TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞU

TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞU
Kişiyi aşırı korkutan, dehşet içinde bırakan, çaresizlik oluşturan, çoğu kez olağandışı ve beklenmedik olayların yol açtığı etkilere ruhsal travma denir.
Ruhsal açıdan travmatik bir olaya maruz kalan kişide aşağıda belirten belirtilerin bir aydan daha uzun sürmesi ve işlevsellikte bozulmaya neden olması halinde Travma Sonrası Stres Bozukluğu tanısı konulur.
-DSM-5’te TSSB belirtileri 4 grupta toplanmıştır:
- İstem dışı travmatik olayın yeniden deneyimlenmesi :
• Yaşanan olaya ilişkin tekrarlayıcı anılar ve kabuslar.*
• Disosiyatif tepkiler (Flashback). Çocuklarda oynanan oyunlarda travmanın yeniden canlandırılması.*
• Travmatik olayı çağrıştıran uyaranlarla karşılaşınca ruhsal sıkıntı yaşama.*
(savaş alanını çağrıştıran helikopter sesi)
- Olayla İlgili Uyaranlardan Kaçınma:
• Olay(lar)ı simgeleyen içsel uyaranlardan (düşünce, duygu, anı vb.) kaçınma.
• Olay(lar)ı simgeleyen dışsal uyaranlardan (insanlar, yerler, nesneler vb.) kaçınma.
[Bir gece canlı canlı toprağa gömülen bir Türk depremzede kapalı mekanlarda uyumaktan kaçınmıştır (McNally,2003).]
- Duygudurum ve Bilişsel Değişimler:
• Travmatik olayın belirli bir yönünü hatırlayamama.
• Abartılı ve tekrarlayıcı olumsuz inançlar.
• Olaylar için kendini veya başkalarını suçlama.
• Olumsuz duygudurum
• Önemli aktivitelere duyulan ilgide veya katılımda azalma.
• Başkalarından kopma ya da yabancılaşma (7 yaş altı, sosyal içe çekilme).
• Sürekli biçimde olumlu duygular yaşayamama.
- Artmış Uyarılmışlık ve Tepkisellik:
• Saldırganlık, öfke patlamaları, kızgınlık.*
• Sakınmaksızın davranma veya kendine zarar verici davranışlarda bulunma.
• Her an tetikte olma.
• Abartılı irkilme tepkisi gösterme.
• Konsantrasyon bozukluğu.
• Uyku bozukluğu.
TSSB geliştiği zaman belirtiler kronik olabilmektedir. TSSB tanısı alan insanlarla yapılan bir çalışmanın ardından birkaç yıl sonra tekrar görüşüldüğünde hastaların yarısında tanı kriterlerini taşıyan belirtilerin hâlâ sürdüğü gözlenmiştir (Perkonigg, 2005).
-Tanı için bu belirtilerin 1 aydan fazla sürmesi gerekmektedir.
- Belirtiler 3 aydan az sürüyorsa Akut TSSB,
- 3 aydan fazla sürüyorsa Kronik TSSB,
- Belirtiler olaydan en az 6 ay sonra başlıyorsa Geç Başlangıçlı denir.
- Belirtiler 1 aydan kısa sürüyorsa Akut Stres Bozukluğu adını alır.
EPİDEMİYOLOJİ
- Epidemiyoloji, stresin yoğunluğuna göre değişir.
- Genel yetişkin nüfustaki yaygınlığı % 1-%12 arasında değişir.
- TSSB belirtileri tecavüz kurbanlarının % 94’ünde, savaş gazilerinin % 40’ında bulunmaktadır. (?)
- Kadınlar erkeklerden iki kat daha fazla oranda TSSB geliştirme olasılığına sahiptir (Breslau ve ark., 1999).
- Tekrar yaşama ile ilgili belirtiler başlangıçta ön plandayken, daha sonra kaçınma belirtileri belirginleşebilir.
- TSSB, daha çok genç erişkin, bekar, boşanmış, dul, ekonomik yönden zayıf ya da sosyal yönden izole kişilerde görülmektedir. Risk altındaki kişilerde (savaş, çatışma, cinayet ya da doğal afet yaşama gibi) oran %58’e kadar çıkabilmektedir.
- İnsanların neden olduğu travmaların, doğal felaketlerden daha fazla TSSB oluşturduğu bilinmektedir.
