nedenle terapi sürecinde yalnızca yüzeyde görünen düşünceler değil, onların beslendiği temel inançlar üzerinde de çalışılır.Bilişsel kavramsallaştırma, terapistin danışanı daha iyi anlamasını ve terapi sürecini kişiye özgü şekilde planlamasını sağlar. Danışanın yaşadığı sorunların nasıl başladığı, hangi olaylarla tetiklendiği, hangi düşüncelerle sürdüğü ve bu süreçte kullandığı baş etme yöntemleri değerlendirilerek kişiye uygun bir yol haritası oluşturulur. Bu yol haritası terapi boyunca yeni bilgiler doğrultusunda güncellenebilir.Sonuç olarak bilişsel model bize önemli bir gerçeği hatırlatır: Yaşadığımız olayları her zaman değiştiremeyebiliriz; ancak o olaylara yüklediğimiz anlamı fark edebilir ve gerektiğinde yeniden değerlendirebiliriz. Düşüncelerimizi tanımak, sorgulamak ve daha gerçekçi bakış açıları geliştirmek; duygularımızı düzenlememize, daha işlevsel davranışlar sergilememize ve yaşam kalitemizi artırmamıza katkı sağlar.Psikolojik garkındalık çoğu zaman olayların değişmesiyle değil, olaylara bakış açımızın değişmesiyle başlar. Bilişsel Davranışçı Terapi de tam olarak bu değişimi desteklemeyi amaçlar. Bu nedenle düşüncelerimizi fark etmek, onları anlamak ve gerektiğinde yeniden yapılandırmak, ruh sağlığımızı güçlendiren en önemli adımlardan biridir.Bilişsel Model Neden Önemlidir?Bilişsel modelin en önemli katkılarından biri, bireyin yaşadığı psikolojik güçlükleri yalnızca belirtiler üzerinden değil, bu belirtilerin altında yatan düşünce süreçleriyle birlikte ele almasıdır. Bu yaklaşım, kişinin kendisini daha iyi tanımasına ve yaşadığı duyguların nedenlerini anlamasına yardımcı olur. Duygular çoğu zaman kontrol edilemez gibi görünse de, bu duyguları ortaya çıkaran düşünce kalıpları fark edildiğinde değişim için önemli bir fırsat oluşur.Terapi sürecinde birey, karşılaştığı olaylara verdiği otomatik tepkileri gözlemlemeyi öğrenir. Zamanla bu düşüncelerin her zaman gerçeği yansıtmadığını fark ederek daha dengeli ve gerçekçi alternatifler geliştirebilir. Bu değişim yalnızca yaşanan probleme değil, kişinin yaşamın farklı alanlarında karşılaştığı zorluklara yaklaşımına da olumlu katkı sağlar. İş yaşamı, aile ilişkileri, arkadaşlıklar ve akademik yaşam gibi birçok alanda daha sağlıklı kararlar alabilmek mümkün hâle gelir.Bilişsel model, bireyin geçmiş yaşantılarının bugünkü düşünce biçimlerini etkileyebileceğini kabul ederken, kişinin bu düşünceleri değiştirme ve daha işlevsel bakış açıları geliştirme kapasitesine de vurgu yapar. Bu nedenle Bilişsel Davranışçı Terapi, yalnızca mevcut belirtileri azaltmayı değil, aynı zamanda bireyin gelecekte karşılaşabileceği güçlüklerle daha etkili başa çıkabilmesini sağlayacak kalıcı beceriler kazandırmayı amaçlamaktadır.Psikolog Özge Öz Batır

Yapay zeka ile, kişiselleştirilmiş destek:
Menta AI
Yapay zeka ile,
kişiselleştirilmiş destek:
Menta AI

Şimdi indir, konuşmaya başla

App Store'dan İndirGoogle Play'den İndir

Adresi

İstasyon, Çerkezköy Yolu, 59500 Çerkezköy/Tekirdağ, Türkiye

Uzmanın Adresi

Danışan Yorumları

yaptıktan sonra uzman hakkında yorum bildirebilirsiniz.
Henüz yorum bildirilmemiş.

