1. Uzmanlar
  2. Tayfun AKGÜN
Psikolog Tayfun AKGÜN Profil Fotoğrafı

Tayfun AKGÜN

Psikolog

(*)(*)(*)(*)(*)
2 Yorum
Kaygı (Anksiyete) Bozuklukları
Depresif Bozukluklar
Evlilik Öncesi Danışmanlık
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite
Motivasyon Problemleri
Panik Atak
Stres / Kriz Yönetimi
Şiddet ve İstismar
Travma ve İlişkili Bozukluklar
Depresyon ve Mutsuzluk
Ergenlik Dönemi Sorunları

Hakkında

Merhaba, ben Tayfun Akgün. Sakarya Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden onur derecesiyle mezun oldum. Eğitim sürecimde klinik stajlar, bakanlık projeleri ve çeşitli eğitim programlarıyla teorik bilgimi uygulamayla destekleme fırsatı buldum. Danışanlarımla çalışırken Bilişsel Davranışçı Terapi ve Çözüm Odaklı Terapi yaklaşımlarını esas alıyor, süreci kişinin ihtiyacına göre birlikte şekillendiriyoruz. Benim için terapi, sadece konuşmak değil; kişinin kendine doğru attığı anlamlı bir adımdır. Bu süreçte sana güvenli, samimi ve destekleyici bir alan sunmak için buradayım. Kendini daha iyi tanımak, duygularını anlamlandırmak ya da yaşamında bir şeyleri dönüştürmek istiyorsan, bu yolculukta sana eşlik etmekten memnuniyet duyarım.
Yapay zeka ile, kişiselleştirilmiş destek:
Menta AI
Yapay zeka ile,
kişiselleştirilmiş destek: Menta AI

Şimdi indir, konuşmaya başla

App Store'dan İndirGoogle Play'den İndir

Danışmanlık/Terapi Süreci Hakkında

Terapi, bazen kendimizi anlamaya çalıştığımız bazen de içinden çıkamadığımız duyguları biraz daha yakından tanımaya niyet ettiğimiz bir yolculuktur. Bu yolculukta sana eşlik etmek, birlikte keşfetmek ve sana yargılanmadan dinlenebileceğin bir alan sunmak için buradayım.

Benimle çalışırken seni sadece dinleyen değil; gerçekten ne yaşadığını anlamaya çalışan biriyle karşılaşacaksın. Seanslarda Bilişsel Davranışçı Terapi ve Çözüm Odaklı Terapi yaklaşımlarını kullanıyorum. Ancak her seans, senin ihtiyaçların doğrultusunda esnek şekilde planlanır. Yani terapi süreci sana özel ve birlikte şekillendirdiğimiz bir yol haline gelir.

Benim için en önemli şey, aramızdaki güven ve açık iletişimdir. Kendini rahat, anlaşılmış ve desteklenmiş hissettiğin bir alan yaratmak bu sürecin temelini oluşturur. Terapi, birlikte yürüdüğümüz bir yol ve ben bu süreçte sana içtenlikle eşlik etmeyi önemsiyorum.

Terapiye başlamadan önce 5-10 dakikalık kısa bir ön görüşme yaparak süreci birlikte değerlendirebiliriz. Bu görüşme, karar vermeni kolaylaştırabilir. Seanslar ortalama 50 dakika sürer.

Her şeyin bir anda çözülmesini beklemek gerçekçi olmayabilir. Zaman zaman zorlayıcı duygularla da karşılaşabiliriz. Ama birlikte ilerledikçe, değişimin başladığını fark edeceksin. Terapi; bazen yük hafifletir, bazen bir şeyleri netleştirir, bazen de sadece anlaşıldığını hissettirdiği için bile iyileştirici olabilir.

Hazırsan, bu yolculuğa birlikte başlayabiliriz...


