1. Uzmanlar
  2. Emine SIKAN
  3. Blog Yazıları
  4. SINAV KAYGISI MI YAŞIYORSUN?

SINAV KAYGISI MI YAŞIYORSUN?

Stres hayatımızda olağan ve bizi tehlikelere karşı tetikte tutan bir etmendir. Günlük rutinimizde ara sıra yaşadığımız endişe, duyduğumuz kaygı normal olarak nitelendirilse de bu durumu kontrol etmekte zorluk çekebiliyoruz. Kaygıyı kontrol etmek için çabalarken zihnimizde oluşan olumsuz, çarpık düşünceler ya da bedenimizin verdiği tepkiler işlevselliğinizi etkileyecek şekilde kendini gösteriyorsa kaygı bozukluğu yaşıyor olabilirsiniz.

Kaygıyı korkudan ayırmak gerekmektedir. Korku, kaygının daha yerleşik bir biçimidir. Korku yaşanan ortamda, gerçekçi bir fiziksel tehdit söz konusudur. Örneğin; ayıdan kaygılanmayız, korkarız. Bunun aksine, kaygı yaşanan durumlarda yorumlara dayalı, benliğe yönelik soyut bir tehdit vardır. Bilgimizin sınandığı sınavlardan korkmayız, kaygılanırız. Tüm bunlara ek olarak, korkunun kaynağını biliriz, ancak kaygının kaynağı belirsizdir, biz sadece bildiğimizi zannederiz. Korku, kaygıdan daha kısa sürelidir. Yani, korku duygusuna vesile olan durum ya da obje ortadan kalktığında kişi rahatlar. Fakat kaygı daha genel bir durumdur, belisizliğe dayalıdır ve uzun süre devam eder.

Sınav kaygısının bazı durumlarda otoriteyle çatışma gibi ciddi dinamik nedenleri olabilmektedir. Bireyin güven duygusunun arttırılması, kendinin önemli, başarılı ve değerli görmesi, rahatlıkla başarabileceğini düşünmesi gerekir. Bunu aile ve sosyal çevre desteği ile sağlayamıyorsa uzman desteği alınmalıdır.

Sınav Kaygısının Nedenleri

·      Başarılı Olma Baskısı,

·      Özgüven Eksikliği,

·      Aile Tutumları,

·      Mükemmeliyetçi Bakış Açısı,

·      Zaman Yönetimi Problemi,

·      Sınav Tecrübesinin Olmaması,

·      Sosyal Çevre Baskısı,

·      Değerlendirme Ölçütleri,

·      Sınav Sonuçlarının Geleceğe Etkisi,

·      Olumsuz Deneyimler,

Sınav Kaygısı Yaşadığımız Nasıl Anlaşılır?

Sınav kaygısını 4 farklı şekilde inceleyebiliriz.

1. Fiziksel Belirtiler

·       Terleme ile beraber görülen vücutta titreme

·       Mide bulantısı

·       Karın ağrısı

·       Nefes alıp vermede güçlük yaşama

·       İdrar yolu ve boşaltım problemleri,

·       İştahta artış veya iştahta azalma

·       Kalp çarpıntıları

·       Baş ağrısı

2. Duygusal Belirtileri

·       Sinirlilik ve ani gergin tepki verme hali

·       Huzursuz hissetme

·       Öfke veya ağlama nöbetleri

·       Umutsuzluk

·       Karamsarlık ve depresyon hali

·       Özsaygı ve eksikliği

3. Davranışsal Belirtileri

·      Uykusuzluk yaşama veya aşırı uyuma hali

·       İştahta artış veya azalma

·       Sınavdan kaçınma veya sınavla ilgili sorumlulukları erteleme

·       Normalinden çok daha fazla çalışmak

  1.  Bilişsel Belirtileri

·       Sürekli şekilde zihinde dolaşan olumsuz düşünceler

·       Başarısızlık yaşayacağına dair endişe ve telaş hali

·       Dikkat dağınıklığı ve konsantrasyon güçlüğü

·       Sınavla ilgili felaket senaryoları kurma

Sınav anında ya da sınav öncesinde stresi yönetemezsek yapabileceğimiz soruları dahi yapamayacak duruma gelebilir elbette ki bu tüm performansımızı etkileyebilir. Bu yüzden sınav stresi yönetebilmek; ders çalışmak kadar önemlidir çünkü ne kadar ders çalışırsak çalışalım stresten kaynaklı bir tutulma yaşarsak gerçek performansımızı sergileyemeyiz. Bu kaygıyı yaşamak normal olduğu gibi bizi engellemeden, etkisi altına almadan kontrol etmenin birçok yolu vardır. Bu makalemde size sınav kaygısını kontrol altında tutmak için uygulanan bedensel ve zihinsel birkaç kolay ama etkili teknikten bahsedeceğim.

