1. Uzmanlar
  2. Sena İĞDELİ SEVİNÇ
Uzman Psikolojik Danışman Sena İĞDELİ SEVİNÇ Profil Fotoğrafı

Sena İĞDELİ SEVİNÇ

Uzman Psikolojik Danışman

(*)(*)(*)(*)(*)
29 Yorum
Kaygı (Anksiyete) Bozuklukları
Depresyon ve Mutsuzluk
Doğum Sonrası Depresyon
Güven Kaybı / Aldatma / Aldatılma
İlişki / Evlilik Problemleri
Değersizlik / Boşluk Hissi
Boşanma Süreci Sorunları
Öfke Kontrolü
Ölüm/Kriz ve Yas Süreci
Özgüven / Yetersizlik Hissi
Sosyal Fobi

Hakkında

Merhabalar, ben Uzman Psikolojik Danışman ve Aile Danışmanı Sena İğdeli Sevinç. Hayat yolculuğunuzda size şefkatli ve profesyonel bir destek sunmak için buradayım. Eğitim temelim, Hacettepe Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünde başladı; Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi'nde uzmanlığımı ve Karatay Üniversitesi'nde Aile Danışmanlığı eğitimimi tamamlayarak güçlendi. Konya'daki kliniğimde yüz yüze ve online platformda, bireysel danışanlarla ve çiftlerle çalışıyorum. Amacım, her şeyden önce sizin için güvenli, anlaşıldığınızı hissettiğiniz ve yargılamadan uzak bir alan yaratmaktır. Danışma süreçlerimizde, Hümanist yaklaşımın koşulsuz kabulünü ve Bilişsel Davranışçı'nın pratik tekniklerini birleştirerek size özel bir yol haritası çiziyorum.İhtiyaç duyduğunuzda bu adımı atmaya hazırsanız, sizi dinlemek ve size eşlik etmek için buradayım.
Yapay zeka ile, kişiselleştirilmiş destek:
Menta AI
Yapay zeka ile,
kişiselleştirilmiş destek: Menta AI

Şimdi indir, konuşmaya başla

App Store'dan İndirGoogle Play'den İndir

Danışmanlık/Terapi Süreci Hakkında

Sevgili danışanlar,

  • Danışma süreleri 50 dakika ve genel olarak haftada 1 olarak planlanmaktadır. Ancak danışanın ekonomik koşulları doğrultusunda seansların sıklıkları planlanabilir.
  • Danışma süresince gönüllü bir şekilde burada bulunmak fayda sağlamak açısından oldukça önemlidir.
  • Çocuk(7-12)/ Genç/ Yetişkin/ Çift danışan kabul etmekteyim. Online veya Konya'da yüz yüze randevu oluşturabilirsiniz.

Çalıştığım Konular

  • Kaygı/Anksiyete Bozuklukları
  • Evlilik Öncesi Danışmanlık
  • Aile Danışmanlığı
  • Boşanma Sonrası Süreç
  • Değersizlik/Yetersizlik/Özgüven problemleri
  • Mükemmelliyetçilik
  • Ergen-Ebeveyn İletişimi
  • Öfke Kontrolü
  • Stres Yönetimi
  • Romantik İlişki Sorunları
  • Sosyal Fobi
  • Tekrarlayan Düşünceler
  • Kişilerarası Sorunlar
  • Yas Süreci
  • Cinsel Kimlik ve Yönelim
  • Travmatik yaşantılar ve ilişkili bozuklukları gibi pek çok konuda çalışmaktayım…

Biliyorum ki hepimizin 'duyulmaya' ve 'anlaşılmaya' ihtiyaç duyduğu anlar var. Psikolojik danışma sürecini, tam da bu zorlu anlarda kendimize verebileceğimiz en anlamlı armağanlardan biri olarak görüyorum. Bu süreç, günlük hayatta sizi zorlayan, kötü hissettiren ve belki de sıkışmış hissettiren duygu, düşünce ve davranış kalıplarını güvenli bir alanda yeniden keşfetme yolculuğudur. Danışmada asıl hedef, sizin kendinizi daha iyi tanımanız ve sorunlarınızın kökenine dair derin bir farkındalık kazanmanızdır. Unutmayın, bu yolculuğun başrolü her zaman sizsiniz. Benim rolüm ise bu süreçte size eşlik etmek, o güvenli alanı korumak ve kendi çözümlerinizi bulmanıza yardımcı olmaktır. Alanımda sürekli kendimi geliştirme ve yeni eğitimler alma çabamın tek bir nedeni var: Sizin yolculuğunuza en doğru ve güncel yaklaşımlarla eşlik edebilmek. Hazır olduğunuzda, sizi yargılamadan dinlemek için buradayım...