Çalışma Grupları

Yetişkin (18-65) Çift & Partner LGBT+ Ergen (12-18)

Terapi Yaklaşımları

Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi (SFBT) Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) Sanat Terapisi Mindfulness Temelli Bilişsel Terapi (MBCT)

Eğitimler

Sakarya Üniversitesi - Lisans - Psikoloji

Sertifikalar

Çözüm Odaklı Terapi - Ev Okulu Derneği - 12.5.2024

Travma Ve Krize Müdahale - Ev Okulu Derneği - 30.1.2025

Bilişsel Davranışçı Terapide İlk Seans - Psikoloji Akademisi - 9.5.2025

Mindfulness - Balance London - 24.2.2025

Tercih Ve Kariyer Rehberliği - Haliç Üniversitesi - 30.5.2025

Bilişsel Davranışçı Terapi - Adalya Psikoloji - 26.6.2024

Sınav Kaygısı Danışmanlığı - Ev Okulu Derneği - 14.2.2025

Sanat Terapisi - Biruni Üniversitesi - 11.1.2025

Son Blog Yazıları

Kabullenememek: Görmezden Geldikçe Büyüyen Bir Acı

Hayatta bazen öyle anlar olur ki, olanı olduğu gibi kabul etmek en zor şey haline gelir. Yaşadığımız bir olay, hissettiğimiz bir duygu ya da içimize sinmeyen bir gerçekle yüzleşmek… Bazen o kadar ağır gelir ki, zihnimiz hemen devreye girer:Bu gerçek olamaz...Bunu hak etmedim...Böyle olmamalıydı...İşte tam da burada başlar içsel savaş. Zihin bir yandan inkâr eder, kalp bir yandan ağrır. Ve biz bu ikisinin arasında kalakalırız. Kabullenememek bir savunmadır aslında. Bizi korumaya çalışan, acıyı biraz daha ertelemeye çalışan bir refleks. Ancak her bastırılan duygu gibi, bu da içimizde büyür. Göz ardı ettikçe bizi daha çok zorlayan bir yük haline gelir.“Bu böyle olmamalıydı…”Kabullenemediğimiz şey sadece yaşadıklarımız değil; bazen kendimiz de olabiliriz. Bir davranışımız, bir seçimimiz, bir özelliğimiz... “Ben böyle biri değilim” deriz, “Bunu nasıl yaptım?” deriz ya da “Keşke öyle olmasaydı.” Bu sözlerin arkasında pişmanlık da olabilir, hayal kırıklığı da hatta öfke bile…Kabullenemediğimiz şeyler çoğu zaman günlük hayatımıza da yansır. Örneğin, biten bir ilişkiyi kabullenemediğimizde kendimizi sürekli geçmişte yaşarken buluruz. İş yerinde yaşanan bir haksızlığı kabullenemediğimizde içten içe öfkemizi büyütürüz. Sevdiğimiz birinin artık hayatımızda olmadığını kabullenemediğimizde yas sürecine adım atamaz, içimize kapanırız. Bu örnekler çoğaltılabilir çünkü kabullenememek hayattan uzaklaştırır. Gerçeklikten koparır. Olanla barışamayınca, olmayana tutunuruz.Kabullenmek, pes etmek değildir!Çoğu kişi kabullenmeyi bir yenilgi gibi görür. Oysa kabullenmek, olanı olduğu gibi görmek ve onunla birlikte yaşamanın yollarını bulmaktır. Direnmeyi bırakıp, yavaş yavaş iyileşmeye yer açmaktır. “Evet, bu oldu. Ama ben bununla ne yapabilirim?” sorusunu sorabildiğimiz anda başlar aslında değişim.Kabullenmek, hayata yeniden temas etmektir. Kendini olduğu gibi görmeye, hissettiklerini tanımaya ve içinden geçtiğin süreçlere saygı duymaya başlamak demektir. Bu, çok kıymetli bir adımdır.Peki, neden bu kadar zor?Çünkü insanız. Ve insan olmak bazen acı verir. Her şey kontrolümüzde olsun isteriz. Kalbimiz kırılmasın, hatalar yapmayalım, sevdiğimiz insanlar hep yanımızda olsun... Ama hayat böyle değildir. Ve bu gerçek, her zaman kolay kabullenilmez.Ayrıca çoğu zaman kendimizi güçlü hissetmek zorunda hissederiz. "Ben böyle bir şeyle baş edemem" demek, zayıflık gibi gelir. Oysa en büyük güç bazen çaresizliğimizi kabul edebilmektir. Çünkü ancak kabul ettiğimiz şeyleri dönüştürebiliriz.Duygularla yüzleşmek, içsel direnci kırmak kolay değildir. Bu yüzden birçok kişi, acıyı bastırmak için meşguliyet üretir. Yoğun çalışır, duygulardan uzak durur, eğlencenin içinde kaybolur. Ama ertelenen hiçbir