1. BEDENSEL TEKNİKLER

a. Nefes Egzersizi

Stres anında vücudumuzda oluşan el titremesi, terleme, kalp çarpıntısı, hızlı hızlı nefes alıp verme, mide ya da bağırsak problemleri gibi belirtiler doğal tepkilerdir. Böyle bir durumla karşılaştığınızda ‘neden bana böyle oluyor’ diye düşünmeyin ve kendinizi çaresiz hissetmeyin bu duruma bir anlam veremediğimizde etkisini daha büyük hissetmeye başlarız. Bu tepkiler çok normal ve kontrol altına almak da mümkündür.

İlk olarak kaygıyı yatıştırmanın en kolay ve en kısa yolu nefesimizi kontrol altına almaktır. Stres anında yüzeysel ve kısık kısık nefes almaya başlarız ve nefesimiz yeterli düzeyde olmaz. Eğer nefesimizi derinleştirmeye yavaşlatmaya başarırsak dakikalar içinde bedenimizdeki gerginliğin yatışmaya başladığını görürüz. Peki nasıl yapacağız?

1. Burnunuzdan 4 saniye derin bir şekilde nefes alın.

2. 2 saniye nefesinizi tutun

3. 6 saniye de nefesi ağzınızdan nefesi verin.

b. Kelebek Kucaklaması

 Sınav anında stres yaşamaya başladığınızda nefes egzersizi ile uygulayabileceğimiz bu teknik sağ ve sol beynimizi uyarır ve beynimize ‘sorun yok’ sinyalini gönderir. Yapması kolay etkisi ise büyük olan bu teknik şu şekildedir.

1. Sağ eliniz ile sol kolunuzu, sol elinizle sağ kolunuzu göğsünüzü kapatacak şekilde tutun.

2. Daha sonra önce sağ elinizle sol kolunuza, sonra sol elinizle sağ kolunuza hafifçe vurun.

3. İki dakika boyunca tekrarlayın.

c. Dik Dur ve Gülümse

Sınav anında çoğumuz masa başında kamburlaşırız. Halbuki kambur oturduğumuzda beyne stres salgılayan hormonları aktive etmiş oluruz. Bu yüzden gergin hissettiğimiz anda dik oturursak ve hafifçe gülümsersek beyne ‘her şey yolunda tehlikede değilsin’ sinyali göndermiş oluruz. Gülümsediğimizde beyinden yüzümüze uzanan sinirler bizi olumlu şekilde etkiler.

2.    ZİHİNSEL TEKNİKLER

a. Odak Değiştirme

Sınavda strese girmemizin en temel sebebi aslında ‘ya başaramazsam’  korkusudur. Bu durumda kendimize yapabileceğimiz en büyük iyilik ‘ya başaramazsam’ düşüncesinden odağımı ‘başaracağım ve başardığım da ne olacak’ düşüncesine kaydırmak olacaktır. Olumsuz düşünce yerine olumlu düşünceyi getirdiğimizde sınav kaygısını en temelinde olan başarırsak düşüncesini bertaraf etmiş oluruz.

b. Düşünce Hatalarını Fark Et.

·      Bu sene sınav çok zor olacakmış.

·      Bu sınavda başarılı olamazsam mahvoldum.

·      Kesin yapamayacağım.

 Bu ve bunun gibi düşünce hatalarını fark ettiğinizde hemen bir kağıda yazın ve karşısına bu düşüncenin benim hayatıma zararı ve negatif etkilerini ekleyin. Daha sonra bu düşünce hatalarının yerine koyabileceğiniz daha akılcı, rasyonel, sağlıklı ve olumlu düşünce ne olabilir bunu yazın. Örneğin;

·      Hayatın sonu değil.

·      Hayat bir sınavdan ibaret değil.

·      Bu sınavın bir telafisi var.