Çalışma Grupları

Ergen (12-18) Yetişkin (18-65) LGBT+ Çocuk (6-12) Yetişkin (65+) Çift & Partner

Terapi Yaklaşımları

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) Bilişsel Terapi (CPT) Pozitif Psikoloji Duygu Odaklı Terapi Mindfulness Temelli Bilişsel Terapi (MBCT) Kültüre Duyarlı Terapi Danışan(Birey) Merkezli Terapi Çözüm Odaklı Aile Terapisi Yaşantısal Aile Terapisi Sistemik Aile Terapisi

Eğitimler

Hacettepe Üniversitesi - Lisans - Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi - Yüksek Lisans - Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik

Sertifikalar

İşaret Dili Eğitimi (120 Saat) - Meb - 15.5.2018

Mindfulness Bilinçli Farkındalık Eğitimi (7 Hafta) - Aylin Caner Ataman - 11.1.2021

Afet Psikolojisi - Global Enstitü - 1.11.2021

Uyum Güçlüğü Gösteren Çocuklar - Global Enstitü - 16.7.2021

Ev Ve Aile Danışmanlığı Eğitimi- (34 Saat)- - Ev Okul Derneği - 9.12.2021

Sağlıklı Çift İlişkisi- Çiftlerle Nasıl Çalışırız - Paradoks Psikoloji - 6.1.2022

Mindfulness Akşamları Serisi (9 Hafta) - Ev Okul Derneği - 19.11.2021

Şefkatli Zihin Eğitimi - Zeynep Selvili - 18.3.2022

Sevgi Dolu Nezaket Eğitimi (4 Hafta) - Aylin Caner Ataman - 10.11.2022

Öz Şefkatin Gücü Eğitimi - Zeynep Selvili - 9.9.2022

Aile Danışmanlığı Sertifikası (1000 Saat) - Karatay Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi - 22.1.2025

Oyun Danışmanlığı Eğitimi - Life Psikoloji - 10.12.2022

Çift Danışmanlığı Eğitimi (4 Oturum) - Newspdr - 20.12.2022

Son Blog Yazıları

Tetikleyiciler: Travmatik Belleğin Yeniden Canlanması ve Kendini Koruma Stratejileri