Uzmanın Cevapladığı Sorular

yaptıktan sonra uzmana ücretsiz soru sorabilirsiniz.

evlilik ve aile

Kullanıcıçiçek - 8 gün önce
Son üç yıldır nişanlıyım. Ben bu süreçte yüksek lisans eğitimime devam ettim. Nişanlım ise proje bazlı ve aralıklı işlerde çalıştı; şu anda düzenli bir işi yok. İş bulduğu zaman evlenmeyi planlıyoruz. Yaklaşık iki hafta önce annem, ders çalışmam gerekirken oyun oynadığımı söyleyerek bana bağırdı.(tez sürecimden dolayı bı ıkı gun dınlemedeydım zaten calısıyordum) Daha sonra kayınvalidemi aramıs oda acmadıgı ıcın benim doğum günüm olduğunu ve nişanlımı davet ettiklerini mesajla söyledi. Kayınvalidem geçmişte aileler arasında yaşanan bazı sorunlardan dolayı telefonu açmamış ve mesajlara da dönmemiş. Sonrasında nişanlıma yazmış, nişanlım da "Geliriz." demiş. Daha sonra bana doğum günüme tam yetişemeyeceğini ama yaklaşık üç hafta içinde babasıyla birlikte geleceğini söyledi. Uzak şehirlerde yaşadığımız için geldiklerinde iki gün kadar konaklamaları gerekecekti. Ben de bunu aileme ilettim. O an bana kesin bir şekilde "Hayır, gelmesinler." demediler. Daha sonra annem fikrini değiştirerek "Bu sıcakta misafirle uğraşamam. Biz sadece nişanlını çağırmıştık, babasıyla gelmesini istemiyoruz." dedi. Ben de, nişanlımın tek başına gelmeyeceğini ve babasıyla geleceğini en başta söylediğimi, eğer istemiyorlarsa bunu o zaman açıkça ifade etmeleri gerektiğini söyledim. Bunun üzerine durumu mecburen nişanlıma anlattım. Nişanlımın babası da babamı aradı. Babam, uygun olmayacağını nazik bir dille ifade etti. Daha sonra nişanlım bana aslında doğum günümde sürpriz yapmak istediğini, bu yüzden geliş tarihini söylemediğini anlattı. Bana evlenme teklifi etmeyi planlamış, yüzüğü bile hazırlamış. Bu olay nedeniyle tüm planları iptal olduğu için çok üzgün olduğunu söyledi. Ben de hem onun adına hem de kendi adıma çok üzüldüm. Ertesi gün moralim çok bozuk olduğu için anneme, artık gelmeyeceklerini ve yaşananlardan dolayı güvenlerinin kırıldığını söyledim. Bunun üzerine annem ve babam nişanlımı aramak istedi. Ancak nişanlım çok öfkeli olduğu için, babamın söyleyeceği bir şeye sert tepki vermekten çekindiğini ve bu yüzden telefonu açmak istemediğini söyledi. Telefonu açmaması üzerine annem ve babam bütün tepkilerini bana yönelttiler. Sürekli onları küçük düşürdüğümü söylediler ve benimle tartıştılar. Tartışma sırasında annem bana, "Üç yıldır sevgili hayatı yaşıyorsun, bu namussuzluk.", "En kısa sürede evlen git, bu evde senin günahına ortak olmak istemiyoruz." gibi çok ağır sözler söyledi. Bu tarz sözler beni derinden yaralıyor. Evlilik sürecimi huzurlu ve mutlu yaşamayı hayal ederken, ailemin bu tavırları yüzünden evliliğe dair heyecanım ve mutluluğum gölgeleniyor. Sürekli "Evlen git." denilmesi kendimi istenmiyormuş gibi hissettiriyor. Zaman zaman bu yaşananlar nedeniyle aielmden soğuduğumu hissediyorum. Sonra da böyle hissettiğim için kendimi suçlu hissediyorum. Bu durumuda aile karşı nasıl net bir sınır çekebilirim