duygu yok olmaz. Uygun bir zaman, bir tetikleyiciyle yeniden kendini hatırlatır. Bu da zamanla daha büyük bir zihinsel yük oluşturur.Unutulmamalıdır ki:Bazen insanlar dışarıdan bakıldığında son derece güçlü, sakin ve kontrollü görünebilir. Ancak iç dünyasında neler olup bittiğini kimse bilmez. “İyiyim” demek kolaydır çünkü gerçek duyguları anlatmak, bazen onları kendine bile itiraf etmek zordur. Ama bastırılan her şey bir yerde kendini gösterir: bir gece aniden gelen ağlama hissinde, durduk yere ortaya çıkan öfke patlamalarında ya da hiçbir şeyden keyif alamadığın o sessiz günlerde…Kabullenememek çoğu zaman duyguların üzerini örtmek gibi görünür, ama aslında o duygular içimizde kendi yolunu bulup dışarı çıkmanın bir yolunu arar. Oysa her duygunun görülmeye, duyulmaya ve anlaşılmaya ihtiyacı vardır. Bu yüzden kabullenmek, sadece zihinsel bir süreç değil, aynı zamanda kalbe de temas eden bir içsel yolculuktur.Hayatın bazı dönemleri zordur ve insan bazen nereye tutunacağını bilemez. İşte o anlarda biriyle konuşmak, sadece dinlenmek bile çok şey değiştirebilir. İçinden çıkamadığın duyguları paylaşabildiğinde, o yük hafifler. Ve bu hafiflik, zamanla yerini daha sağlam bir iç dengeye bırakır. Zamanla fark edersin ki; bu denge seni aradığın huzura biraz daha yakınlaştırmış ve kara bulutlar artık senin üzerinden kalkmaya başlamıştır.Kabullenmek, psikolojik sağlamlığımız açısından etkili bir nokta olmakla beraber, insanı olgunlaştıran da bir eylemdir. Bu süreç; kişinin kendini tanımasını, duygularıyla yüzleşmesini ve gerçeklerle barışmasını sağlar. Ancak bazı durumlarda bu eylemi gerçekleştirmek, bireyin destek almadan üstesinden gelemeyeceği kadar zorlayıcı olabilir. Özellikle birey bu süreci yaşarken denge kavramını unutmamalıdır; zira bu denge, hem içsel huzur hem de sağlıklı ilerleyiş için temel bir gerekliliktir.Değiştiremeyeceklerimizi kabullenmek bir olgunluksa, değiştirebileceklerimizi fark etmek bir gelişimdir. Hayat, bu ikisi arasındaki dengeyi kurabilme sanatıdır ve bu dengeyi kurabilen birey, yaşamın zorlukları karşısında daha dirençli ve esnek bir duruş sergileyebilir.Terapi bu noktada ne sağlar?İçinde taşıdığın ama adını koyamadığın duygularla yüzleşmek, çoğu zaman tek başına zorlayıcıdır. Bu noktada terapi, sana yargılanmadan dinleneceğin, duygularını anlamlandırabileceğin ve kendi hızında ilerleyebileceğin güvenli bir alan sunar.Ben seanslarımda bilişsel davranışçı terapi ve çözüm odaklı terapi yaklaşımlarını esas alıyor, her süreci danışanın ihtiyacına göre esnek bir şekilde yapılandırıyorum. Terapiye başlamadan önce 5-10 dakikalık kısa bir ön görüşme fırsatı tanıyorum. Bu süreç, senin neye ihtiyaç duyduğunu birlikte anlamak için ilk adımdır. Seanslarımız ortalama 50 dakika sürer.Güven, açıklık ve birlikte yol alma duygusu benim için bu sürecin temelini oluşturur. Çünkü biliyorum ki birinin sadece seni anlamaya çalışması bile bazen çok şey değiştirir.Belki de ilk adım sadece fark etmektir...Kendine sormayı deneyebilirsin: “Hayatımda kabullenmekte zorlandığım ne var?”, “Beni en çok yoran duygu ne?”, “Ne zaman gerçekten kendimle yüzleştim?”Eğer bu sorular sende bir şeyleri harekete geçiriyorsa, yalnız olmadığını bilmeni isterim. Bu duygularla birlikte yaşamanın daha sağlıklı yolları var. Ve bu yolları birlikte keşfetmek mümkün.Hazır hissettiğinde, bu yolculukta sana eşlik etmekten memnuniyet duyarım :)

Adresi

Kemalpaşa, Üniversite Cd., 54050 Serdivan/Sakarya, Türkiye

Uzmanın Adresi

Danışan Yorumları

yaptıktan sonra uzman hakkında yorum bildirebilirsiniz.
(*)(*)(*)(*)(*)
A... T... - 13 gün önce