 Hayatımızda stresten, kaygıdan kaçmak pek de mümkün değildir bunun yerine onu kontrol altında tutmayı başarırsak hem istediğimiz performansı sergileyebilir  hem de duygularımızın hissettiklerimizin farkında olmaya başlarız. Eğer bu durum ile ilgili sorun yaşıyor ve baş etmekte zorlanıyorsanız psikolojik destek almaktan çekinmeyin, Unutmayın ki yalnız değilsiniz.

 

 Psikolog Emine SIKAN

Yayınlanma: 04.08.2024 20:34

Son Güncelleme: 04.08.2024 20:39

#psikoloji#psikolojik destek#psikolog#kaygı#sınav kaygısı
Psikolog

Emine

SIKAN

Psikolog

(*)(*)(*)(*)(*)52 Yorum
Kaygı (Anksiyete) Bozuklukları
Bağımlılıklar
Kişilerarası İletişim Problemleri
Yalnızlık
Varoluşsal Anlam Arayışı
+6
Uzmanınla dilediğin yerden görüş:
Menta AI: 7/24 psikologmerkezi

Şimdi indir, konuşmaya başla

App Store'dan İndirGoogle Play'den İndir
Bunları da sevebilirsiniz...

Aşk Acısı Nedir?

Aşk acısı, bir ilişkinin sona ermesi, terk edilme, reddedilme veya kaybı sonucu ortaya çıkan duygusal bir acı ve stres durumudur. Bu durum, kişinin yoğun üzüntü, çaresizlik, keder, özlem ve hatta fiziksel rahatsızlık hissetmesine neden olabilir. Aşk acısıyla başa çıkmak ve iyileşmek için bazı adımlar şunlardır:Duyguları Kabul Etme: Aşk acısını deneyimlemek doğaldır ve duygularınızı inkar etmek yerine kabul etmeye odaklanın. Üzüntü, öfke, kırgınlık gibi duygular normaldir ve geçici bir süreçtir.Desteğe Açılma: Aşk acısıyla başa çıkmak için duygularınızı paylaşabileceğiniz bir destek sistemi oluşturun. Aileniz, arkadaşlarınız veya bir terapist, duygusal destek sağlayabilir ve duygusal yükü hafifletebilir.Zaman Verme: Aşk acısı zamanla iyileşir, ancak süreç kişiden kişiye değişir. Kendinize iyileşme için zaman tanıyın ve sabırlı olun. Zamanla, acının yoğunluğu azalacak ve iyileşeceksiniz.Kendinize İyi Bakma: Kendinize iyi bakmak, duygusal iyileşme sürecini hızlandırabilir. Düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmek, yeterli uyku almak ve stresten uzaklaşmak duygusal sağlığınızı destekleyebilir.Olumlu Aktivitelerde Bulunma: Kendinizi olumlu ve keyifli aktivitelere yönlendirin. Hobiler, spor, sanat, müzik gibi aktiviteler ruh halinizi yükseltebilir ve duygusal iyileşme sürecini hızlandırabilir.Geleceğe Odaklanma: Geçmişi geride bırakın ve geleceğe odaklanın. Kendinize yeni hedefler belirleyin, yeni ilgi alanları keşfedin ve hayatınıza yeni deneyimler ekleyin. Gelecek planları yapmak, umut ve motivasyon sağlayabilir.Öz Bakımı İhmal Etme: Aşk acısı sırasında kendinize özen göstermek önemlidir. Kendinizi şımartın, dinlenin, kendinizi sevdiğiniz aktivitelere zaman ayırın ve kendinizi olumlu şekilde motive edin.Başka İlişkilere Hazır Olana Kadar Bekleme: Aşk acısıyla başa çıkmak için zamana ihtiyacınız olduğunu unutmayın. Başka bir ilişkiye hazır olana kadar bekleyin ve kendinize zaman tanıyın. İyileşme süreciniz tamamlandığında, yeni ilişkilere açık olabilirsiniz.Aşk acısı, zorlayıcı bir duygusal deneyim olabilir, ancak zamanla iyileşir ve kişi daha güçlü hale gelir. Kendinizi iyileştirme sürecinde sabırlı olun ve duygusal destek almak için çekinmeyin. Unutmayın ki, aşk acısı geçicidir ve yaşamınızda daha fazla mutluluk ve tatmin sağlayacak yeni deneyimler sizi bekliyor olabilir.. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
Eray ARSLAN 18.04.2024

Uykuya Dalmakta Zorluk ve Düşüncelerle Baş Edememe: Zihin Gece Neden Susmaz?