Tetikleyiciler: Travmatik Belleğin Yeniden Canlanması ve Kendini Koruma StratejileriTetikleyiciler (Triggers), geçmişte yaşanan travmatik veya zorlayıcı deneyimlerin anılarını, duygularını ve bedensel duyumlarını beklenmedik bir şekilde yeniden canlandıran çevresel veya içsel uyaranlardır. Bu uyarıcılar, bir ses, bir koku, belirli bir görüntü, bir durum, hatta bir duygu hali olabilir. Tetiklendiğinde, kişi mevcut güvenli ortamda bulunmasına rağmen, adeta geçmişteki travmatik olayı tekrar yaşıyormuş gibi yoğun kaygı, panik, öfke, çaresizlik veya aşırı uyarılmışlık (hyperarousal) duyguları deneyimleyebilir (Van der Kolk, 2014).Bessel van der Kolk’un (2014) öncü eseri Beden Kayıt Tutar: Travmanın İyileşmesinde Beyin, Zihin ve Beden’de vurguladığı gibi, travmatik bellek genellikle açık, sözlü bir anlatı (narrative memory) şeklinde depolanmaz. Bunun yerine, bedensel duyumlar, duygusal durumlar ve algısal parçalar halinde depolanır. Tetikleyiciler, beynin normal bilişsel filtrelerini atlayarak doğrudan duygusal merkez olan amigdalayı harekete geçirir ve bu durum, kişinin aniden "savaş, kaç ya da don" (fight, flight, or freeze) tepkisi vermesine neden olur.Tetikleyicilerin Psikolojik MekanizmasıTetikleyicilerin gücü, beynin travma sırasındaki işleyiş biçimiyle yakından ilişkilidir. Travma anında, beynin mantık ve zaman algısından sorumlu bölgesi olan prefrontal korteks ve olayları sıraya koyan hipokampüs düzgün çalışamaz. Duygusal alarm merkezi olan amigdala ise aşırı aktif hale gelir. Tetikleyici, bu parçalı ve duygusal yüklü anı parçacıklarını yeniden etkinleştirdiğinde, beyin, tehlikenin şu an gerçekleştiği yanılsamasına kapılır.Tetikleyiciler genellikle iki ana kategoriye ayrılır:Dışsal Tetikleyiciler (External Triggers): Çevreyle ilgili uyaranlardır.İnsanlar: Travmatik olayı hatırlatan biri, belirli bir yüz ifadesi veya ses tonu.Yer ve Zaman: Kazanın veya olayın olduğu yer, yıl dönümleri, belirli saatler.Duyusal Uyaranlar: Bir koku (örneğin yangın kokusu), yüksek ses, belirli bir müzik.İçsel Tetikleyiciler (Internal Triggers): Kişinin kendi düşünce ve beden durumuyla ilgilidir.Duygular: Çaresizlik, utanç, öfke veya yoğun kaygı hissetmek.Bedensel Duyumlar: Kalp çarpıntısı, nefes darlığı, kas gerginliği (panik atak hisleri).Düşünceler: Olumsuz otomatik düşünceler veya travmayla ilgili çarpıtılmış inançlar.Kendini Koruma ve Başa Çıkma StratejileriTetikleyicilerle başa çıkmak, sadece onlardan kaçınmak değil, aynı zamanda onlarla karşılaşıldığında duygusal tepkiyi düzenlemeyi öğrenmeyi de içerir. İyileşme yolunda, bireyin kendine şefkatle yaklaşması ve travma sonrası stres tepkilerini anlaması kritik adımlardır.1. Tetikleyicileri Tanıma ve Farkındalık GeliştirmeTetikleyicilerle başa çıkmanın ilk adımı, kişinin bu uyarıcıları ve onlara verdiği tipik tepkileri (savaş, kaç, don) tanımasıdır.Günlük Tutma: Hangi olayların, yerlerin veya duyguların yoğun tepkilere yol açtığını kaydetmek, örüntüleri belirlemeyi sağlar.Erken Uyarı İşaretlerini Öğrenme: Yoğun duygusal tepki tam olarak ortaya çıkmadan önce hissedilen bedensel duyumları (örn. mide kasılması, nefesin hızlanması) tanımak, müdahale için zaman kazanmayı sağlar.2. Güvenli Alanlar Yaratma ve Sınır KoymaFarkındalık geliştirildikten sonra, birey kendisini korumak için çevresel ve ilişkisel sınırlar koymalıdır.Fiziksel Güvenlik: Tetikleyicilerden (mümkün olduğunca) uzak durmak veya onlara maruz kalmayı en aza indirmek. Evde veya işte, kendini güvende hissettiği "güvenli bir köşe" veya zihinsel bir sığınak belirlemek.