Yaşanan olay sonrası stres

Kullanıcımila - 3 ay önce
Merhabalar, ben lise 2'ye gidiyorum ve okulda 1 aydır 2 nisan'dan beri sürekli bir kavga ve kaos ortasındayım olaylar ilk şöyle başladı benim normalde konuştuğum anlaştığım sınıf arkadaşım bana beni rahatsız edecek şekilde ve haberim yokken arkadan boynuma bir fiziksel şaka yaptı bende onun boynuna yaptım o da bana tekrar benim boynuma yaptı ve tartıştık sonra o özür diledi ve bu olay tamamlandı geçen hafta cuma günü biz beden dersindeydik ve bu kız top oynarken topu kaçırdı ve herkes güldü o da dedi ki benim adımı söyleyerek "mila'ya özendim" dedi bende onu kantinde yakaladım "sen neden benim adımı ağzına alıyorsun bizim aramız bozuk ya" dedim o da "tamam özür dilerim ağzımdan kaçtı" dedi bende tamam dedim ama kafama çok takıyorum hani ve beni çok kötü hissettirdi sonra son ders geldi bana "bak sen yanlış anladın benim arkadaşımın(bizim sınıftaki bir kız) kardeşinin adıda mila ben ona gönderme yaptım sen kendi üstüne alındın" dedi bende tamam dedim ben bunu 11. sınıf arkadaşıma anlattım o da geleyim konuşayım dedi bende olur dedim çünkü bende gelip konuşmasını istedim arkamda biri var hissettim sonra bu hafta pazartesi günü geldi sınıfa konuştu ve tartışma olmadı gayet olayı çözme yaklaşımıyla geldi konuştu ve gitti salı günü bu kızın arkadaşı gitmiş sınıf hocasına şikayet etmiş "mila 11. sınıf birini çağırdı" diye sınıf hocasıda çarşamba günü beni çağırdı ve konuştu olay hakkında ve bana ben suçluymuşum yaklaşımı yaptı kime anlatsa bu suçmuş zorbalıkmış o kız olayı nasıl anlattı artık bilmiyorum ama olay tamamen benim şuan yazdığım gibi neyse öğle arası sınıfın hepsi toplandı hocayla baya konuştuk bu konu hakkında gene beni suçluyor neyse sonra beni şuan çok kötü hissettiren özgüvenimi zedeleyen olay yaşanıyor bizim diğer ders bedenimiz vardı ben arkadaşıma soyunma odasına gidip üstümüzü değiştirelim dedim ama o zaten zil çaldı tuvalette degiştiriverelim dedi bende tamam dedim neyse tuvalete girdik ilk arkadaşım üstünü değiştiriyor bende onu bekliyorum bu kız sınıftaki arkadaşları 11. sınıf kız girdiler tuvalete yadan bizden önce varlardı bilmiyorum ben arka taraftayım onlar ön tarafta bu 11. sınıf kız dediki "mila kim ya bende milayla konuşuyum 11. sınıf kız olarak" dedi bende "mila benim burdayım ne konuşacaksan konuş" dedim ve bu 11. sınıf ve diğer bizim sınıftaki 4 kişi afedersiniz ama anırarak bağıra çağıra güldüler sonra arkadaşım üstünü değiştirip çıktı o da "mila burda ne söyleyeceksen söyle" dedi ama bunlar hâlâ bağıra çağıra gülmeye devam ediyorlar "bende sizi hocaya şikayet ediyim o zaman" dedim o kavga ettiğimiz kız "of olay büyüyecek ya" dedi sonra arkadaşım bu 11. sınıf