Gün boyu yoğun bir tempo içinde ilerlerken çoğu zaman düşüncelerimizi fark etmeyiz. İş, okul, sorumluluklar, sosyal ilişkiler ve günlük telaş zihni meşgul eder. Ancak gece yatağa uzandığımızda dış dünya sessizleşir, dikkat dağıtan uyaranlar azalır ve gün içinde bastırdığımız düşünceler daha görünür hale gelir. Birçok kişi tam da bu noktada uykuya dalmakta zorlandığını, zihninin durmadığını ve düşüncelerle baş edemediğini ifade eder.“Yatağa giriyorum ama aklım susmuyor.”“Uyumam gerektiğini biliyorum ama sürekli bir şeyler düşünüyorum.”“Geçmişte olanları, gelecekte olacakları düşünüp duruyorum.”Eğer siz de buna benzer bir süreç yaşıyorsanız yalnız değilsiniz. Uykuya dalma güçlüğü çoğu zaman yalnızca uyku problemi değildir; zihinsel yükün, stresin ve duygusal yorgunluğun bir yansıması olabilir.Gece Düşünceler Neden Artar?Bunun temel sebeplerinden biri gün içinde sürekli aktif olan zihnin, gece ilk kez durma alanı bulmasıdır. Gün boyunca ertelenen kaygılar, çözümlenmemiş meseleler, pişmanlıklar veya gelecek planları sessizlikte daha belirgin hale gelir.Ayrıca gece saatlerinde beden yorulmuş olsa da zihin hâlâ alarm halinde olabilir. Özellikle stresli dönemlerde beyin, dinlenme moduna geçmek yerine tehdit taramasına devam eder. Bu da kişinin gevşeyememesine ve uykuya geçişte zorlanmasına neden olur.Bazı kişilerde ise şu düşünceler döngüyü artırır:“Yarın erken kalkacağım, hemen uyumalıyım.”“Yine uyuyamayacağım.”“Uyumazsam yarın mahvolurum.”“Neden normal insanlar gibi uyuyamıyorum?”Bu düşünceler anlaşılır olsa da farkında olmadan performans baskısı yaratır. Uyku doğal bir süreçken, kontrol edilmesi gereken bir görev gibi algılanmaya başlar.Düşüncelerle Savaşmak Neden İşe Yaramaz?Çoğu kişi uyuyabilmek için düşünmemeye çalışır. Ancak zihin baskıyla susturulamaz. “Bunu düşünmeyeceğim” demek, çoğu zaman o düşüncenin daha sık gelmesine neden olur. Buna psikolojide paradoksal etki denir.Örneğin size “beyaz bir ayıyı düşünmeyin” denildiğinde zihninizde ilk canlanan şey genellikle beyaz ayıdır. Aynı şekilde “kaygılanmayacağım” veya “şimdi susmalıyım” baskısı da zihinsel gerginliği artırabilir.Bu nedenle hedef, düşünceleri zorla durdurmak değil; onlarla ilişkinizi değiştirmek olmalıdır.Uyku Öncesi Zihni Rahatlatmak İçin Sağlıklı Yaklaşımlar1. Gün İçinde Zihne Alan AçınBazı kişiler gün boyu kendine hiç durma alanı tanımaz. Duygular bastırılır, sorunlar ertelenir, zihinsel yük birikir. Gece ise hepsi bir anda gelir.Gün içinde kısa duraklamalar vermek, düşünceleri yazmak, kendinize “şu an ne hissediyorum?” diye sormak gece zihinsel taşmayı azaltabilir.2. Düşünce Defteri KullanınYatmadan 1–2 saat önce aklınıza gelenleri bir kâğıda yazın. Yapılacaklar listesi, endişeler, yarına bırakılan işler, zihni meşgul eden meseleler… Yazmak zihne şu mesajı verir: “Bunu unutmayacağım, şu an taşımasına gerek yok.”Bu yöntem özellikle sürekli plan yapan veya unutmaktan korkan kişilerde oldukça rahatlatıcı olabilir.3. Uyumaya Çalışmak Yerine Gevşemeye OdaklanınUyku doğrudan zorlanarak elde edilemez. Ancak beden gevşediğinde ve tehdit algısı