İlişkisel Sınırlar: Başkalarına hangi konuların veya davranışların tetikleyici olduğunu açıkça ifade etmek ve bu sınırlara saygı gösterilmesini talep etmek. Bu, kişinin kendi kontrol hissini geri kazanmasına yardımcı olur.3. Zeminleme ve Düzenleme Teknikleri (Grounding and Regulation)Tetiklenme anında amaç, kişinin dikkatinin tehlike algısından mevcut ana, yani güvenli gerçekliğe geri çekilmesini sağlamaktır. Bu teknikler, hiper-uyanıklığı azaltarak amigdalanın aktivitesini sakinleştirmeye yardımcı olur.5-4-3-2-1 Tekniği: Kişinin çevredeki 5 şeyi görmesi, 4 şeyi hissetmesi, 3 şeyi duyması, 2 şeyi koklaması ve 1 şeyi tatması istenir. Bu, dikkati zorla şimdiki zamana ve duyulara yönlendirir.Nefes Çalışması: Yavaş, ritmik ve derin nefes alma (örneğin 4 saniye nefes alma, 6 saniye nefes verme), parasempatik sinir sistemini aktive ederek sakinleşmeye yardımcı olur.Dokunma: Soğuk su, buz veya rahatlatıcı bir doku (yumuşak bir kumaş) gibi dışsal bir uyarıcıya odaklanmak, bireyin bedeninde kalmasına yardımcı olur.Travma Odaklı Danışmanlık ve İyileşmeTetikleyicilerin kökeninde travmatik bir deneyim yattığı için, uzun vadeli iyileşme genellikle profesyonel destek gerektirir. Danışmanlık süreçlerinde, özellikle Travma Odaklı Bilişsel Davranışçı Danışmanlık (TF-CBT) ve EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) gibi travma odaklı danışmanlık yöntemleri kullanılır.Bu danışmanlıklarda tetikleyiciler güvenli, kontrollü ve destekleyici bir ortamda ele alınır. Amaç, tetikleyicileri tamamen ortadan kaldırmak değil, bireyin tetikleyiciye verdiği duygusal tepkinin yoğunluğunu azaltmaktır. Bu süreç, travmatik anıların duygusal yükünün boşaltılmasını ve mantıklı bir anlatıya entegre edilmesini sağlar. Kişi, artık geçmişten gelen uyarıcılar tarafından otomatik olarak yönetilmek yerine, bu uyarıcılara karşı bilinçli bir seçimle tepki verme yeteneği kazanır. Bu, kişinin yaşam kalitesini ve günlük işlevselliğini önemli ölçüde artırır.SonuçTetikleyiciler, beynin travmaya verdiği derin ve koruyucu bir tepkinin somutlaşmış halleridir. Van der Kolk’un (2014) belirttiği gibi, beden bu skorları tutar ve tetikleyiciler aracılığıyla geçmişi mevcut ana taşır. Ancak farkındalık geliştirme, kişisel sınırları netleştirme ve zeminleme gibi aktif başa çıkma stratejileri ile birey, tetiklenme döngüsünü kırabilir. Profesyonel travma odaklı danışmanlık, bu sürecin temelini oluşturur ve bireyin travmatik belleği güvenli bir şekilde işlemesine, böylece tetikleyicilerin gücünü azaltmasına ve özerk bir yaşam sürmesine olanak tanır. Kendini koruma, kişinin kendi deneyimlerini onaylaması ve kendine şefkatle yaklaşmasıyla başlar. KaynakçaOgden, P., & Fisher, J. (2015). Sensorimotor psychotherapy: Interventions for trauma and attachment. W. W. Norton & Company.Van der Kolk, B. A. (2014). The Body Keeps the Score: Brain, Mind, and Body in the Healing of Trauma.Viking.Zlotnick, C., Sprich, S., Johnson, J., & Dube, K. (2019). The efficacy of eye movement desensitization and reprocessing (EMDR) in the treatment of post-traumatic stress disorder (PTSD). Clinical Psychology Review, 71, 56–75.Daha bilinçli ve anlam dolu bir yaşam sürmek için farkındalık kazanma yolculuğunda size eşlik etmek üzere seanslara davet ediyorum.Randevu oluşturmak ve size uygun saat dilimlerini görmek için takvime göz atabilirsiniz.Sevgilerle…Uzman Psikolojik Danışman Sena İğdeli Sevinç