kızın ağzından bir şey duymuş gerizekalı ve bir tane küfür duymuş ama kendiside emin değil ve arkadaşım "sen az önce ne dedin" diye sordu o da "sen bana gerizekalı mı dedin" dedi bende "yolunu niyetini belli et ona göre davranayım" demiştim gittim "asıl sen mi bana öyle söyledin" dedim ve tekrar "yolunu niyetini belli et ona göre davranayım" dedim ve bunlar 5 kişi bağırıp çağırıp güldüler ben gülünecek bir durumda olmadığımı biliyorum ama bilmem yetmiyor kendimi çok kötü hissediyorum değersiz aşağılık gibi neyse ben bunları perşembe günü hocaya şikayet ettim ama hoca "inanın çok yoruldum büyütülmeyecek bir şeyi uzatıyorsunuz" falan givi şeyler dedi bende "o kız şikayet ettiğinde de ki böyle yaptınız hocam" falan dedim "bana yaptığınız gibi onlara öyle davranmıyorsunuz" gibi şeyler dedim çünkü ben zor bir durumdayım ve böyle davranıyor bende sinirlendim neyse onları öğle arası çağırdı bahçede konuşuyoruz bu 11. sınıf kız ve arkadaşı hâlâ daha laf sokma derdindeler bu kızın arkadaşı bana ve arkadaşıma "siz geçen sene benim arkadaşımla(sınıftan bir kız) dalga geçtiniz onu dediniz bunu yaptınız" diyor bende "iftira atma suç atma" falan dedim arkadaşımda bir şeyler dedi neyse bu 11. sınıf olayı anlatırken "kendini savunamayıp 11. sınıf birini çağırması komik bir durum biz kendi aramızda şakalaşıyorduk onun orda olduğunu bilmiyorduk" falan diyor hocada "hadi orda olmasaydı ne olacaktı yaptığınız şey komik değil" dedi bende "sizin 2 kişiye 10 kişi gelmeniz ve kendini ifade edemeyip gülmen çok komikti ama ben gülmedim" dedim sonra böyle konuşmalar oldu hoca olay "bir daha açılmasın açılırsa artık idareye söyleyin" falan dedi bu kavga ettiğimiz kız "biz milayla olayı bitirdik ama çevremizdekiler dahil oldu" dedi bende "aynen" falan dedim konu orda kapandı ama ben hâlâ çok kötü hissediyorum kendimi değersiz aşağılık rezil ve hatta ezik hissediyorum ne yapıcam bilmiyorum bir video izlerken uyumaya çalışırken uyanınca yemek yerken kısacası çoğu aktivitemde aklıma gelip beni alt üst ediyor bir daha mutlu olamayacakmışım gibi sanki bir şey yaptığımda gülünecekmiş gibi hissediyorum gülerken aklıma bu olay geliyor ya 4 ve 5 sayısını gördüğümde bile aklıma bu olay geliyor bende aynısını onlara yapmak istiyorum onları gördüğümde tetikleniyorum bu kişilerle yarın aynı sınıfa gidicem bu da çok strese sokuyor beni bilmiyorum aramız onlarla o kadar bozuk değildi hatta hiç değildi neden güldüler hatta tekrardan afedersiniz anırdılar bilmiyorum kendimi berbat hissettiriyor ne yapıcam bilmiyorum çaresiz hissediyorum kafama çok takan bir yapım var ve bu durum beni ciddi anlamda alt üst etti özgüvenimi fena şekilde zedeledi nasıl bu durumdan kurtulucam bilmiyorum