- Savaşı yaşamış kişilerde; %17-45
- İşkence görmüş gruplarda; %23-54
- Tecavüz kurbanlarında; %25-50
- Doğal afet popülasyonunda: %3-59
- Savaşın şiddetine maruz kalmış sivil halkta TSSB oranı askerlere oranla çok daha yüksek
Ø Bosna’da, savaştan sonra yapılan bir araştırmada, sivil halk arasında TSSB oranı %60’tan yüksek bulunmuş
Ø Vietnam savaşı sonrasında askerler arasında yapılan araştırmada; farklı travmalara maruz kalan erkeklerin %15.2’sinin, kadınların ise %8.5’inin TSSB tanı ölçütlerini karşıladığı belirlenmiş
Ø Araştırma sonuçları savaşa katılmış 3.140.000 erkek askerin yaklaşık 479.000’inin araştırmanın yapıldığı dönemde TSSB tanısı aldığını gösteriyor
Ø Falkland Savaşı’nda görev alan bir grup İngiliz askeriyle savaştan 5 yıl sonra yapılan görüşmede, araştırmaya katılan askerlerin %22’sinde TSSB saptanmış
Ø Farklı savaşlarda benzer sonuçlar…
Vakalarda, TSSB’nin yanı sıra diğer birçok rahatsızlık eştanı olarak görülebilmektedir. Araştırmacılar, temsil edici bir toplum örneklemi ile yapılan bir çalışmada, katılımcılarla 3 yaşından 26 yaşına kadar düzenli aralıklarla tanıya yönelik değerlendirme görüşmeleri yapmışlardır. 26 yaşına kadar TSSB tanısı alan insanların hemen hemen %93'ünün 21 yaşına kadar bir başka psikolojik rahatsızlık tanısı daha aldığı görülmüştür. En yaygın olarak görülen rahatsızlıklar arasında kaygı bozuklukları, majör depresif bozukluk, madde kullanımı ve davranım bozukluğu yer almaktadır (Koenen, Moffitt, Poulton ve ark.,2007).
Ø TSSB’de yaşam boyu komorbid psikiyatrik bozukluk gelişme riski %70 civarındadır (Breslau ve ark. 1997).
ETİYOLOJİ
TSSB’nin etiyolojisinde birden fazla etmenin yer aldığı düşünülmektedir. Stresör, temel ortaya çıkarıcı etken olmakla birlikte, aynı travmatik olayı yaşayan herkeste TSSB ortaya çıkmamaktadır. Stres kaynağının hasta için öznel anlamının önemi üzerinde giderek birleşilmektedir. Çeşitli etnik-kültürel, psikolojik, biyolojik, ailesel ve sosyal etkenlerin bozukluğun patogenezinde yeri vardır.
Ø 15 yaşından önce psikolojik travma yaşamış olma, sosyal desteğin yetersiz olması psikiyatrik hastalığa yatkınlık özellikle anksiyete bozukluğu ve major depresyon gibi hastalıklar geçirmiş olma, 10 yaşına gelmeden aileden ayrılmış olma, yatkınlığı gösteren faktörler olarak düşünülmektedir (Özgen ve Aydın, 1999).
TEDAVİ
Travma sonrası stres bozukluğu tedavisinde ilaçla tedavinin etkisini inceleyen seçkisiz atamalı ve kontrollü uygulamaların yer aldığı bazı çalışmaların varlığı bilinmektedir (Stein, Ipser ve Seedat, 2000). seçici seretonin geri alım inhibitörü (SSRI) adı verilen bir grup antidepresanın, travma sonrası stres bozukluğunun tedavisinde de etkili olduğu gösterilmiştir ancak ilaçla tedavi sonlandığında nüksetmenin oldukça yaygın olduğu bilinmektedir. Bundan dolayı ilaç tedavisiyle birlikte travma alanında çalışan bir uzmandan terapi desteği almak çok çok önemlidir.
SONUÇ
- Travmanın şiddeti bir kişinin TSSB geliştirip geliştirmeyeceğini belirlemektedir.
- TSSB, travmayla karşılaşınca ya da sonraki birkaç yıl içinde başlamakta, bundan sonraki birkaç yılda semptomlar artmakta ve plato çizerek sürmektedir. Belirtiler zamanla dalgalanmalar gösterebilmekte, stresli dönemlerde yoğunlaşabilmektedir.
- Hastaların yaklaşık %30’u tam olarak düzelme gösterirken, %60’ının belirtileri hafif – orta derecede sürmekte, %10’unun belirtileri ise değişmeden kalmakta ya da daha da kötüleşmektedir. Tedaviden yararlananlarda, yıllar sonra yine ciddi bir stresörle karşılaşma durumunda belirtilerin yeniden ortaya çıkması sık karşılaşılan bir durumdur.
- Travma süresi uzadıkça TSSB’nin ortaya çıkma ve kronikleşme potansiyeli de artmaktadır.
**İyi sosyal desteğe sahip bireyler, hastalığa ve özellikle ağır formlarını yaşamaya daha az eğilimlidirler.
Yayınlanma: 09.04.2022 01:10
Son Güncelleme: 09.04.2022 01:10
Bunları da sevebilirsiniz...
AKTİF UNUTMA
İLİŞKİMDE YAŞADIĞIM PROBLEMLER ÇOCUKLUK ÇAĞI TRAVMALARIMLA İLGİLİ OLABİLİR Mİ?

TRAVMA NEDİR? TRAVMANIN BELİRTİLERİ NELERDİR?