Öz Şefkat: Kendinle Barışmanın Gücü ve Psikolojik Dayanıklılığın Anahtarı

Öz Şefkat: Kendinle Barışmanın Gücü ve Psikolojik Dayanıklılığın AnahtarıÖz şefkat, kişinin başarısızlık, hata ya da acı karşısında kendisine şefkatli, anlayışlı ve destekleyici yaklaşabilmesidir. Modern psikoloji literatüründe Dr. Kristin Neff’in öncülüğünü yaptığı çalışmalar, bu kavramın sadece duygusal bir destek mekanizması değil, aynı zamanda psikolojik iyi oluşun ve dayanıklılığın temelini oluşturan kritik bir beceri olduğunu göstermektedir (Neff, 2003). Öz şefkat, bireyin kendisine karşı eleştirel bir yargılayıcı olmak yerine, deneyimlediği zorlukları insan olmanın doğal ve evrensel bir parçası olarak kabul etmesini sağlayan içten bir anlayış geliştirme sürecidir.Öz Şefkatin Üç Temel BileşeniKristin Neff (2003) öz şefkati deneysel olarak ölçülebilir ve geliştirilebilir üç temel bileşen üzerinden tanımlamıştır:Şefkatli Özgörüş (Self-Kindness) ve Yargılamama: Bireyin acı çektiği anlarda kendisine karşı eleştirel ve sert olmak yerine, destekleyici, anlayışlı ve sabırlı bir tutum sergilemesidir. Bu, hataları kınamak yerine, bir öğrenme fırsatı olarak görmeyi ve kişinin kendisini aktif olarak rahatlatmasını içerir.Ortak İnsanlık (Common Humanity) ve İzolasyon: Yaşanan zorlukların ve kusurların yalnızca kişiye ait olmadığını, aksine insan olmanın evrensel ve ortak bir parçası olduğunu kabul etme bilincidir. Bu bileşen, başarısızlık anlarında hissedilen izolasyon ve "yalnızca ben" hissini azaltır; çünkü acı çekmenin ve kusurlu olmanın tüm insanlar için geçerli olduğu fark edilir.Bilinçli Farkındalık (Mindfulness) ve Aşırı Özdeşleşmeme: Acı ve zorlayıcı duyguların deneyimini olduğu gibi kabul etmek, ancak bu duygularla aşırı derecede özdeşleşmemektir. Bilinçli farkındalık, kişinin yaşadığı olumsuz duyguları ne bastırmasına ne de onları büyütmesine izin verir; bu duygulara dengeli ve yargılayıcı olmayan bir mesafeden yaklaşılmasını sağlar. Bu sayede duygusal tepkisellik azalır ve duyguların geçici doğası anlaşılır.Psikolojik İyi Oluş ve Dayanıklılık Üzerindeki EtkileriLiteratürdeki geniş kapsamlı araştırmalar, öz şefkatin psikolojik sağlığın hemen hemen her alanında önemli faydalar sağladığını tutarlı bir şekilde göstermektedir. Neff ve Germer’in (2013) Bilinçli Öz Şefkat Programı (Mindful Self-Compassion Program - MSC) üzerindeki çalışmaları, bu tür yapılandırılmış müdahalelerin bireylerin öz şefkat düzeylerini anlamlı ölçüde artırarak yaşam kalitelerini yükselttiğini ortaya koymuştur.Depresyon ve Anksiyeteyle İlişki: Araştırmalar, öz şefkat düzeyi yüksek bireylerin daha az depresif belirti ve anksiyete gösterdiğini ortaya koymuştur. Kendine şefkatli yaklaşım, ruminasyon (olumsuz düşünceleri sürekli zihinde evirip çevirme) eğilimini azaltarak duygusal düzenlemeye yardımcı olur (Barnard & Curry, 2011).Yaşam Doyumu ve Mutluluk: Öz şefkat, dışsal onay beklentisine olan bağımlılığı azaltır ve kişinin kendi iç kaynaklarına yönelmesini sağlar. Bu durum, bireylerin kendi değerlerini hatalarına rağmen koruyabilmelerini ve dolayısıyla daha yüksek yaşam doyumuna sahip olmalarını destekler.Motivasyon ve Başarı: Yaygın inanışın aksine, öz şefkat tembelliğe yol açmaz. Aksine, kendini eleştirme döngüsünün kırılması ile bireyler başarısızlık karşısında daha çabuk toparlanır ve yeni denemeler yapma konusunda daha motive olurlar (Breines & Chen, 2012). Öz şefkat, kişiyi "mükemmel olmak zorundasın" baskısından kurtararak, çabalamaya ve öğrenmeye odaklanmaya teşvik eder.Beden İmajı ve Sağlıklı Davranışlar: Özellikle yeme bozuklukları ve beden imajı kaygıları alanında, öz şefkatli bir yaklaşım, bireylerin kusurlu bedenlerini kabul etmelerine ve kendilerini yargılamadan sağlıklı beslenme ve egzersiz alışkanlıkları geliştirmelerine olanak tanır (Kelly et al., 2014).Terapötik Süreçte Öz Şefkatin RolüDanışmanlık süreçlerinde öz şefkat becerilerinin geliştirilmesi, danışanın kendisiyle barışmasını ve içsel kaynaklarını daha sağlıklı kullanmasını sağlayan merkezi bir araçtır. Geleneksel terapilerde bazen dolaylı olarak ele alınan bu kavram, üçüncü dalga davranışçı terapiler, özellikle de Şefkat Odaklı Danışmanlık ve Bilinçli Öz Şefkat Programı (MSC) gibi yaklaşımlarla doğrudan hedef alınmaktadır.Öz şefkatli bir bakış açısı, bireyin kendisini olduğu gibi kabul etmesini kolaylaştırır; bu kabul, değişim için zorunlu olan zemin hazırlar. Danışanlar, içlerindeki acımasız iç sesi (iç eleştirmeni) fark etmeyi ve bu sese karşı daha nazik ve destekleyici bir ses (öz şefkatli ses) geliştirmeyi öğrenirler. Bu süreç, danışanın hem kendisiyle hem de başkalarıyla daha sağlıklı, daha az savunmacı ve daha doyurucu ilişkiler kurmasına zemin hazırlar. Özellikle utanç ve suçluluk gibi duyguların yoğun olduğu travma ve bağımlılık tedavilerinde, öz şefkat, iyileşmenin önündeki en büyük duygusal engellerden biri olan kendi kendini suçlamayı etkili bir şekilde hafifletir.SonuçÖz şefkat, yalnızca zor zamanlarda uygulanan geçici bir rahatlama stratejisi değil, psikolojik sağlığın ve sağlamlığın kalıcı bir özelliğidir. Bireyin kendisine karşı sergilediği şefkat, onun duygusal olarak daha esnek, zorlayıcı yaşam olaylarında daha esnek tepkiler veren ve zorluklar karşısında daha hızlı toparlanabilen (rezilyans) bir yapıya sahip olmasını sağlar. Öz şefkatin geliştirilmesi, bireylerin insan olmanın kusurluluğunu kucaklayarak, kendileriyle barış içinde bir yaşam sürmelerinin anahtarını sunar. Bu güçlü beceri, kişinin kendi acısıyla yüzleşme gücünü artırır ve uzun vadede daha yüksek bir yaşam doyumuna ve psikolojik iyi oluş düzeyine ulaşmasına katkıda bulunur. Öz şefkat, bireyin en iyi dostu olmayı öğrenmesi, dolayısıyla kendisi için en büyük şifa kaynağını aktive etmesi anlamına gelir. KaynakçaBarnard, L. K., & Curry, J. F. (2011). The relationship of mindfulness and self-compassion to psychological adaptation. Mindfulness, 2(3), 165–171.Breines, J. G., & Chen, S. (2012). Self-compassion increases self-improvement motivation. Personality and Social Psychology Bulletin, 38(9), 1133–1143.Kelly, A. C., Zuroff, D. C., Leybman, M. J., & Gilbert, P. (2014). Self-compassion and psychological symptoms: When does the relationship hold? Journal of Social and Clinical Psychology, 33(9), 819–836.Neff, K. D. (2003). The development and validation of a scale to measure self-compassion. Self and Identity, 2(3), 223–250.Neff, K. D., & Germer, C. K. (2013). A pilot study and randomized controlled trial of the mindful self-compassion program. Journal of Clinical Psychology, 69(1), 28–44.Daha bilinçli ve anlam dolu bir yaşam sürmek için farkındalık kazanma yolculuğunda size eşlik etmek üzere seanslara davet ediyorum.Randevu oluşturmak ve size uygun saat dilimlerini görmek için takvime göz atabilirsiniz.Sevgilerle…Uzman Psikolojik Danışman Sena İğdeli Sevinç