azaldığında uykuya geçiş kolaylaşır.Bu nedenle yatakta “uyumalıyım” baskısı yerine şu yaklaşım daha işlevseldir:“Şu an sadece dinleniyorum. Uyku gelirse gelir.”Bu küçük zihinsel değişim performans baskısını azaltabilir.4. Bedeni SakinleştirinZihin ve beden birbiriyle bağlantılıdır. Beden gerginse zihin de alarm halinde olabilir. Uyku öncesi uygulanabilecek bazı yöntemler:Yavaş ve derin nefes egzersizleriKas gevşetme çalışmalarıBeden tarama farkındalığıLoş ışıkta sakin bir rutin oluşturmaTelefon ve yoğun uyarandan uzaklaşmaAmaç kusursuz bir rutin değil, bedene güvenlik hissi vermektir.5. Düşünceleri Gerçek Gibi Değil, Zihinsel Olay Gibi GörünGece gelen her düşünce gerçek değildir. Bazıları sadece yorgun beynin ürettiği senaryolardır.Örneğin:“Yarın kesin berbat geçecek.”“Hayatım kontrolden çıkıyor.”“Ben asla düzelmeyeceğim.”Bu cümleleri gerçek kabul etmek yerine şöyle yaklaşabilirsiniz:“Şu an zihnim kaygılı senaryolar üretiyor.”“Bu bir düşünce, gerçeklik kanıtı değil.”“Yorgunken zihnim daha karamsar olabilir.”Bu farkındalık düşüncelerin etkisini azaltabilir.Ne Zaman Destek Alınmalı?Bazen uyku sorunu geçici bir stres dönemine bağlı olabilir. Ancak şu durumlarda profesyonel destek faydalı olabilir:Haftalardır uykuya dalamamaGeceleri yoğun kaygı yaşamaGün içinde yorgunluk, dikkat dağınıklığıSürekli zihinsel yorgunluk hissiUyku nedeniyle yaşam kalitesinde düşüşDüşüncelerle tek başına baş edememe hissiUyku problemi çoğu zaman çözümsüz değildir. Doğru destekle hem zihinsel yük hem uyku düzeni iyileşebilir.Uykuya dalmakta zorlanmak ve gece düşüncelerle baş edememek çoğu zaman yalnızca bir uyku problemi değildir. Genellikle zihinsel yorgunluğun, stresin, bastırılmış duyguların veya uzun süredir taşınan yüklerin bir yansımasıdır. Gün içinde ertelenen kaygılar ve çözümlenmemiş meseleler, gece sessizlikle birlikte daha görünür hale gelebilir. Bu nedenle kendinize “Neden uyuyamıyorum?” diye öfkelenmek yerine “Zihnim bana ne anlatmaya çalışıyor?” diye sormak daha şefkatli ve işlevsel bir yaklaşım olabilir.Uyku, zorla gerçekleştirilen bir performans değildir. Ne kadar kontrol etmeye çalışılırsa bazen o kadar uzaklaşabilir. Bu noktada amaç düşünceleri tamamen susturmak değil, onlarla kurulan ilişkiyi değiştirmektir. Bedeni sakinleştirmek, gündüz stres yönetimine alan açmak, zihni rahatlatan rutinler oluşturmak ve gerektiğinde profesyonel destek almak süreci kolaylaştırabilir. Düzenli uyku saatleri oluşturmak, ekran maruziyetini azaltmak ve kendinize gün içinde dinlenme alanları tanımak da destekleyici olabilir.Unutulmamalıdır ki zaman zaman herkes zor dönemlerden geçebilir ve bu dönemlerde uyku etkilenebilir. Bu durum başarısızlık ya da güçsüzlük göstergesi değildir. Eğer uyku sorunu uzun süredir devam ediyor, yaşam kalitenizi etkiliyor veya tek başınıza baş etmekte zorlanıyorsanız destek almak önemli bir adımdır. Doğru yöntemlerle zihin sakinleşebilir, beden gevşeyebilir ve uyku yeniden doğal akışına kavuşabilir. Sabırlı ve istikrarlı adımlar çoğu zaman düşündüğünüzden daha etkili sonuçlar yaratır. .
Begüm KALFE 29.04.2026