Tayfun hocanın bakmayın öyle genç durduğuna yaptığı işi çok seven ve bir o kadar da samimi olan bir hekim Allah'ım ondan razı olsun ikinci seans sonunda o kadar yol kateddik ki...... ŞİDDETLE TAVSİYE EDERİM

Harikulade seans
(*)(*)(*)(*)(*)
Serpil - 4 ay önce

Tayfun Bey cok iyi bir dinleyici , sorunlari hemen kavrayip çozum odakli gitmektedir. Sordugu sorular cok cok iyi . Aklima takilan sorularima verdigi cevaplarda cok akillica ve mantikli. Guclu bir psikolojiye sahip olmama ragmen; icinden cikamadigim en kotu animda bana bir kerede cok buyuk destek verdi cok iyi ilerlemekteyiz. Ilgili olusu harika. Ben simdiden vermis oldugu destegin bana iyi geldigini anliyorum. Gelecek seanslarimizida merakla bekliyorum. Sakarya uni. Mezunu olmasi benim icin arti bir avantaj kendimde Sakaryaliyim. Herkese yurekten samimi duygularimla tavsiye ederim. Ben memnunum. Kendisine cok cok tesekkur ediyorum.

Toplam 2 yorum.

Soru - Cevap

yaptıktan sonra uzmana ücretsiz soru sorabilirsiniz.

Kocaman durumu

KullanıcıMervetasdemir - 12 gün önce
Eşim duygularımı fark etmiyor ve anlamıyor. Üzgün, kırgın veya stresli olduğumda bunu görmüyor, tepki vermiyor. Duygusal farkındalığı zayıf gibi görünüyor. Bu durumu nasıl ele alabilirim ve onun empati/farkındalık yeteneğini geliştirmesi için ne yapabiliriz? Mesela Ben o gün acayip üzgundüm yüzumdende anlaşılıyordu ama o bunu asla fark edemedi bide çiçek almıştı sanırım onu da görev gibi gördü de aldı ama ben çiçege hiç sevinemedim niye sevinmedin diye gelip sormadı onun bu hislerimi fark etmiyor olması beni mutlu etmediği için çiçeğin anlamı olmadı ama bu onu anlıyamadı Çok sessiz o konuşsa da sohbet etsin diye bekliyorum çabalıyorum olmuyor ilgiyi kestim yokmuş gibi mesefali oldum biraz ilgi artışı oldu ama sanırım o da yüzeysel bi ilgi oldu kaybetme korkusu yaşadı o yüzden olabilir Yalnız çiçek alma olayı o anlamadan ben hislerimi anlatınca alma gereği duydu yani isteyerek almadı içinden gelerek yaptığı bir davranış değildi sonrada zaten neden üzgün olduğumu ve neden çiçek aldığı nı anlatmadı hatta gönlümü almak için bile uğrasmadı çiçegi verdim niye verdim karım ne hissetti yok verdim görevim tm bitti gibi Mesela Küfür ve şiddet var ama istek dışı yaptıgını söyledi ve beni sevdiğini söyledi ama durumun farkında değil idrak edemiyor

Aldatma

Kullanıcıozgu - 13 gün önce
Merhaba, bir sorum olacaktı. Ben genelde soğuk biriyim mesleğimle alakalı. İlişkilerimde her ne kadar sevsemde duygularımı belli etmem çünkü değerimi anlasın diye ama yine de ihanete uğruyorum, bununla alakalı mı sizce acaba karşı taraf aldatsam zaten soğuk kız umurunda olmaz diye mi düşünüyor yoksa daha da onlara koyar mı tümden kaybettim diye. Çünkü daha önce çok değer vermiştim ve soğuk değildim yine ihanete uğradım. Bu benimle alakalı sorun mu yoksa kişinin karakter yoksunluğu mu, yani genelde daha cok deger verenler aldatilir diye biliyorum ama her iki sekildede da benim sucum yok gibi

kendim

KullanıcıLyla - 17 gün önce
merhalar, aldatildiktan sonra yalandan affedip intikam amacli aynisini karsi tarafa yasatmak mi sizce daha saglikli yoksa sessizce kendi yoluma bakip gelecegime mi odaklanmak ? Ben yari slav kadinim , arkadaslarim sen slavsin intikam al, sende aldat, arabasini ciz falan diyolar, ama bunun zararini kendimde olacagini anlamiyolar

Toplam 6 soru.