Adresi

Abdülaziz, Atatürk Cd. No:1, 42040 Meram/Konya, Türkiye

Uzmanın Adresi

Danışan Yorumları

yaptıktan sonra uzman hakkında yorum bildirebilirsiniz.
Memnuniyet
(*)(*)(*)(*)(*)
Albatros - 50 gün önce

Sena hanım alanında uzman bir isim. Ben yas süreci için destek aldım. Depresif bir durumdaydım. Uyku ve yeme düzenim iyi değildi insanlara tahammülüm kalmamıştı. Sena hanımın yargısız ve uzman tavrıyla birlikte oldukça verimli bir süreç geçirdik kendisine teşekkür ediyorum

Çok memnun kaldık
(*)(*)(*)(*)(*)
Eddington - 52 gün önce

Sena hanımdan destek aldık eşimle gerçekten çok memnun kaldık bir yorum bırakmak istedim, uzun zamandır bu kadar kendimi rahatlamış hissetmemiştim sağ olun var olun

(*)(*)(*)(*)(*)
Ahmet can - 52 gün önce

Çok ilgili ve anlayışlı bir psikolog. Kendimi rahatça ifade edebildim, seanslar gerçekten faydalı oldu.

Toplam 29 yorum.

Soru - Cevap

yaptıktan sonra uzmana ücretsiz soru sorabilirsiniz.

ofkem

Kullanıcıozgu - 16 saat önce
merhabalar, arkadaslarimla konusurken boyle sakasina sinirleniyorum mesela " aptal misin kanka, oyle yapma " ama bunu genelde insanlar her an bir sebep olmadan ani refleksler soylerler degil mi? yani duygu patlamasi olabilir veya saka amacli. cunku korkuyorum onlar ya benden korkarsa veya beni oyle sanarlarsa diye. Yani ofke sinir genelde karsi tarafi korkutmak icin degl genelde kendimizi korumak ve ani cikisla oldugu evrenseldir mi bir diger sorum ise bazen haddlerini asinca onlara benden cekinme amacli sozler diyorum ama sonra uzdummu diyorum yani yapma amacim bu oldugu halde uzuluyorum.

anksiyete depresyon okulsorunu

KullanıcıLise - 27 gün önce
Ben 17 yaşındayım ben 9. Sınıfta 2 kez kaldım 1. Senemde zorbalıklar vardı işte fiziki,piskolojik ırkçı söylemler falan .tekrar senemde onlar yoktu ama yoğun sos anksiyetem vardı odamda ders çalışamazdım yani annem babam görür kendi aralarında aklınşimdi başına geldi falan derler diye ( yakalanırsam sinir öfke patlamaları yaşardım odamda ) duvara yumruk atardım bide aşırı özgüvensizdim ve mesela toplamda 2 tane kıyafetim vardı dolapta nedense mağazaya gidip kıyafet seçemiyordum o pis kokuma rağmen aynı kıyafetleri giyerdim ailem bana git al demesine rağmen zaten ilk orta okuldada aşırı utangaçtım ilkokul hocamın şu sözünü hatırlıyorum utangaç olursanız hiç bişey başaramazsınız bu sözü şimdi hatırladımda doğruymuş orta okuldaysa aşırı sessiz içine kapanıktım mesela şuana kadarda tek kız arkadaşım olmadı tabi sorun bu değil 2 kez kaldığım için örgün eğitim dışı edildim okul ile ilişkiliyim kesildi o günden beri çok kötü his ediyorum dönemiyorumda son 2 yıldır evde bomboş oturuyorum verimsiz çok kötü bi şekilde (belki rapor ile olur ) ha bu arada. Ben 2. Senemde kalmadan önce hoca dedi psikologdan rapor alırsan geçiririz ama utandığım için piskoloğada gidemezdim ozaman. mesela şuan dışarı çıkınca kimseyle konuşmuyorum selam vermiyorum ortamlara girmiyorum zaman zaman intihar düşüncelerim oluyor , geçen ilk okul hocamı gördüm 2-3 kez en az(beni tanır ) göz gözede gelsek selam vermedim arkadaşlar falan çağırdığındada gitmiyorum en kötüsü günlerin böyle boş verimsiz geçmesi ama ben örgün okulda değilim diye kötü his ediyorum hiç. Bişey yapamıyorum yani okulum olsa herşeyi yapardım derslerim çok iyi olurdu yazılım bilişim becerileri öğrenirdim tatillerde çalışırdım falan ama son 2 yıldır sadece 1 kafeye 1 ay girdim kovuldum zaten işe resmen ağlayarak giderdim son 2 yıldır boşum ailemde çalış baskısı yapıyor çok kötü his ediyorum yani yönsüzüm faln bende memnun değilim çalışmayıp boş oturmaktan tabi keşke bi okulum olsaydı çok herşeyle uğraşır kendimi çok geliştirirdim yurt dışına falan çıkardım bi hayalim bi ne meslek yapacam hakkına fikrimde yok Buda çok kötü his ettiriyor ailemde benden bıktı

iliski

KullanıcıYasemin - 27 gün önce
Merhaba, ben 11 aylik ilişkimde tartışma sonrası aldatıldım ( ilişki esnasında değil ) ve karşı taraf beni kıskandırmak için başka kıza defalarca yazdı. Yazının içerisinde herhangi bir flörtsel birşey yoktu ama sanırım eskiden bu kızdan hoşlanma söz konusuydu, ilişkimiz sırasında o kadını engellememişti. Şuan çok pişman bunu 2-3 defa yaptı fakat normal birşey yazdım burda aldatma sayılcak birşey yok demesi olayi değiştirir mi bu affedilebilir mi veya aldatılsam bile ayni şekilde aldatarak intikam almak gibi düşünceler gerekli mi

Toplam 65 soru.