Neyi işaret ediyor ne yapmalym

KullanıcıNisa - 10 ay önce
Normalde günlük hayatım normal ama tetiklenince çok değişiyorum. • Kendimi hissetmiyorum gibi oluyorum. • Bazen çok yiyorum hızlı kilo alıyorum, bazen hiç yemiyorum. • “Nasılsın?” sorusunu anlamakta zorlandığım oluyor. • Stresliyken kendi kendime mimik yapıp güldüğüm anlar oluyor, hayal kurarken oluyor. Bunun hayal olduğunu biliyorum. • İnsanlarla kavga edince herkes benden nefret ediyor gibi geliyor. • Bazen izleniyormuşum gibi hissediyorum. • Stres anında duygularım çok hızlı değişiyor • İlişkilerimde aşırı bağlanıyorum, sürekli ilgi ve kontrol istiyorum. Çok alttan alıyorum ama sonra aniden kopuyorum. • Tetiklenince dürtülerim artıyor (para harcama vs. Rahatlamis hissediyorum ). • Uzun saatler hayal kuruyorum, şarkı açıp odada dönerek hayal kuruyorum. Hayalde biriyle konuşuyormuşum gibi mimik yapıyorum ama bunun hayal olduğunu biliyorum. Ama durduramıyorum da Takıntılar: • Sayı sayma, yazıları tekrar tekrar okuma, dolabı defalarca kontrol etme ama yine emin olamama • Telefon sesini önce kısıp sonra açmazsam kötü bir şey olacak gibi hissediyorum. • Yazıları İngilizce’ye çevirip tekrar okuyorum. • 7 ve 8 sayısına takıyorum • Kirpik koparma davranışım var Aynı seyler tekrar tekrar söylüyorum farkında olmadan Yeme-Kilo: • Yemekleri gram gram tartıyorum, kalorisini hesaplıyorum. • 1000 kalori aldıysam mutlaka 1100 yakmam gerektiğini düşünüyorum. • Aç kalma, kusma girişimi, demir ilacı kullanmama (kilo alırım diye). • Reglim kesildi, saçlarım döküldü. • Kilo alınca kirlenmiş gibi hissediyorum. • Aşırı spor yapıp sakatlandım. Panik Atak: • Çarpıntı, baş dönmesi, terleme, göz kararması. Nabzım 181’e çıktı. • Yemek yerken bile kalbim hızlanıyor, uykuda çarpıntıyla uyanıyorum. • Melatonin işe yaramadı, aylarca 3-4 saat uyudum. Disardan izleme • Ortamdan kopmuş gibi hissediyorum, vücudum bana ait değil gibi. • Çocukluğumun çoğunu hatırlamıyorum, bazı anıları 3. kişi gözünden hatırlıyorum. • Yazıları okurken boş okuyormuşum gibi hissediyorum. Ani Duygu Değişimleri: • Bir anda özgüvenli hissedip sonra çıldırıyorum • Gün içinde defalarca kendimden nefret edip sonra aşırı seviyorum. İlişki/İlgi: • Birine bağlanınca semptomlar azalıyor ama ilgi azalırsa panik atak geçiriyorum. • İlgi çekmek için garip şeyler yaptım. Bazen böyle anlık olarak tuhaf düşüncecelerm oluyor Böyle kişilik değiştiriyorum ben kimim diye sorguluyorum böyle her ortama uyum sağlayabiliyorum Kontrolsüz Davranışlar: • Ani para harcama, saç bakımı için para harcama, yüksek ağırlık denemek. İnsanların ilgilendiği şeylere göre hareket etmek Fiziksel Belirtiler: • Kaslarım kasıldı, 1 ay yürüyemedim, tekerlekli sandalye kullandım. • 4 kutu kas gevşetici işe yaramadı. • Bağırsaklarım tamamen durduğu oldu. • Bacak kasılmalarından günlerce okula gidemedim. Düşünce: • Bazen deliriyormuşum gibi hissediyorum. • Mantıklı düşünme kapanıyor, okuduğumu anlayamıyorum. • Düşüncelerim içinde saatlerce kayboluyorum. ⚪️Ailemden uzaklaştığımda ya da birine sarılınca böyle beni koruyabilecek anlayabilecek terk etmeyecek sevecek biri olunca veya hastane gibi güvende hissettiğimde semptomlar azalıyor okbden kurtuluyor gibi oluyorum .⚪️ 🔴Travmatik bir olay sonrası beden birini seçiyor ve ona aşırı bir şekilde konuşmaya başlıyorum rahatsız edicek kadar sürekli sonra çok konuştuğum için vicdan azabi çekiyorum mahvediyorum kendimi o kisiyide kendimden uzaklastiriyorum aynı zamanda mantıklı düşünme algım kapanıyor kendimi hissetmiyorum ve çok hızlı kilo almaya başlıyorum çok hızlı ruh hali değişimlerim oluyor 🔴 • Evde ve okulda kaygım çok artıyor, panik atak geçiriyorum. • Ani duygu değişimleri ve kişilik dışı davranmalarım OKB tetiklendiğinde oluyor, o zaman kilo alıyorum. Trk Hocam merhabalar ever bu gerçekten problem çıkardı bana bağlandığım kişiyi çok boğdum aylardır 700-800 mesaj birden sürekli kendi içimi döktüm ama ona sürekli bak abartırsam lütfen söyle diyordum bak yanbana asla söylemedi sonra bir anda kırıcı bir şekilde konuşmaya başladı ve sürekli aynı seyleri söyledğümi söyledi evet bu doğru okbden dolayı güven arıyorum ama yeni farkettim ne yapacağım bilmiyorum Ama öncesinde de o beni abartı paylasim yaptıgım icin instagramdan çıkarmıştı bende dedim ki keşke bana söyleseydin sonra işte diyordum hep hatta hergün bak abartı konuşursam söyle o da söylerim zaten diyordu sonra bir anda böylr patladı onu suçlamaya başladığımda Gerçekten çok suçlu ve kötü hissediyorum ne yapacağım bilmiyorum

Toplam 6 soru.